Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif

Eklenme Tarihi: 20.04.2018 11:27:41 - Güncellenme Tarihi: 20.02.2020 07:26:47

Memleket işgal altındayken Akif duramaz, bu kez de Kastamonu?ya gider. Burada heyecanla muazzam bir hutbe verir. Hutbe bütün Anadolu?ya yayılsın diye Sebilürreşad?da yayınlanır. Bu hutbe Anadolu?daki her camide cemaate ve her cephede askerlere okunmuştur. Bu hutbe, merhum Ahmet Kabaklı?nın da dediği gibi: ?O çetin zamanda, maddi ve manevi bütün kudretimizi seferber ederek yaptığımız Kurtuluş Savaşı?nın en önemli belgelerinden biridir.?

Daha sonra yurt dışında görevliyken verilen Çanakkale Savaşı?nda bulunmadığı halde, vatan için yanan ve çarpan yüreğini adeta savaş meydanında bırakmıştır, Çanakkale Zaferi?nin müjdesini aldığı anda, o muazzam Çanakkale Destanı?nı gurbette Necef Çölü?nde kaleme alacaktır. Yine merhum Ahmet Kabaklı?nın ifadesiyle, ?Edebiyatımızda Mehmet Akif?in şiirlerini çıkarırsanız, Çanakkale şehitlerinin o eşsiz dayanışmasından ve bir ülkeyi gönül birliği ile kurtaran milletin şahlanışından elde yalnız birkaç satır inilti kalacaktır.?

Nihayet, dünyada eşine az rastlanır bir fedakârlık ve kahramanlıkla Kurtuluş Savaşı bir zafere dönüşecek, esaret altına alınmak istenen bir millet hürriyetini kanı ve canı pahasına elde edecektir. Bu kez sıra bu mücadelenin bir marşla taçlandırılmasına gelmiştir. Çağrılan 774 şair arasında bu zaferi Mehmet Akif kadar layıkıyla kaleme döktürecek biri olmadığı anlaşılınca, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver?in ısrarıyla Akif bu marşı yazmaya ikna edilecektir. Ve Mehmet Akif, artık dilimizden düşürmediğimiz, her okuyuşta ayrı bir heyecan ve gurur duyduğumuz o muazzam eserini, İstiklâl Marşı?nı yazacaktır.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Türkiye Büyük Millet Meclisi?nde Milli Marş olarak kabul edilen bu şiiri Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, milletvekillerinin ayakta alkışları arasında tam dört kez okur.

Yakup Kadri?nin, ?Ankara? romanında da belirttiği gibi, Cumhuriyet?in kuruluşundan sonra herkesin iktidarın nimetinden istifade ettiği bir dönemde, birer milletvekili olan Hasan Basri Çantay ve Mehmet Akif?in Ankara?nın soğuğunda yürüyerek meclise gidebilecekleri bir tek paltoları vardı. Hasan Basri Çantay paltoyu giyip Meclise gider, orada hademeye verir, hademe getirip Akif?e verir, bu kez de Akif giyip Meclise gider. Bu yokluk içerisindeyken bile Mehmet Akif, İstiklal Marşı?ndan dolayı verilen 500 liralık ödülü almamıştır.

Bilindiği gibi Birinci Meclis?te Burdur Milletvekili olarak görev alan Mehmet Akif, bütün isimlerini Mustafa Kemal Atatürk?ün belirlediği adaylarla seçime gidilecek ve oluşturulacak olan İkinci Meclis?e alınmayacaktır. Bu, Cumhuriyet Kurulduktan sonra hâkim irade ile Mehmet Akif arasındaki ilk yol ayırımına işarettir.

Artık Mehmet Akif için karalama kampanyaları başlatılmıştır. 1925 yılında Eminönü Konferans Salonu?nda Mehmet Akif Ersoy hakkında ?kör?, ?beyinsiz?, ?sağır? diye sloganlar attırılmış, aleyhine konuşulmuş ve ?Çanakkale Şehitlerine, en güzel şiiri maalesef bizden olmayan biri yazmış? diye nutuklar atılmıştır. Mehmet Akif, nedense bir türlü Safahat?a alınmayan bir şiirinde bunlara şöyle cevap verir:

Benim beynim sağır, yahut gözüm körmüş. Peki lâkin,

Senin görgün yolundaymış da, keskinmiş de idrakin,

Ne gördün, söyle evladım, ne duydun, lütfen izah et;

Hayır, hacet de yok izaha, pek meydanda mahiyet.

O mahiyet fakat iğrenç, o mahiyet fakat çirkin.

?Niçin?? dersen, sıkılmak hiss-i insanîsi yok ilkin.

Evet, beynim sağırdır, çünkü kâinatım hep feryat,

Gözüm görmez, evet zira, muhitim hep karanlıktır.

İşitmem başka bir ses, milletim eylerken istimdat

Fakat sinemde imanım, müebbet fecr-i sadıktır.

Kör olmaz ağlayan gözler, sağırlaşmaz tutuşmuş beyn,

Yaşamaz gözle, yanmaz beyni hilkat addeder bir şeyn.

Geçilmez kahkahandan her taraf yangın içindeyken..

Yanan bir sineden lâkin ne istersin, nedir öfken?

Beraber ağlamazsın, sonra kör dersin, sağır dersin.

Bu hissizlikten insanlık hep iğrensin, hem ürpersin.

Ne ibret! Yok mu bir bilsen, kızarmak bilmeyen çehren?

Bırak tahsili evladım, sen ilkin bir hayâ öğren!

Bu olaydan bir gün sonra hâkim iradenin sözcüsü olarak bilinen Falih Rıfkı Atay, Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi?nde bir başyazı yazacak ve Akif için ?sen artık git kumda oyna, sen bu memleketin çocuğu değilsin? diyecektir. Kurtuluş Savaşı?ndan sonra memleketin geleceğini aydınlatan bir ?Asım?ın Nesli?ni hayal eden Mehmet Akif, fena halde hayal kırıklığına uğramıştır.

Yakın dostu Mithat Cemal Kuntay?ın dediği gibi, ?hiçbir kapı altında geçerken onu eğilmeye mecbur edemediği? Akif de eğilmez, boyun bükmez ve beklemez, çekip Mısır?a gider. Mehmet Akif, daha önceden tanıştığı Prens Abbas Halim Paşa?nın yanında Halvan?da iken ağır bir gurbet duygusu ve kimsesiz ölmenin acısıyla şunları yazar:

Gurbet-gah-i nisyana sürülmekte diyarım,

Yoktur demek artık ne diyarım, ne mezarım..

?Fakat ne güneşin kahkahaları, ne altın tavanların avizeleri, göğsünün içindeki karanlığı sarsamıyordu ve güneşe dargın bir adam, önüne eğilmiş, düşünüyordu. İçinden vatanı sökülüp koparılan toprak yığını gibi kapkaranlık bir Akif? Mısır?dan memleketinden haber almaya çalışıyordu.

Mehmet Akif, Mısır?da iken Ankara?da olanlardan rahatsızdır. 1929?da yazdığı bir şiirde şu göndermelerde bulunacaktır:

Siz, camları örter, sakınırken cereyandan;

Biz, bodruma sarkar da kaçarken galeyandan!

Siz, mercanın a?lâsını attıkça şişerken;

Biz, kumda çirozlar gibi piştikçe pişerken!

Siz, Marmara afakını dürbünle süzerken;

Biz, poyrazı görsek diye, damlarda gezerken!

Siz, yelkeni açmış, suyun üstünde akarken;

Biz, küplere binmiş, sizlere hasretle bakarken!

İnsaf ediniz: Kopmayacak şey mi kıyamet?

Elbette kopar. Dinle paşam, ceddine rahmet.

Mehmet Akif, yapılanlardan rahatsızlık duyduğunu müteaddit şiirlerinde dile getirecektir. Bunlardan birinde şunları söyler:

Beşerin taptığı bir kendisinin heykelidir;

Dinlemem, etse de Allah?ı bütün gün takdis.

Ben mel?un putun uğruna geberdim, hâlâ,

Kabaran kokmuş içimden: ?Yaşasın nefs-i nefis!?

Mısır?da iken kendisine Kur?ân Meali yazma görevi Diyanet İşleri Başkanlığı?nca yapılan ısrarlar neticesinde verilecektir. Kur?ân Meali?ni yazan Mehmet Akif, o dönemde Ankara?da başlatılan Türkçe ezan ve Türkçe namaz tartışmalarında,  kendi tercümesinin de inkılâpçılarca bu maksatla kullanılacağını anlayarak, tercümeyi göndermemiş ve kendisine verilen avansı da iade etmiştir.

Aslında Mehmet Akif, Ankara hükümetine yaptığı eleştiriyi, bu şekilde pasif bir biçimde ortaya koyar. Tercüme yapılmıştır, başka tarzda işlev göreceği endişesinden verilmemesi, gerçekte bir pasif isyan tavrıdır.  Akif?in bu pasif direniş tavrından dolayı Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, ?Gandhi?ye ilgi duyanlar neden dönüp Akif?e bakmamışlar, anlaşılır gibi değil?dir demektedir.

Mehmet Akif, büyük fedakârlıklar, büyük mücadeleler ve büyük inkırazlarla yıprattığı vücudunun artık dünya meşakkatine dayanamayacağını anlayınca hiç olmazsa vatan toprağında ölmek için İstanbul?a döner ve şunları yazmaktan kendini alamaz:

Viranelerin yaşçısı baykuşlara döndüm,

Gördüm de hazanında bu cennet gibi yurdu!

Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum;

Ya Rab, beni evvel getireydin ne olurdu?

Mehmet Akif, İstanbul?da ?ne mutlu bana, Peygamberimin yaşında öleceğim? diyerek 63 yaşında 27 Aralık 1936 yılında çok sevdiği Rab?ının rahmetine sığınır.

Cemil Meriç, ?her büyük adam, kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır? der. Ne yazık ki, Akif de üvey evlat muamelesi görmüş ve sağlığında yalnız yaşamaya mecbur edildiği gibi cenazesi de yalnızdır. Kendisine İstiklal Marşı?nı neden Safahat?a koymadın diye soran dostuna ?o benim değil, memleketimindir? diyen ve her şeyini memleketine feda eden Akif?e, maalesef memleketi sahip çıkmamıştır.

En yakın arkadaşı Mithat Cemal Kuntay, Beyazıt Camiine geldiğinde Mehmet Akif?in cenazesini ?bir kimsesizin cenazesi? zannedecektir. Kadir bilmez idarecilerin olduğu memleketin, kadirşinas evladının cenazesi birkaç kadirbilir İstanbul Üniversitesi öğrencisi tarafından kaldırılacaktır. Yalnız başına bir ölüme terk edilen bu büyük şairin oğlu da, bir çöp konteynırında; kızı ise metruk bir evde tek başına ölüme bırakılmışsa, ona karşı görevimizi yaptığımızı söylemekten hicap duymalıyız.

İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden oluşan bir grup genç, ömrünü karşılık beklemeden vatanı için feda eden büyük şair Akif?in cenazesini, onun en büyük eseri olan İstiklal Marşı ile birlikte defnedeceklerdir. Bu yüzden, İstanbul?da ?Fetihten beri şehrin toprağına kendi eseriyle gömülen ilk ölü?dür Mehmet Akif?

Mehmet Akif ile ilgili hükme Cemil Meriç?in kaleminden dinleyelim: ?Emperyalizm hiçbir zaman Akif kadar müthiş bir düşman tanımamıştır. Akif hem bir ülkenin sesidir, hem de bütün bir kıtanın. Bu çığlığa kulaklarımızı ve gönlümüzü açık bulundurmazsak hatalarımızın sonu gelmez. Safahat?ı okuyun. Hem sonsuz bir zevk duyacaksınız, hem de birçok hakikatlere aşina olacaksınız. Hem bir edebiyat şöleni hem de bir iman tazelemek. Akif?lere belki her zamandan daha çok bugün ihtiyacımız var.?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2154/mutlu-memleketin-mahzun-evladi-mehmet-akif

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

17.11.2019 Sinema ve Dindarlar
10.11.2019 Müzik Haram Mıdır?
27.10.2019 Her Dönemin Yardakçıları
20.10.2019 Zor Oyunu Bozar
07.10.2019 Irkçılık Batının Malıdır
22.09.2019 Peygamber İnkârcıları
11.09.2019 Soner Yalçın?ın Atmasyonu
09.09.2019 Ne Saçmalıklarla Uğraşmı?ız
27.08.2019 Hırsızların Dangılları
21.08.2019 Biri Bana Kardeşlikten Söz Etsin Lütfen
11.08.2019 Önemli Kararlarım
29.07.2019 Kuş da Medeniyetimizin Bir Parçasıdır
20.07.2019 Hayat Dediğin Mana Yüklüdür
10.07.2019 ?iîlere de Bir Sözünüz Var mı?
01.07.2019 Şefaat Torpil midir?
24.06.2019 Kitleleri Yönetmek Kolay Mı?
18.06.2019 Güzel İnsanları Katleden Ülke: Mısır
10.06.2019 Şefaat Var Mıdır?
30.05.2019 Deistlerin Taptığı Bir İnşaat Ustasıdır
21.05.2019 Hz. Ömer?in Davasına Talip Olanlar Mirasına Talip Oldular mı?
13.05.2019 Akıl Ediyor Ama Hissetmiyorduk
03.05.2019 Ramazan Şemsiye Oruç Kalkandir
26.04.2019 Allah Belanızı Versin!..
18.04.2019 Hayatımızdan Çekip Gidenler
24.12.2018 Yazarlarımız nasıl yazıyorlar?
18.12.2018 Akıl ediyor ama hissetmiyorduk
13.12.2018 İnsan olmanın imtiyazı kaleme sarılmaktır
01.12.2018 Dilimize yapışan kelime: Kültür
03.11.2018 İtaat edilecek Ulu?l-Emr kimdir?
28.10.2018 Düşük profilli kafaya dikkat
22.10.2018 Mezhep taasubu
09.10.2018 Bir ateistin yanılgısı
25.09.2018 Sevgi ve sevgili üzerine
14.09.2018 Hainler cenneti memleketim
29.08.2018 Okusan da dert, okumasan da
21.08.2018 Eli hançerli ortak
15.08.2018 Namaz bir mesajdır
31.07.2018 Sevgi diliyle var olmak
30.06.2018 Doktorları vahşilere yem etmeyin
19.06.2018 Öküzler tanrı resmini çizselerdi
12.06.2018 Seçimin rengini ne belirliyor?
05.06.2018 Kur?an Değer Katar
29.05.2018 Bir manevi atmosferdir: Ramazan
20.05.2018 Şeytanlar birleşiyor, ifritler çiftleşiyor
16.05.2018 Ramazan tefekkür demektir
09.05.2018 İnsanlık onuru insanın gururudur
30.04.2018 'Atam tutam ben seni'
27.04.2018 Batılı kafa hür iradeye düşmandır
20.04.2018 Mutlu memleketin mahzun evladı: Mehmet Akif
06.04.2018 Dinde yenilik reform mudur?
03.04.2018 Akif'in Tevfik Fikret çatışması ve vatan sevgisi
27.03.2018 Akif'in Teşkilat-ı Mahsusa ve Abdülhamid ile ilişkisi
20.03.2018 Mehmet Akif'in İttihat-Terakki Cemiyeti ile ilişkisi
19.03.2018 Mehmet Akif anlaşıldı mı ki!..
11.03.2018 Kadın dövülmeli erkek övülmeli mi?
27.02.2018 Silahla öldürülmeyenler ahlaksızlıkla öldürülüyor
15.02.2018 Vicdan karası yüzkarasından beterdir
05.02.2018 Vatan hainliği ile vatanseverlik arasında ince bir çizgi vardır
01.02.2018 Şayet utanmazsan, dilediğini yap!..
21.01.2018 AMERİKALI SİYASİLER PENTAGON?UN KORİDORLARINDA KAYBOLUYORLAR
15.01.2018 BİZİ ONLAR KURTARACAK
03.01.2018 İRAN?DA NELER OLUYOR?
26.12.2017 İNSAN SEVGİSİNİN NERESİNDEYİZ?
19.12.2017 TAASSUP, AKLIMIZI DA ÇELER GÖNLÜMÜZÜ DE
11.12.2017 TAASSUBUN ÇOCUĞU CEHALETTİR
06.12.2017 KUDÜS ALINAN FİYATA VERİLİR
27.11.2017 PETROL KOKUSUNA KOŞAN KÖPEKBALIKLARI
20.11.2017 AKLA ZİYAN İŞLER
14.11.2017 ADAM ÖLDÜRMEYİ OYUN MU SANDIN?
06.11.2017 PASTA DEĞİL ÜLKE PAYLAŞIYORLAR
30.10.2017 SAYIN CUMHURBAŞKANIM ?HAVAALANI PROTOKOLU?NU DEĞİŞTİRİN
24.10.2017 HER YERDE HEP AYNI HİLE
19.10.2017 BU MÜFREDAT DEĞİŞMELİ
11.10.2017 BİR KULÜBESİ BİLE TAHRİP OLMAYANLAR CANIMIZI YAKIYOR
03.10.2017 ABD ÖLDÜRECEK ?CANAVAR? ARIYOR
30.09.2017 HİZAYA GELMEK YA DA SAF TUTMAK
21.09.2017 RÜYALARINDA GEZİNDİM İSTANBUL?UN
12.09.2017 ARAKAN?I MI YOKSA 2019?U MU KONUŞALIM?
07.09.2017 AKIL NE KADAR GEREKLİ?
31.08.2017 DEVE SİDİĞİNDEN DAVA ÜRETMEK
20.08.2017 KARDEŞLİK SINIR TANIMAZ
10.08.2017 TÜRK KIZI LEYLA?NIN MÜSLÜMAN OLUŞU
06.08.2017 MÜFTÜ NİKÂH KIYSA NE OLUR?
25.07.2017 TARTIŞMA, ?HIRLAŞMA? DEĞİLDİR
22.07.2017 GÜNÜMÜZ FERHAT İLE ŞİRİNİNİ GÖRDÜM
14.07.2017 DİKTATÖRLÜĞÜ DE BATIYA BORÇLUYUZ ÖZGÜRLÜĞÜ DE
06.07.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- II
29.06.2017 İKTİDAR HIRSI BAZEN ÇOK VAHŞİCEDİR- I
21.06.2017 ANNEYE VE BABAYA BİR GÜN DEĞİL BİR ÖMÜR AYRILIR
14.06.2017 HER GÜL BAHÇESİ ÇOCUKLARIN MEKÂNIDIR
09.06.2017 MAHALLE KAVGASI MI, CAMİ VE ÇOCUK MESELESİ Mİ?
02.06.2017 ORUÇ BİZİ TUTAR MI?
26.05.2017 NECİP FAZIL ANISINA...
18.05.2017 İSLAM VE İLİM
11.05.2017 HIRİSTİYANLIK VE İLİM
04.05.2017 İLİM
29.04.2017 AŞK?I YAZAYIM DEDİM
18.04.2017 REFERANDUM SONUCU BİR BAŞARIDIR AMA...
13.04.2017 AYDINLIK BİR GÜNE YÜRÜYORUZ
06.04.2017 KANPAZARI: İDLİB
30.03.2017 ?HAÇLI RUHU? BİR İNANÇ MI YOKSA ZİHNİYET MİDİR?
23.03.2017 BİZE ÖZGÜRLÜK GETİRİRLER Mİ?
16.03.2017 AVRUPA TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ VE ?TURO-ARYEN?LER
09.03.2017 KOZMETİK SANAYİNİN SEMBOLÜ: SÜSLÜ MUMYALAR
02.03.2017 İNANMAK ZOR ŞEYDİR
23.02.2017 YANGIN VAR DİYE KOŞUŞTULAR OYSA GÜNEŞ DOĞUYORDU
16.02.2017 PEYGAMBERLER BIRER INSANDIR
09.02.2017 NEDEN TÜRKÜ DİNLEMEYİZ Kİ?
02.02.2017 TÜRKİYE?DE BAŞKANLIK NE ANLAMA GELİYOR?
26.01.2017 SALTANAT MEŞRU MUDUR?
18.01.2017 İSLAM?DA DEVLET BAŞKANININ SEÇİMİ
12.01.2017 İSLÂMÎ BAKIŞLA DEVLET BAŞKANLIĞI
05.01.2017 KURŞUN ADRES SORMAZ AMA TERÖR HEDEF ŞEÇER
29.12.2016 KAÇ KEZ TIRPANLA BİÇTİLER BİZİ
22.12.2016 BİZ PRANGALARI KIRDIK, HALA TASMALILAR VAR
18.12.2016 YENİ SAVAŞ KONSEPTİ: TERÖRDÜR
07.12.2016 TERÖR YUMURTLAYAN TAVUK
30.11.2016 YANGIN YÜREĞİMİZDE
24.11.2016 KÖY İLKOKULUNDAYIM
16.11.2016 KAÇIŞAN SATILIK RUHLAR
09.11.2016 KELEBEĞİN FIRTINASI
03.11.2016 YENİ BİR MEZHEPLER SAVAŞI KAPIDA MI?
18.10.2016 GÖZ GÖRE GÖRE TUZAK
05.10.2016 CEHALETİN SINIRI YOKTUR
29.09.2016 TEKBİR?DEN ÜRKMEK
21.09.2016 BATI MI DEDİNİZ?
15.09.2016 İKİSİ DE YUMURTLADIĞINA GÖRE TAVUK DA KAZDIR
07.09.2016 ALTIN DİŞLİ ÇOCUK
01.09.2016 SUSUN BARİ !...
24.08.2016 İNSAN
18.08.2016 DEMOKLESİN KILICI MI, TERÖR SOPASI MI?
11.08.2016 ADİL OLMAK ZORUNDAYIZ
03.08.2016 DARBENİN ARİTMETİĞİ
28.07.2016 İLERİYE BAKMAK
21.07.2016 KARTONDAN ADAMLARDAN KAHRAMAN ÇIKMAZ
18.07.2016 SENARYOSUZ DARBE OLMAZMIŞ!
14.07.2016 FİLİSTİNLİ KIZA
30.06.2016 TERÖR ALÇAKLIĞI
29.06.2016 ŞAHİDİM İSRAİLDİR
23.06.2016 ?NUR TOPU SAVAŞÇILAR? KİMİN ESERİ?
16.06.2016 GÜÇLÜNÜN SAVAŞI MI, HAÇLININ MI?
09.06.2016 YAZMAYA BAŞLARKEN