Ey ben!

Ramazan ayı, aynı zamanda bir muhasebe ayıdır. Nefsi ey ben! diye hesaba çekip, sorgulama ayıdır. Hayatımız hep Ey sen! diye başlayan sorgulamalarla geçti. Başkalarında gördüğümüz her yanlışı sigaya çektik. Bir defa olsun aynayı kendimize çevirip, yaşadığımız hayatın muhasebesini yapmadık.

Güzel ahlaka giden yol Ey ben! diyerek yaşananların dökümünü çıkarmaktan geçer. Çünkü, ancak kendini hesaba çekenler kendilerini düzeltebilirler. Muhasebe yoksa güzel ahlaka giden bir yol da yoktur.

İslam bize hep büyük bir hesap gününün varlığını hatırlatır.


İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler. (Enbiyâ Suresi), 1. Ayet


Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz. (Enbiyâ Suresi), 47. Ayet

Bu ve benzeri birçok ayet hesap gününe vurgu yaparak bizi hesap gününden önce kendimizi hesaba çekmeye teşvik eder.

Lakin, bugün Ey ben! diyerek kendi yakasına yapışan insan sayısı yok denecek kadar azdır.

Her türlü günahı küçülterek, işlenmesini normal hale getirdik.

Dini, namaz kılmak oruç tutmaktan ibaret gördük. Yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluklarımızı unuttuk. Zulme, gadre uğrayanlara bir defa dönüp bakmadık. Zalimi alkışladık, mazlumu aşağıladık. İslam'ı nefsimize göre tercüme ettik, Allah'ın dinini çıkarlarımızın dini haline getirdik. Günah deryalarında yürürken bir defa mola verip Ey ben! diyemedik.

Hz.Ömer, bugün Allah için ne yaptın sorusunu bize emanet bırakmıştır. Bu ey ben! demenin bir başka şeklidir. Aslında bugünü değil, bütün bir hayatı önümüze alıp Allah için ne yaptığımızı sorgulamamız gerekiyor. Kaç kişi bugün geriye dönüp baktığı zaman terazisinde Allah için yaptıklarının ağır bastığını görebiliyor. Kaç kişi gönül rahatlığı içinde emaneti teslim edeceği ana yürüyebiliyor?

Gönül yıkan, haksızlığa kayıtsız kalan, nefsine uygun bir din yonttuğu için her yaptığını dine uygun sanan bir topluluk haline geldik. Yanlış yapa yapa vicdanlarımızı öldürdük. Etrafımızdaki feryatları duymuyoruz. "Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir zaman kadar erteliyor." (Nahl. 16/61; Fâtır, 35/45)

Bir ömür geldi geçiyor. Kime sorsanız hayatın kısacık bir zaman dilimi olduğunu söyleyecektir. On yıl yaşayanlar için de yüz yıl yaşayanlar için de hayat kısa bir zaman dilimidir. Çünkü ihtirasların, emellerin sınırı yoktur. Önemli olan, ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır. Ey ben! işte bunun içindir. Tükettiğimiz her nefesin bir hesabı var. Ey ben! bize bunu hatırlatır. Yaptığımız, yapmadığımız her işin bir sorumluluğu var. Ancak Ey ben! diyebilirsek bu sorumluluğu fark edebiliriz. Kendi hesabında temiz çıkamayan, yarın büyük divanda hiç temiz çıkamaz. Allah bize temiz çıkabileceğimiz bir muhasebe nasip etsin. Yoksa işimiz çok zor.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2229/ey--ben.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar