Milletvekili harmanlaması

Şüphesiz devleti yöneten büyükler hesabı kitabı iğne ipliğine kadar yapmadan kapıdan dışarıya adımlarını atmıyorlardır. Atmazlar... Mesela, küresel sermayenin dikkatini çekecek kadar önem arz eden üçüncü havalanın yapımı ülkenin geleceği açısından hesap kitap oluşudur... Ankara’dan kalkacak hızlandırılmış tren bir solukta Sivas vilayetine varacak...

...

 Emeklilerin banka kapılarında kalp krizi geçirmeleri devri kapandı ya âlanın âlası.

Keza, sağlık sektöründe devrim niteliğindeki yenilikler yine en başta emeklinin işine yaradı. Ancak, denetim ipi gevşemeye başlayınca, giderek eski hesaplar geri gelmeye başladı.

Hocayı gör adamını bul... Alternatifi cep yakan özel hastaneler...

...

Başka ne diyelim... Kamu yönetimindeki sekreter ve de araç sayısının gider hesapları  herhalde yapılmıştır. Muhalefet özelleştirmeye çatıp duruyor. Bu arada bir nevi “kamu çiftliği” niteliği taşıyan şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tampon koyma işi yaş, anlamsız.

Velakin özelleştirmede en önemli sorun denetim zaafıdır. Elektrik işletmesi sermayenin keyfine ve insafına bırakılınca sürekli kesilmelerle birlikte voltaj düşüklüğünden vatandaşın cihazları yanar, canı yanar. Üstelik şikayet edeceği mevki de bulamaz, çeker sineye. Denetim ve hesap üzerinden özelleştirme kalkınma demektir.

Hantal devletçilikle bir yere varılmayacağını anladık... Bir zamanlar demiryolları bilançosunu zararla kapatırken şimdilerde kâr ediyor.Bazı günler bilet de bulamıyorsun.

...

Ancak, kamuya alınan on binlerin parasallığı devlet gemisine ağır bir yük niteliğindedir, ola ki batırtmaya neden olabilir.  Ne işse, önüne gelen yeni üniteler kurunca kamuda eleman ihtiyacı hiç bitmiyor. Onun için, diplomasını cebine koyan gencin gözü sürekli devlet kapısının tokmağında, devlet nasıl olsa yeni ünitelerine alım yapacak, sırası gelecek. O yüzden üretime dönük çalışma rızkına katlanmak için bir neden kalmıyor, at bir imza aybaşı maaşın cepte. Bu gidişat olsa olsa neslimizi uyuşturur, asalak yapar...

...

Demek ki öyle geldi öyle gidiyor.

...

Buradan karşıyakaya geçebiliriz... Bütçeden partilere kamyon yüklü paraların neden ödendiğini bir türlü anlayamam. Hem bütçen açık, hem de milletin cebinden ağalık.

...

Aslında milletvekilliği de özelleştirilse fena olmaz! 

Gözümüz yok da, benim gibi emekli olan birisinin milletvekili olması halinde alacağı maaş 27 binin üzerinde. Ama olsun, adı üzerinde milletin vekili!

Taban dar gelirliyse vekilinin yüksek maaş alması normal!

...

O bakımdan, bazılarının üzerine sulu köfte kokusu sinince kiraz ağacından kolayına inmek istemiyor. Hele de hiçbir özelliği olmayan damızlıkların ille de milletvekili diye tutturmalarına bayılırım. Olsun anasını satayım, ülkede damızlık kıtlığı mı var...

..

 En az kendi nefsimiz kadar mümin kardeşini de düşünmek Peygamber sözüdür. Ben yaptım biraz da bu kardeşim yapsın, nasiplensin demek yok mu?

...

İşin acı tarafı... Altında kırmızı plaka sür eşeğini PKK kampına...

...

...

Bekliyoruz, devlet başkanlığı oturacak, meclis sayısı da yeterli olursa inkılaplar da yerini alacak. O bakımdan, düşündük taşındık... Ülkenin çıkarına siyasi istikrarı korumak bir nevi görev olmakla beraber, bu göreve talip olanların millete vereceği hesap iki taraflıdır.

Bunu da iyi  bilsinler. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2241/milletvekili-harmanlamasi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar