Farklı bir Ramazan

Her açıdan farklı bir Ramazan'a girdik. Önce İsrail'in silahsız,masum Filistinlileri hunharca katlettiğine tanık olduk.ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasına tepki gösteren Filistinlilerin üzerine bomba yağdırıldı.Onlarca insan hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı.

1947'de BM'nin aldığı 181 sayılı taksim kararı ile Filistin topraklarında iki devletin kurulması kararlaştırılmıştı. Buna göre; Kudüs'ün de Birleşmiş Milletler Vesayet Konseyi tarafından uluslararası bir yönetim biçimi ile idare edilmesi kabul edilmişti. BM'nin sonraki kararlarında da  İsrail'in Kudüs'ü işgali kınanmış( 1983 yılında alınan 38/180 sayılı karar) Kudüs'ün statüsünün korunması istenmiştir. Ancak,İsrail bugüne kadar BM kararlarının hiç birine uymamıştır.ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararı da aslında BM kararlarının tanınmaması anlamına gelmektedir.

Uluslararası hukuku çiğneyen,etnik temizlik yapan,kadın,çocuk ayırt etmeden sivilleri öldüren bir terör devleti olan İsrail, bugüne kadar uluslararası toplum tarafından önemli bir yaptırımla karşı karşıya kalmamıştır. Terörü bahane ederek sırayla İslam ülkelerini haydut devlet ilan  eden ABD, İsrail'in Ortadoğu'da yaptığı haydutlukların en büyük destekçisi olmuştur. Ne yazık ki, İsrail'in çevresinde yer alan adından başka İslam'la hiç bir alakası kalmamış Arap devletleri de bu terör çarkının kırılması için hiç bir sorumluluk almamışlardır.

Bu Ramazan'ı farklı kılan diğer sebeplerden biri de önümüzde genel bir seçimin bulunmasıdır. Ramazan bir nevi arınma ve manevileşme ayıdır.Yememe,içmeme ibadetinin paralelinde aynı zamanda bazı davranışlardan kaçınma,orucu bedeni bir faaliyet olmaktan çıkararak ruhi ve kalbi bir ibadete çevirme amacı vardır.Yememekten ibaret kalan bir oruç,gerçek maksadına ulaşamamış demektir. Araya seçimin girmesi bu atmosferi büyük ölçüde etkileyecektir. Siyasi alan dini bir alan değildir. Hırsların,çıkarların yarıştığı bir alanda Ramazan'ın ruhuna uygun bir atmosfer beklemek  pek mümkün değil. Dini değerlerle dolması gereken vicdanlar,  yoğun siyasi rekabet yüzünden  bir defa daha dünya ile doldurulacaktır. Oysa yaşadığımız dünyada ahlaki bir yenilemeye o kadar ihtiyacımız var ki?

Başkalarını bilmem ama bugünkü Ramazanlara göre manevileştiren,insanı Allah'a yaklaştıran o eski Ramazanları özlüyorum. Eskiden,din,ahlak,maneviyat konuşurduk,bugün siyaset ve dünya konuşuyoruz.İnanç farklılığı bizde herhangi bir ahlaki farklılığa yol açmıyor. Bir ateist, bir inançsız nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyoruz. İslam'ın hedeflediği ahlak insanı tipolojisinden fersah fersah uzağız. Hiç bir ibadet bizde iz bırakmıyor.Dini bile nefsileştirecek,siyasi veya şahsi çıkarlarımıza göre yorumlayacak duruma geldik.Televizyonlarda o eski içimizi ısıtan,bizi farklı iklimlere götüren programlara artık şahit olmuyoruz. Her şey   ticarileştirildi. Ramazan boyunca din yerine siyaset dinleyecek, bu arınma ayında biraz daha kirleneceğiz. Dilerim siyasetçilerimiz Ramazan'ın mehabbeti uğruna o bilindik kırıcı,ayrıştırıcı dillerinden vaz geçer,bu rahmet ayına uygun bir siyaset dili kullanırlar. Emin olun asıl ihtiyacımız olan budur! Siyaset her şeyimizi aldı, bari orucumuzu bize bıraksın.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2222/farkli-bir-ramazan.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar