Yetik Ozan’ı Manisa’da konuştuk

Şiirle tanışma yıllarımın şairidir Yetik Ozan (1942-1978); yani Turgut Günay…

Şiir bilincim oluşmaya başladığında, Töre, Hisar ve Türk Edebiyatı dergilerinde yayımlanan şiirlerinin her biri bir ayrı güzellikte idi. Ses, ritm, üslup, âhenk, muhteva ve duygu zenginliğinin bütünleştiği şiirlerdi bunlar. Bir kısım şiirlerinde de dış Türklerin trajedilerini anlatıyordu.

Yetik Ozan’ın şiirleri, mutlaka yanında bir desenle yayımlanırdı. Çini mürekkep desen… O desenler de şiir gibiydi zaten. Ahmet Ali Garipkafkaslı, Coşkun Karakaya, Mehmet Başbuğ gibi sanat ehlinin desenleriydi bunlar.  Bir tarafta şiir güzelliği, öbür tarafta desenler… Harika şeylerdi!...

ankara rus escort sincan escort eryaman escort

Rodop Kurbanları’nı anlattığı Kırık Çiçekler şiiri, bir soy kırımın en trajik ve en şiirsel anlatımıdır. Sarı Uygurlar, Kırım, Azerbaycan, Kerkük…

Sizin ile ile şu bizim ilin

Bir iki türkülük arası gardaş

diyordu Azerbaycan’ı anlatırken. Hakikaten de 2015’teki bir Iğdır seyahatimizde Nahcivan’a geçtik ve bir iki türküde Nahcivan’da yani Azerbaycan’da idik.

Neredeyse bütün şiirlerini ezbere biliyordum… Ankara Yüksek Öğretmenli ve Dil-Tarih’li günlerimin şairlerinden biriydi yetik Ozan.

Atmaca Uçurumu 1973 yılında ilk çıktığında almıştım kitabı. 1976’da Ankara’ya gidince 10 kadar satın alıp arkadaşlara vermiştim. Etrafımda nitelikli şiir bilen insan diyedir herhalde. 13 Ağustos 1978 günü Turgutlu’da kundaklanan Töre kitabevinden, şarapnel parçasının zedelediği bir “gazi nüsha”yı daha almıştım ama maalesef o nüshayı kaybettim.

Kollarımı meşin kolçak sıkmadı

Bir zalim zincirin yarası kardaş

Alnımı halayda güneş yakmadı

Vurmuş da bahtımın karası kardaş

Gibi hamaset yüklü ama iyi işçilikli şiirlerle de tanıştık onda;

Akyazı’nın kara yeli çözmesin

                                   Yazmanı yahşıca çek başına yar

                                   Suna sanıp alıcı kuş süzmesin

                                   Çıkma doruklara tek başına yar

Şiiri gibi lirik-romantik şiirlerle de tanıştık.

Şiirde ses, ritm, imge kurgulaması ve muhteva açısından Karacağlan geleneğini devam ettirse de, o geleneği 20. yüzyıl mantalitesi ve birikimi ile dolduran bir şahsiyetti Yetik Ozan. Dil ve Edebiyat tahsili yapan bir akademisyen de olduğundan, kelimelerin temsil ve kullanım boyutunda da usta biriydi.

Yetik Ozan’ın şiirleri, geleneğin mani ve koşma zenginliğiyle beraber, türkü formu yönüyle de hayli zengindi. Koşma ve yedekli koşma türündeki şiirleri, geleneğin daha rafine haliydi. Aynı zamanda çok iyi bağlama çaldığı için türkülerin yapı, ses ve anlam boyutlarına da vakıf olan Yetik Ozan, klasik halk estetiğinin 20. yüzyıldaki bir yansımasıydı.

Bazı şiirlerinde Yunus Emre geleneğinin etkisi görülürdü. Mesela

Kurulu yayımdan çıktım

                                   Ok olur sana gelirim

                                   Var olmak bu ise bıktım

                                   Yok olur sana gelirim

Dörtlüğündeki varlık-yokluk tartışması ve buna bağlı olarak gelişen fena fillah, beka billah anlayışının ifadesi, Yunus Emre’nin 20. yüzyıldaki yansımasıdır.

Çileye çileye geldik

                                   Çileden çileye geldik

mısralarında da Yunus geleneğinin yansıması açıktır.

İşte bu Yetik Ozan’ı geçen yıl Manisa Celal bayar Üniversitesinde konuşmayı planlamıştık. Bu Manisalı bir şair olan Yetik ozan hakkındaki ilk toplantı olacaktı ve memleketinde gerçekleşecekti. Niyeyse, olmadı. Değerli kardeşimiz ve iyi bir Yetik Ozan okuyucusu olan Prof. Dr. Ayşe İlker, Manisa Türk Ocağı ve Manisa Büyükşehir Belediyesinin imkânlarını birleştirerek, 5 Mayıs Cuma akşamı, bir panel gerçekleştirdi. Panelde Davut şahin Yetik Ozan’ın hayatını anlattı. Sevgili Davut, Yetik Ozan ile ilgili pek çok bilgiyi ortaya çıkardı İnşallah ilerde bunları derleyip neşretme imkânı bulur. Ben, Yetik Ozan’ın şiir anlayışından söz ettim. Orhan Haşim Elmalı,  Yağız Ozan bestelerine eşlik ederek şiirlerini okudu. Panelin en güzel anlarından birisi de Yağız Ozan’ın, Yetik Ozan bestelerinden bir demet sunması idi. Atmaca Uçurumu, Sana gelirim, Baht Otağı, Vefa gemi gibi şiirleri besteleyen Yağız Ozan, Sabır Irmağı şiirini Aşık Veysel tarzında bestelemiş ki bu harika olmuş.

Değerli kardeşimiz Ayşe İlker’in yönettiği panel ile Yetik Ozan, ölümünden 40 yıl sonra anılmaya başladı. İnşallah gerçekleştirilecek pek çok toplantı ile yeni kuşaklar da Yetik Ozan’dan haberdar olur. Manisa Büyükşehir belediyesine ve Türk Ocağına teşekkür ediyoruz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2198/yetik-ozani-manisada-konustuk.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar