Şer Cephesi


İslam’ı insanlığın sosyal hayatından dışlayan laiklik ve de Fransızlaşmayı cumhuriyet olarak dayatanların kümelendikleri oluşum şer cephesidir.

Aynı şekilde... Ülkenin siyası istikrarını bozarak geçmişteki kaosun geri gelmesini isteyenlerin birlik ve beraberliği de şer cephesidir...

Rabbim dilerse tüm şerleri hayreyler...

...

Siyasi haklarımı kullanıyorum mantığının arkasına sığınmak şer cephesi yanında çok küçük kalır, hatta mazeret asla değildir...

...

Müslüman cephesini seçmekle yükümlüdür.

...

İş bu kadarla kalmıyor, görüşlerimizi adilane şekilde teraziye alalım. Dönüp dolaşıp iktidar her kimse sorumluluk ona düşüyor. Yapması gerekenleri yapmayıp da ülkeyi çıkmaza sürüklemesi de şer cephesi ile denktir, aynı kapıya çıkar...

...

Bu millet ne istiyor?

...

Tarihi kıskacın çelik iplerini koparmak adına yüzde ellilere varan bir desteğin iktidarından çok şeyler istiyor. “Yıkın bu namussuz düzeni!” diye meydanlar adeta haykırıyor, çırpınıyor. Son raunt son hamle, son şans, son umut...

Bundan sonra bir daha siyası istikrarı bu kadar uzun süre elde edecek bir iktidarın gelmesi oldukça zor. Onun için, 24 Haziran seçimlerinin mutlak galibi AK parti olmalıdır.

 Hatta galip olmaya da mahkûmdur.

Muhalefetin başını çeken CHP ise her seçim sonrası beceriksizliğinin, hiçbir şey olmadığının farkında. Eser savurur, namus sözü verir, hava ile civa...

Halep orda ise arşın burada... Görücüye çıkardıklarının çoğu ayak takımı kadehçi.

Tavırları güldürüyor.  “Eh biz de Müslüman’ız” havasını vermek için kamaralı namaz sahneleri düzenlemeleri Erdoğan korkusundan değilse neyim. O yapıyor madem biz de yapalım kazanalım. Yapın da halkı inandıramazsınız, çünkü CHP tarihten tescilli, sicilli.

    Milletin evlatları biliyor, CHP’nin kurmuş olduğu  Kemalist düzeninin birinci maddesi İslam karşıtlığıdır. “Değişmez değiştirilemez, değiştirilmesi de asla teklif edilemez.”

15 Temmuzun amentüsü, “Yurtta Sulh.” Aynı kapılar aynı kafalar...

Nesillere geçmişlerini unutturmak için yazıyı değiştirdiklerini İsmet İnönü hatıralarında açıkça anlatması şaşırtmadı. Şer cephe geçmişle kavgalı.

İşte hal ve ahval budur ki, kurdukları emperyalist dışa bağımlı düzenin yıkılması halinde ekmek kapılarının tamamen kapanacağını çok iyi biliyorlar. Kemalist saltanat elden giderse, istedikleri havayı çalamayacaklar, “iştah benim değil mi istediğim gibi soyunurum, yaşarım” diyemeyecekler. Bir bakıma kuyrukları sıkışacak.

Korku dağları bekler… Ya eski haşmetli günler geri gelirse!

O yüzden, terör destekli partiye varıncaya kadar oluşturdukları CHP vagonunda Karamollaoğlu ocakta kürekçi, Akşener Şimendiferci, Kemal bey makinist.

Rayları döşeyip gidiyorlar. Kandıra’ya kadar yolları var

Eskilerin deyimiyle baş başa bağlıdır, amma CHP’nin şu anda iki başı var, kim kime bağlı belli değil. Başın birisi cumhurbaşkanı tiyatrosunda oynarken harcanma makinesinde öğütüldüğünün farkında bile değil. Esiyor savuruyor. Diğeri de siyaset eleği ile eleyip erenleri partide hakim kılma peşinde. Yakında CHP alevi partisi olursa hiç şaşmam.

Bundan sonra bu göl çalınan ekşimiş mayadan tutar mı tutmaz mı göreceğiz.

Her şey bir tarafa… Saadet Partisinin bu vagona kürekçilik etmesi anlaşılır gibi değil.

Bildiğimiz kuraldır, Müslüman hayır cephesinde hayırdan olumludan yana olur.

Hadi “nurculuk” adı altında yıllardır mason seviciliğine soyunanların laik vagona vermiş oldukları destek şaşırtmadı, ama Erbakan Hocanın kurmuş olduğu parti şaşırttı.

O yüzden akliselim kesimde Saadet’e karşı büyük bir tepki var… Kamu oyu yoklamalarında esamesi bile okunmuyor… Temel Karamollaoğlu diye birisi yok.

Seçim sonrası yeni bir oluşumla ruhuna el Fatiha…

PKK terör örgütünün meclisteki temsilcisi HDP, Demirtaş’ı cumhurbaşkanı adayı göstermesi cezaevinden çıkmasına yönelik olsa da aslında parlamentodan dışlanması anlamını taşır. Terör örgütü Demirtaş’ı artık yok sayıyor.

İşi bitti pili bitti...

Ne var ki tahliye işinde HDP’den ziyade Saadet Partisi ile İyi Partinin soyunması oldukça düşündürücü. Terör başının tahliyesi için kafa kafaya vererek hiçbir şey olmamış gibisinden çıkmasını istiyorlar. Kanlar akıtılmamış, çukurlar kazılmamış.

Tabi bu numarayı Tayyip yutarsa…

Soruyorlar, Demirtaş madem aday neden çıkmıyor?

Cezaevlerinde cinayetten, gasptan yatan binlerce insan var, üstelik vatan haini değiller, onlar da aday olsalar yırtarlar mı?  Kanunlarımızda öylesi bir uygulama yok.

Olsa cezaevinde bir tane ne katil kalır ne de gaspçı, tecavüzcü...

...

Aslında bu laik vagon çıkış deliği arıyor. Son on yılda köşeye sıkıştığı bir gerçek, böyle giderse yakında pili bitecek. Daha da olmazsa seçim sonrası harakiri yapabilirler. Meral Akşener Pensilvanya’nın umudu, Karamollaoğlu’nun son şansı, Kılıçdaroğlu topun ağzında,

Biliyorlar,  cumhurbaşkanı tulum çıkacak da iş ki meclis çoğunluğunu engellemeye yönelik bir formül bulmaya çalışıyorlar. İşte asıl cephe budur.

Hesaba göre; iktidar mecliste çoğunluğu sağlayamazsa devlet başkanı topallar; yatırımlar durur, kanun çıkaramaz, fazla uzağa gidemeden yıkılır. Cephe de şeyine kına yakar.

Korkarım umut ettikleri dağlara bu sefer de kar yağmayacak. Boşuna hevesleniyorlar… Ağız birliği söylediklerine dikkat edin:

“İşte biz de AK partiliyiz fakat bu adaylara oy verilmez.”

Şeytanı, şer, ülke adına düşündürücü...

İsterseniz not alın…

Saadet partisinin ki hırs, kıskançlık, çekememezlik…

Diğerlerinin korkusu, düzen meselesi. Laik düzen yıkılırsa orada kalmaz,  Emperyalizmin Ortadoğu üzerinde kurduğu planlar suya düşer. 

Sömürü çatısı çöker…

CHP vagonları raydan çıkar.

İslam âlemi ayağa kalkar, petrolü sömüren domuz sürüleri inlerine dönerler...

Bilesiniz. AK parti iktidarına muhalefet eden birleşik şer cephelerin hırçınlaşması hep bu yüzden, başka bir neden bulamazsınız…  

  

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2269/ser-cephesi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar