Alet olmayalım sırtımıza basıp geçmesinler

Geriye doğru çekeceğimiz hat Bir Mart Teskeresi’ne kadar uzanır.

ABD’nin Irak’ı işgal etmesi yanısıra Ortadoğu’nun yeniden yapılanmasına Türkiye’den başlamaları tesadüf olamazdı. Türkiye her zaman başı çeker, halledilince diğerleri kendiliğinden gelir, artık çöpü, dikeni kalmaz...

...

Durduk yerde üst rütbeli komutanların tutuklanmasıyla hakim ve savcıların kozmik odalara girişleri cumhuriyet döneminin ilkidir. O zamanlar da aynısını yazdım bu gün de tekrarlamakta fayda görüyorum. General tutuklamalarını iktidara mal etmek yanlış.

İktidar kadrosuzluğu nedeniyle cumhuriyetin kollamacılarıyla kayırmacılarına o şekil bir el ense çekmiş olmazdı.  O zaman bir el girdi devreye, ama kimin eli?

Cemaat desek, onun da kadrosu o işleri tek başına yapmaya yeterli değildi.

...

İşin esasi, askeri vesayet demek de yanlış. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri asıl vesayetini elinde tutan Pentagon’dur. Lozan alma verme hikayesidir.

Ortadoğu bölgesine o günden beri CIA hakim.

NATO işin küllemesidir...

...

Hatırlayalım... Daha dün tüm ihtişamı ile JİTEM vardı.

Batı Çalışma Gurubu gibi derin yapılanmalar Müslüman halka nefes aldırmıyordu.

Kemalizm kökünden türeme CIA bağlantılı Ergenekon vardı.

Sahi, şimdilerde hiç birisi yok, toz oldular!

...

Aslında olmadılar, kılıf değiştirip FETÖ oldular.

...

Erzincan havalesini de hatırlayalım... Bölgenin komutanı ile Erzincan Başsavcısı kafa kafaya vererek geliştirdikleri harekatta, Süleymancı, Adıyamancı, Nakşı, Gülenci gibi  cemaatçilerin evlerine gizlice uyuşturucu ile silah koymak sonra da, “silahlı dinci terör” örgütü suçlamasıyla baskınlar düzenleyip irtica tehlikesi(!) oluşturacaklardı.

AK partinin kapatılmasına delil!

...

Ne var ki Erzurum Başsavcılığı olaya müdahil olunca örgüt başıyla dibiyle kıskıvrak yakalanarak oyun bozuldu. Onun gibi ne oyunlar oynandı oynanıyor da...

Ama piyasada tek gördüğümüz FETÖ!

...

İstihbaratların yöntemleri görüldüğü gibi değildir... Sözde general tutuklamaları, fakat gerçekte İslam’ı kesimde yeni cephelerin açılmasına vesileydi. İşte bu oyunda, cemaate mensup veya cemaat yanlısı kadroların kullanması da tesadüfi olmazdı.

Bir taşla iki kuş nasıl vurulursa öyle yaptılar.

...

İki şey göze geliyordu; birisi devlet kademelerinde namazlıların çoğalması, diğeri ise Yeşil Sermayenin kontrol edilememesi. Her ikisi her an hedeflerinde.

Kurşunu ilk sıkacakları yer burası...

...

Hitler ta 1915’lerde susuz çalışan motor yaparak dünya hâkimiyetine soyunmasından bu tarafa tam bir asır geçti. Biz hala motor yapamıyoruz. Dünya standartlarında yerimiz işte burası. Yeşil sermaye meselesi, palazlananı benzin döküp yakıyorlar.

Kapitalist sermaye her an etkin, her sahada onun düdüğü ötüyor.

...

Cemaati FETÖ diye başımıza sarmaları namazlıları devlet dairelerinden eksiltmeye yönelik bir projedir. Gerçek o ki, FETÖ de geçmiş iktidarların işidir. Onlar  CIA ile pazarlıklar yaparak Gülen’e Pensilvanya gibi bir yörede malikane tahsis ettirdiler.

Açıkçası, görevlendirdiler.

...

Yoksa, anında  dünyanın öbür ucunda 132 adet okul açmak öylesi basit bir iş değildir.

ABD babanın oğlu mu ki sana o kadar okulu neden açsın?

Üstelik her öğrenciye 10 bin dolar neden versin?

...

Sömürü düzenini devam ettirmek için derin devlet oyunu tersinden oynuyor. Şimdi bakıyorum, namludan çıkanlar hedefinden şaşırtıldı. FETÖ teşhisi koyanlar yanıldılar...

Örgütün asıl karargâhı değil de cemaati oluşturan tabanın ele alınmasında ciddi bir şekilde sapmalar var. Sonuçta, iktidar tabanında oluşturulan muhalefetle seçimlere gidiyor.

...

Sandıktan ne mi çıkacak? CHP çıkmaz da AK parti bu kadar muhalefetle oldukça zorlanır. Muhalif dedik,  başını kuma sokanların da çoğu gizli muhalif.

Bu adamlar 16 Senenin mahsulleri, köşe yastıkları...

...

İktidar bir türlü yerli ve dinamik kadrosunu kuramadı.

Helen de üst yönetimde bulanan bazı isimlerin ne işe yaradıklarını hep merak ederim.

Kimin nesi kimin fesi! Mesela, Hayatı Yazıcı beyefendi ne iş yapar ve ne işe yarar?  Hangi özelliklere sahip? Elifi mert gören daha çokları var... İşin garibi, alacağını elde edip de çekip gidenler şu anda en büyük muhalif. Utanmazlar, sıkılmazlar, yüzsüzler...

...

Bu ülkenin ikide bir iktidar değiştirmesi millete de vatana da yazıktır.

Madem seçime gidiliyor o halde en kısa sürede niyet tazelemek, zararın nesrinden dönsen kar demektir. Devlet ciddi bir oluşumdur, onun ana cevheri kadrodur.

Ekip her görüşten kurulur da kadro kurulamaz... Kuramayınca da saray dışarıdan ne kadar muhteşem görülse de kolonlar zayıf olduğundan er geç çöker…

...

Eh artık seçim kapıda...

Her şeye rağmen yüreklerimizi serin tutmakla sorumluyuz.

Siyası istikrarın bekası için dik ve kararlı duracağız... Ancak yine de eski tas eski hamam devam edecekse korkarım ki bu son raunt olur…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2177/alet-olmayalim-sirtimiza-basip-gecmesinler.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar