ABD'nin Suriye operasyonu ve Yazıcıoğlu dosyası
Ahmet Rauf Akay

ABD'nin Suriye operasyonu ve Yazıcıoğlu dosyası

Trump, en sonunda dediğini yaparak Suriye'yi vurdu. Operasyonun çapına  bakıldığında bunun Esat'ı götürme maksadına matuf olduğunu söylemek çok zor. Daha çok iç siyasete dönük bir hamle gibi gözüküyor. Sürekliliği olmayan bir saldırıyı başka türlü yorumlamak mümkün değil.
Ancak meselenin bir de Suriye'deki ABD müttefiklerine dönük tarafı var. Türkiye, Rusya ve İran bloku karşısında moral motivasyon kaybına uğrayan PKK/YPG'ye de bu saldırı üzerinden mesaj verildi. Hala güçlüyüz, arkanızdayız, Esat'ı vururuz Rusya'sı da İran'ı da sesini çıkaramaz. Mesajın yerini bulduğunu düşünüyorum. Bu operasyon daha çok PKK/YPG unsurlarının direncini artırma maksadına matuf bir operasyon olmuştur.
Esat'ın yaptıklarını asla onaylamıyorum. Halkına zulmeden,baskıcı,mezhepçi bir yönetim sergileyen bir diktatörün yaptıklarını   onaylamak asla mümkün değil. Lakin,ülkemizi yönetenlerin birinci vazifesi Suriyelilerin nasıl ve kim tarafından yönetileceği değildir. Esas önceliğimiz Türkiye'nin toprak bütünlüğüdür. Suriye, ortak değerlerimizin yanında  ancak  bu yönüyle ilgi konumuz olabilir. Suriye'de nasıl bir yapılanma bize zarar verir sorusu siyasetimizi belirlerse  bu kargaşadan en az zararla çıkmamız mümkün olabilir. Dün itibarıyla Esat dönemi sona erseydi bizi nasıl bir Suriye bekliyordu acaba? Suriye'yi kan gölüne çeviren terör bitecek miydi?  Silahlarını Türkiye'ye çeviren PKK/YPG amacımıza ulaştık, devlet kurmaktan vaz mı geçiyoruz diyeceklerdi? Bu ve benzer soruların cevabı yoktur.  Muhalefet hala Suriye halkını arkasına alabilecek bir lider çıkarabilmiş değil. Esat sonrası,Esat döneminden daha kanlı olacaksa Esat'ın gitmesinin ne faydası olacak? Esat'ın gitmesini ben de istiyorum ama Suriye'yi bütünleştirecek,etnik ve mezhep eksenli bölünmelere mani olabilecek güçlü bir yapı ortaya çıktıktan sonra.

YAZICIOĞLU DOSYASI
Yazıcıoğlu dosyasında 20 kişinin takipsizliği kaldırıldı. Dava kaldığı yerden devam edecek. Aslında bu dava şimdiye kadar çoktan neticelenmiş olmalıydı. Siyaset hukukun önüne geçince  herkes kendine göre birilerini katil ilan ediyor.Düne kadar davanın bu kadar sürüncemede kalması yargıdaki  yapılanmaya bağlanıyordu. Bugün o kadro tasfiye edildi. Artık soruşturmanın derinleştirilmesi için hiç bir engel yok. Daha fazla istismar edilmemesi için bu işin bir an önce vicdanları tatmin edecek tarzda sonlandırılması gerekiyor. Daha önce A.Dilipak, rahmetli Yazıcıoğlu'nun  şehit edilmeden  abdest alıp iki rekat namaz kıldığını söylemişti. Dilipak'a bu bilginin kaynağı sorulmalıdır. H.Gülerce cinayeti FETÖ'nün  işlediğini iddia ediyor,  onunda bilgisine başvurularak, elinde hangi  delillerin bulunduğu sorulmalıdır. Unutmayalım ki, neticelendirilmeyen her dava spekülasyonların kurbanı olur. Yazıcıoğlu davası uzun zamandır  herkesin kendi amacına göre kullandığı elverişli bir araç haline getirildi. Artık yargı konuşmalı ve spekülasyonlar bitmelidir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500