6. Ulusal Yayın Kongresi'nin ardından

Kitaplar, dergiler, dijital yayınlar, okuma alışkanlığı, kütüphaneler ve okuma kültürü gibi konular odağında iki gün süreyle yoğun bir beyin fırtınasının yaşandığı 6. Ulusal Yayın Kongresi (10-11 Mayıs 2018), yayıncılık sektörünün temsilcileri ve doğal paydaşlar olan edebiyatçılar ve kütüphanecileri bir araya getirdi. Elbette bu sektörlerin ve grupların sivil toplum kuruluşları da oradaydı, eğitimciler de, ilgili akademisyenler de…

İki gün süresince çalışılmış görünmekle birlikte, görünmeyen planda, her komisyonun Kongre öncesinde en az bir kez kendi arasında toplanarak, alt başlıklar üzerinde uzun değerlendirmeler ve tartışmalar yaptığını, böylelikle son sahneye olabildiğince hazır gidilmeye çalışıldığını belirtmekte yarar var. Onca başlığı, problemi, yeniliği ve gelişmeyi iki gün içinde ele almak ve geleceğe yön verecek birtakım kararlara ulaşmak mümkün olamayacaktı aksi halde.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde gerçekleşen Kongre’nin Sayın Bakan Numan Kurtulmuş tarafından açıldığı; komisyon raporlarının okunarak oylandığı son ve genel oturumun da Sayın Müsteşar Ömer Arısoy tarafından yönetildiği dikkate alınırsa, konunun devlet tarafından ne denli önemsendiği daha net görülebilecektir.

…..

Yayın kongreleriyle ilgili web sitesinden öğrendiğimize göre, “Birinci Türk Neşriyat Kongresi” adıyla, 1-5 Mayıs 1939’da Ankara’da toplanan ilk kongrenin amacı, Maarif Bakanı Hasan Âli Yücel tarafından, “Memleketin her yerinde basın ve yayın işlerinin resmi, hususi bütün alâkalılarca fikir ve emek katılarak ciddi surette gözden geçirilmesi ve ana prensiplerle devletçe, fertçe takip edilecek usullerin tespit olunması” şeklinde açıklanmış (http://www.ulusalyayinkongresi.gov.tr/TR,207941/tarihce.html).

1. Neşriyat Kongresi’nin en önemli sonucu, “1940’lı yıllarda başlayan ve etkileri bugün bile konuşulan tercüme hareketinin başlamasını sağlaması” şeklinde açıklansa da, daha o yıllarda “bir çocuk kütüphanesi kurulması” önerisi, 2018 yılında dahi her ilimizde bir çocuk kütüphanesinin kurulamamış olduğu şeklindeki acı gerçek düşünüldüğünde daha önemli ve kıymetli bize göre.

2. Yayın Kongresi, birinci kongreden tam 36 yıl sonra, 24-27 Ocak 1975 tarihinde toplanmış ve kongre kapsamında, 1. Kongre’de ele alınan konulara, “Standartlar ve Kitap Düzeni ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” eklenmiş.

16 yıllık çok uzun bir aranın ardından 12 Haziran 1991 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Yayın Kongresi ve Telif Hakları Kurultayı’ndan yedi yıl sonra, 16-19 Aralık 1998 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen Dördüncü̈ Ulusal Yayın Kongresi’nde yayıncılık yasa tasarısı, telif hakları, kitapçıların ve yayıncıların sorunları, kitapçı, yayıncı, okuyucu ile kütüphane ilişkileri, okuma alışkanlığının yaygınlaştırılması gibi konular üzerinde durulmuş.

Dünyanın ve Türkiye’nin bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşadığı bir dönemde, 4-5 Aralık 2009 tarihinde toplanan Beşinci Ulusal Yayın Kongresi ise, “devletin yayıncılık işinden çekilerek bu alanı gelişen özel sektöre bırakması ve yayıncılığın hukuki alt yapısının sektörün bütün bileşenleriyle birlikte oluşturulması” biçiminde belirlenen ana tema üzerinde şekillenmiş.

…..

III. Milli Kültür Şûrası’nın (3-5 Mart 2017) en önemli kararlarından biri olarak hayata geçirilen 6. Ulusal Yayın Kongresi’ndeki 12 komisyonda yayıncılık sektörü, kamu kurumları ve akademik camiadan 250 üye yer aldı. Toplamda 24 raportörün büyük bir özveriyle görev yaptığı Komisyonlarda alınan kararlarla mevcut problemlerin çözümünde temel olacak yol haritasına ulaşılmaya çalışıldı.

“Sektörel Yapı Komisyonu”, “Yayın Hukuku ve Fikri Haklar Komisyonu”, Yayıncılıkta Devletin Rolü̈ ve Kamu Yayıncılığı Komisyonu”, “Çocuk ve Gençlik Yayıncılığı Komisyonu”, “Ders Kitapları ve Eğitim Yayıncılığı Komisyonu”, “Akademik Yayıncılık Komisyonu”, “Süreli Yayınlar Komisyonu”, “Yayıncılık Standartları, Kütüphaneler ve Derleme Komisyonu”, “Yayıncılıkta Satış̧ ve Pazarlama Komisyonu”, Yayıncılığın Dünyaya Açılımı Komisyonu, Çeviri Politikaları Komisyonu ve Okuma Kültürü̈ Komisyonu.

Her biri ayrı kıymette konuları ele alan bu komisyonlar, kamuoyuna açıklanacak kısa rapordaki görüş ve önerilerin çok daha geniş biçimini ön toplantılar ve Kongre çalışmalarında ortaya koydu. Bunların tamamının kongre kitabı olarak yayımlanması bekleniyor.

…..

Amacı itibariyle son derece kıymetli olan Kongre’nin belki en çok göze batan “olumsuz” yanı, son birkaç kongreye katılmış olanlar tarafından -belki farkında bile olmaksızın- estirilen “buradan bir şey çıkmaz, daha öncekileri de gördük” rüzgârıydı.

Dediğim gibi, kötü niyetli olduklarını asla düşünmüyorum. Zira onlar da sürekli sahadaydı ve çeşitli düzeylerde emek koydular orta yere.

Yukarıdaki olumsuz görüşün gerçekleşmemesi, ümit ışıklarının sönmemesi ve umutsuzluk girdabının etkili olmaması/ olamaması, devletin ve onun temsilcisi olan bürokratların ve tabii ki diğer paydaşların elinde.

Her ne kadar bir izleme komitesi kurulmadıysa da, pek âlâ, Düzenleme Kurulu üyeleri ile komisyon başkalarından oluşacak -gayriresmî- bir grup eliyle, alınan kararlar önem ve öncelik sıralamasına tâbi tutularak izlenebilir. Zaman içerisinde yapılan çalışmalar raporlanarak, eksikler ve yanlışlar konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulabilir.

Olumsuz düşünmek yerine, iyi niyetimizi muhafaza edelim derim. Güneş bıkmadan doğmaya devam ediyor.

Aslolan “iyi niyet” ve “vatan sevgisi”dir. Bu iki temel nitelik olduktan sonra aşılamayacak engel, çözülemeyecek problem yoktur.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2214/6-ulusal-yayin-kongresinin-ardindan.html

Sizin Yorumunuz

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar