Frida Kahlo -2

Acı; yalnızca bedenin algıladığı bir hismidir?

Değildir elbette.

Tıpkı beden gibi, ruhta derin acılar çekebilir.

Frida,  tüm hayatı boyunca bu iki acıyı yoğun bir şekilde hissetmiştir.

Çocuk yaşta yakalandığı hastalık, sonrasın da geçirdiği korkunç kaza ve büyük aşkı Diego.

Resim1: Frida Kahlo ve Diego. http://sanatkaravani.com sayfasından erişilmiştir.

Onların ilişkisi çalkantılı ve zorluydu…

Buna rağmen sanat tarihinde fil ve güvercinin aşkı olarak yer alacaktı.

Frida, bir arkadaşı sayesinde tanıştığı dönemin ünlü ressamı Diego Rivera’ya büyük hayranlık besliyordu. Aralarında ki oldukça fazla olan yaş farkına ve tüm eleştirilere rağmen kısa süre içerisinde evlenmişlerdi.

Frida’nın yaşadığı sağlık sorunları devam ediyordu. Fakat artık yalnızca bedenin de değil ruhunda da derin acılar duyuyordu…

Diego uslanmaz bir çapkındı.

Frida’nın annesine göre yaşlı, şişman ve sadakatsiz bu adamın yanında kızı ufak bir güvercin gibi kalıyordu.

İçinde bulundukları ilişki yıkıcıydı

Tıpkı Shakespeare’in şu sözünde olduğu gibi;

Aşk mı kaderi kovalar kader mi aşkı, daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi.”

Kader onlar için bir yol çizmişti. Birlikte oldukları zaman süresince çok şey yaşadılar.

Maddi sıkıntılar, sağlık problemleri ve ilişkilerinde adını koyamadıkları güven sorunları…

Frida’yı en çok yıpratan ise şüphesiz şu olmuştu; Diego, onun kız kardeşi ile birlikte olma cüretini göstermişti. İlişkileri bu olayla birlikte ciddi bir çıkmaza girmişti.

(Öte yandan; aldatan yalnızca Diego değil Frida ’da olmuştur).

Tüm bu yaşanılanlara rağmen bir dönem boşanmışlar fakat hayatları boyunca birbirlerinden tam olarak kopamamışlardır.

Frida bu büyük tutkusunu şu sözlerle ifade etmiştir;

“Hayatımda iki büyük kaza geçirdim; Biri Diego’ydu ve diğerinde ise bir tren az daha beni öldürüyordu.”

Yaşadıkları bu gelgitli ilişkiye dair mektuplar da yazmıştır Frida…

Bazılarında şöyle demiştir;

Diego’m için.

Dünyalara sessizce hayat verenim, en önemlisi yanılsama olmaması. Gün doğumları, dost kırmızılar, büyük maviler, yaprak dolu eller, gürültücü kuşlar, saçta parmaklar, güvercin yuvaları, insanın mücadelesine dair ender bir kavrayış, saçma şarkının basitliği, kalbimdeki rüzgârın budalalığı, uyak yapma kızım, antik Meksika’nın tatlı çikolatası, ağızdan gelen kanda kopan fırtına –  kasılma, alamet, kahkaha ve incinin saf dişten iğneleri, Temmuzun yedisinde bir hediye, istiyorum, alıyorum, şarkı söylüyorum, söyledim, bundan böyle bizim büyümüzün şarkısını söyleyeceğim – aşkımızı.

Diego.

Gerçek, öyle büyük ki, ne konuşmak ne uyumak ne dinlemek ne sevmek istiyorum.  Kendimi tuzağa düşmüş hissetmek, hiç kan korkusu olmadan, zamanın ve büyünün dışında, senin kendi korkunun ve büyük ıstırabının içinde ve kalbinin atışında. Tüm bu deliliği senden isteseydim, biliyorum sessizliğinde sadece karmaşa olurdu. Bu saçmalıkta senden şiddet istiyorum ve sen, sen bana incelik veriyorsun, ışığını ve sıcaklığını. Seni resmetmek isterim, ama bu şaşkınlığım içerisinde, hiç renk yok çünkü çok renk var, büyük aşkımın somut hali.

Fil ve Güvercinin Aşkına…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2137/frida-kahlo-2.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar