24 Haziran yolundaki taşlar temizlenmedi

24 Haziran yolları hayli taşlı!... Başarı için bu taşların temizlenmesini bekledik… Temizlenenler oldu, temizlenmeyenler oldu.

Partizan kitlelerin heyecanı sadece seçim meydanlarına yansıyıp evlere, salonlara, çarşıda dükkânlara, kahvehanelere yansımıyorsa, bazı taşlar yolda duruyor demektir.

FETÖ mücadelesi sadece Tayyip Bey’in azmine ve heyecanına bağlı kalıp alt kademelerde FETÖ mücadelesi tavsıyorsa, yolda bazı taşlar kalmış demektir.

16 Temmuz 2016 gününden beri yazıyorum.  FETÖ mücadelesinde söylediğim yanlışlıklar yapılıyor, bu da Ak Parti tabanını oyuyordu; bu da devam ediyor.

FETÖ’cü terörist darbe teşebbüsü gününden beri yazdım… FETÖ ile ilgili mücadelede, belirsizlikler yüzünden FETÖ ile iktidar kadar bile ilişkisi olmayan pek çok insan mağdur edildi, küstürüldü. Bunların gönlü hâlâ alınmadı.

OHAL’i  “kendimiz için” ilan ettiğimiz halde, uygulamalar, FETÖ ile hiç alakası olmayan insanların mağduriyetine yol açıldı. Pek çok trajik örnekler yaşandı.  Bu uygulamalarla “suçun şahsiliği” ve “istifanın tek taraflı bir irade beyanı” olduğu evrensel kuralı ihlal edildi.

Yüksek bürokraside ve siyasette FETÖ mücadelesinin yeterince yapılmadığı kanaatini silmek için bir şey yapılmadı.

Yüzde yetmişlik bir kitleye sahip olması gereken “millî irade”nin teşekkülü için çok geç kalındı. Özellikle “milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum, onlar Fatiha’yı bilmezler” gibi ifadelerin Ülkücü tabanda açtığı yaralar tamir edilemedi.

Bürokraside liyâkat konusunda duyulan tereddütler izale edilemedi ve İmam-Hatip, İlahiyat ve Doğu Dilleri diplomasının her kapıyı açtığı söylentilerinin giderilmesi için gözle görülen bir şeyler yapılamadı.

Ak Parti tabanında bağımsız Ülkücülerin etkisi fazladır. Ama hâlâ 12 Eylül öncesinin ideolojik ayrımına göre hareket etmenin getirdiği tedirginlik ortadan kaldırılamadı.

Ara not: ÜLKÜCÜLER

24 Haziran’ın sonuç belirleyici iki esası vardır: 1) Ülkücülerin tercihi, 2) Kürtlerin tercihi.

MHP ve BBP’de faaliyette bulunan ülkücüler de bağımsız ülkücüler de duygusal olarak dokusal birlik arz eden bir kitledir ve asla göz ardı edilmeyecek bir güçtür. İktidar bu gücü yeteri kadar değerlendiremedi.

Devam edelim…

24 Haziran’a giden yol, yanlış Habur politikasından, 7 Haziran 2015’ten ve 16 Nisan 2017’den geçiyor. Habur’daki acemilikler, tabanda millî-manevî duyguları hassas insanlarda gönül kırıklığı yaratmıştı. Açılım Politikası bazı açılardan başarılı olduysa da sonuç alınamadı. Bütün bunların telâfisi için bir şeyler yapılmalıydı; yapılmadı. Bu da kamuoyunda kırıklık yarattı.

2014’te %52 ile Cumhurbaşkanı olan Tayyip Bey, 7 Haziran 2015 seçiminde trajik bir oy kaybına uğradı. 15 Temmuz FETÖ’cü terörist darbe teşebbüsünü sokakta boğma başarısına rağmen, Tayyip Bey, 16 Nisan 2017 referandumunda, Cumhurbaşkanlığında aldığı oyu alamadı. 16 Nisan referandumunda MHP ile beraber hareket etmesine rağmen, şahsî oyunun altında bir oy aldı. 15 Temmuz terörist darbe teşebbüsünden sonra FETÖ mücadelesinde yapılan yanlışlıkların parti tabanın oyacağını söyledik; ciddiye alan olmadı. Sonuç ortada!... % 50+1 için 1 kişi eşiği zorlanıyor.

Bütün bunlar, sebepleri farklı da olsa kırgınlıkların olduğunu gösteriyor. Hiç olmazsa seçim sath-ı mahalline gireli beri bu kırgınlıkların ortadan kaldırılması için hiçbir şey yapılmadı.

Bunlar hemen sayıvereceğimiz olumsuzluklar. Daha başka eleştirilerimiz var ama şimdi sırası değil.

İktidar olmanın nimetlerinin cazibesine kapılanların getirdiği avantajı ile seçim kazanılmaz. Bunlar, derinlikli düşüncelerle değil, ceplerinden gördükleriyle bir “dava”ya bağlanmış görünürler. Sadece bu kitle ile seçim kazanılmaz; bu kitleyi diri tutacak “kritik kütle” de gerekir. Ak Parti taraftarı yazar-çizerler, “yönlendirici kritik kütle” olmak yerine propagandist bir tavır sergilediler; bazıları da itici tavırlarıyla olumsuz etkide bulundular.

16 yılın hesabını verme zorluğu bir taraftan, iç muhalefetin ifsad edici faaliyetleri öbür taraftan, iktidar için zor bir seçim olacak 24 Haziran.  Fakat her şeye rağmen yukarıda ifade ettiğim kırgınlıklar ortadan kaldırılsaydı, iktidarın eli çok güçlü olacaktı. Şimdi sadece Tayyip Bey’in enerjisi hâkim meydanlara, sokaklara… O da olmasa iktidarın işi çok zor olacaktı.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2291/24-haziran-yolundaki-taslar-temizlenmedi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar