Seçim, Erdoğan ile Akşener arasında...

Abdullah Gül aday olmadı. AK parti cephesinde belli belirsiz bir rahatlama oldu. Baştaki telaşa da bir anlam veremedim. Herkes aday olabilir. Demokrasilerde niye aday oluyor diye bir soru olmaz. Yadırgatıcı olan herhangi bir kişinin adaylığına karşı çıkmaktır.

Bu agresif tavır yüzünden bir çok insan sağa sola itilerek küstürüldü. Siyaset bir kişi ile yapılmaz,çerçeve ne kadar geniş tutulursa o kadar başarılı olur. Bu zihniyetin AK parti veya Türkiye'ye hayrı olduğunu sanan varsa yanılıyor. İnsanların değerini  parti sadakati ile ölçmek  İslam'a da,siyasetin tabiatına da aykırıdır.

Belli ki seçim Meral Akşener ile Sn. Erdoğan arasında geçecek. Gül aday olsaydı bile netice değişmezdi. Gül, Cumhurbaşkanlığını bıraktıktan sonra toplumsal sorunlarla ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmedi. Farklı düşündüğü yerlerde bile sesini çıkaramadı. Bir defa OHAL kaldırılmalı gibi bir laf etti, tepkiler yükselince sesini kısıp oturdu. Siyaset oturularak yapılmaz,risk almak,sorumluluk almak gerekir. Bir şey yanlışsa ona yanlış diyebilmeli insan. Çünkü o şeyin yanlışlığı ortaya çıkınca başta gösterilen tepkiler takdire döner.  Bunu göze almak lazım.

Akşener tam tersini yaptı, önce MHP genel başkan adayı oldu, engellenince hukuki yollara baş vurdu,yine engellenince zorunlu olarak partisini kurdu.İl il dolaştı,küçümsenmeyecek bir taraftar kitlesi edindi.Bugün arkasında bıraktığı mücadeleye dayanarak ben adayım diyor. Kimsenin kendisine Cumhurbaşkanlığını veya genel başkanlığı ikram etmesini beklemedi. Kendi yemeğini kendisi hazırladı. Gül ise sadece yemeğin hazırlanması ile iktifa etmedi, birilerinin ağzına koymasını bekledi. Onun için bugün siyasette biri var, öteki yok.

Seçimi kim kazanır sorusunun cevabını verebilmek için bugün çok erken. İttifaklar henüz netleşmedi.  Bir tarafta MHP-AK Parti ittifakı var, öteki tarafta kimin kimle seçime gireceği henüz belli değil. Ama büyük ihtimalle SP-İYİ Parti ve DP beraber seçime gidecek. Böyle bir ittifak kurulursa dengeler değişebilir. Sonuçları kestirilmesi güç bir seçim süreci yaşanır.

AK parti bugüne kadar toplumun nabzını tutarak hareket etti. Başarısının arkasında beklentilere göre siyaset oluşturmak yatıyor. Bugün de anketler yoluyla AK partiden kaçan veya kaçtığı iddia edilen seçmenlerin hangi saiklerle kaçtığının tespit edildiğini sanıyorum. Toplumda demokrasiden, adaletten uzaklaşıldığı yönünde ciddi yakınmalar var. Seçimi kazanan her şeyin sahibi olur kaybeden her şeyi kaybeder  düşüncesi yanlış. Toplumun yarısı devletten dışlandığını düşünüyor. Buna biraz da H.Karaman gibi dini siyasetin emrine veren kişilerin akla izana sığmayan fetvalarının etkisi oldu. Zarrab davası daha az yoğunlukta olmakla birlikte konuşulmaya devam ediliyor. Çözüm sürecinin tahribatı hala yok edilemedi. Ekonomi bütün anketlere göre toplumun birinci gündem maddesi. İktidarın bu konularda toplumu rahatlatması lazım. Benzinin litresini 6.5 TL'ye alan bir toplum bunu asla görmezden gelmez. Onun için Akşener, demokrasi, adalet ve devlette liyakat vaat ediyor. Taraftar da buluyor. Demek ki bu konularda problem var. AK parti bu konularda toplumu rahatlatamazsa hiç beklemediği bir sonuçla karşı karşıya kalabilir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2175/secim-erdogan-ile-aksener-arasinda.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar