Be Hey Gafil Prof: Hoca Ahmet Yeseviye dil uzatmak nasıl bir bilgeliktir acaba?

Cumartesi akşamı TV ekranında bir tartışma vardı. Dinde modernizm, Deistlik v.s. konular bu çerçevede yürürken Müslümanların hataları, hatta dinin hatalarını bile konuşmaya varan had bilmezlik ekranda boy gösteriyor. 6 tane kocaman kocaman üniversite hocaları da adam gibi bir cevap bulamıyorlar. Hatta İslam’ın ve Peygamberin, hatta hatta tüm peygamberlerin nasıl Devrimci(!) olduklarını iddia ediyorlar. Bu kadar akıl dolu Prof’lardan biri bile “bir dakika arkadaş, Devrimcilik dediğin dini afyon sayıp aşağılayan bir fikrin adıdır. Bu yüce dini nasıl olur da daha yüzyıl bile yaşayamadan geberip giden bir ideolojiye benzetirsin. Hatta yeri göğü yaratan Allah’ın gönderdiği dini Devrimcilik özentisiyle övmeye çalışırsın? Diyemediler. Neyse. Proflar konuşurken aklıma hazır cevaplığı ile iyi tanıdığım Prof. Dr. Şakir Gözütok geldi aklıma ama ne çare orada değildi. Olsaydı halkın o anki düşüncelerini okuyarak onlara gereken cevabı verirdi diye düşünebildim sadece.


Deistliğe gelince… Gençlerin kafalarını karıştıracak bir program daha yapılmış oldu. Oturumu yöneten hanım, medya suçlanınca “Biz hocalarımıza söz veriyoruz. Bir hata varsa sizde” diyerek haklı bir savunmaya geçmiş ama hakikati savunacak olan hocaları çağırmadıkları için ne kadar suçlu olduklarının idrakinde bile değildi sanırım. Neredeyse Kur’an’ın çelişkilerle dolu olduğu halka söylendiği bir program olacaktı ki. Birkaç ufak tefek savunma ile geçiştirildi.
Sayın hocalarım herkes Kur’an okumalı derken acaba aklını ve fikrini samimi olarak Allah’a teslim edememiş bu toplum ayetleri nasıl yorumlayacak dersiniz. Önce Arapça öğrenmeleri gerekir. Hem de edebiyatını bilecek derinlikte. Sonra menfaatperestlikten sıyrılmaları gerekir. Dünya sevgisini bırakıp Allah sevgisi ile dolmaları gerekir. Mealleri okusunlar diyebilirsiniz. Okumalı da!  Meal okuyarak Kur’an okunmuş olmuyor ki! Meali yazan kişinin görüşünü okumuş oluyoruz. Neyse problemimiz çok.
Bir genç “Evlatlarınıza ok atmayı, ata binmeyi ve yüzmeyi öğretin” hadisini okusa ve “Hani İslam son ve en mükemmel din idi ve her çağa seslenecekti. Ok mu kaldı? At mı kaldı?” dese ne diyeceğiz? Çocuk haklı mı diyeceğiz. Hadis-i Şerif’i kendi kendine mealinden okursa olacağı bu. Haşa dinde eksiklik bulacak ve ben dine inanmıyorum diyerek Deist mi olacak? Hadi oradan demezler mi? Hadis’in aslında ne at, ne de ok var oysa. Efendimiz aleyhisselatü vesselam’ın asıl sözü şudur “Çocuklarınıza atıcılığı, biniciliği ve yüzücülüğü öğretin” Peki bakalım atıcılık nedir? Mesela virüs atmak da bir atıcılık mı? Binicilik nedir? Arabaya, uçağa, füzeye binmek de bir binicilik değil mi? Peki ya yüzücülük nedir? Suda, gölde veya denizde yüzmek mi? Peki ya Uzayda yüzmek olamaz mı? Dini anlamaz da kendi cahilliğinin suçunu dine atar dinden çıkarsın. Aklını suizannın değil biraz da hüsnüzannın emrine vermek lazım değil mi?
Peki, bu gençler cahil de bizim kocaman Prof'a ne oluyor? Dini iyi anlamalıyız. Dinde olmayan şeyleri uydurmamalıyız. Hoca Ahmet Yesevi 63 yaşına gelince toprağın altına girmiş. Var mı dinde böyle bir şey. Bunu nerden çıkarıyorsun? “Edeb” diye biri itiraz edince “kendi görüşü ve yaşayışı” deyince bu sefer daha da hırçınlaşıyor ve “Bunu Allah adına yapıyor” diye suçlamasını sürdürüyor. . Sana ne Koca Evliya 63 yaşında toprağın altına girmiş yasak mı? Haram mı? Günah mı? Sen yanında mıydın? Duydun mu “Bu Allah’ın emridir” mi demiş. Yalan Allah’ın hiç sevmediği bir günahtır.
Be hey gafil prof. Sizin dinin hakikati dediklerinizi bu topraklarda Hoca Ahmet Yesevi ve dervişlerinin yaşadığını ve yaşamaya vesile olduklarını unuttun mu? Bu toplumun sevdiği ve saydığı bu güzel insanları tek tek bitirecek ortada bir sen mi kalacaksın. Ne zannediyorsun? Zamanımızdaki sapık tarikatlerin düşman edinmemek için adını vermeye korkuyorsun da nasılsa Ahmet Yesevi’yi savunan çıkmaz diye saldırıyorsun. Hani özgürlük olmalıydı. Gençleri baskı altında tutmamalıyız. Herkes Rabbiyle kendi arasında özgür kalmalıydı. Hoca Ahmet Yesevi de kendi özgürlüğünü kullanarak bunu yapmış ve topluma bir mesaj vermiş. Sana ne? TV ekranına çıkıp sağa sola saldırmaktan iyidir. O Hoca Ahmet Yesevi ve dervişleri ki bugün yaşadığımız toprakların fethinin mimarıdırlar. Ve dahi bu topraklarda özlediğimiz samimi dini hayatı yaşayan ve yaşatanlar da onlardır. Yunus Emre’ler, Hacı Bayram-ı Veli’ler, Hacı Betaş-ı Veli’ler, Taptuk’lar, Somuncu Baba’lar… Biri çıksa da “Selçuklu’da, Osmanlı’da kadına şiddet var mı” diye bir çalışma yapsa. Yüzünüz neticeyi görünce kızaracak mı acaba o zaman? Sizler uydurulmuş din diyerek hor gördüğünüz o muhteşem hayatlar bugün insanlığın aradığı gerçek özgürlük ve samimiyettir. Sizler uydurduğunuz yeni bir din arıyorsunuz. Kendinizi çok akıllı sanıyorsunuz. Hatta uydurma hadisler var deyip tüm hadislerle ilgili şüphe uyandırıp kendinizi Peygamberin yerine koyarak Kur’an-ı Kerim’i açıklamaya çalışıyorsunuz.
Bırakın güzel insanları suçlamayı da onların yaptığı gibi siz de bu yüce ve güzel dinimizi gençlere anlatın da görelim sizleri. TV ekranında o kadar saati milletin kafasını karıştırmak yerine Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini anlatsa idiniz. Hadisler üzerinde “sahih değil” şüphesi uyandırmak yerine yürüyen Kur’an Peygamber aleyhisselatü vesselam’ın hayatından sahih örnekler vererek toplumu aydınlatsa idiniz daha güzel değil miydi?
Emperyalistlerin yok etmek için uğraştığı dinimizi ve katlettiği masum ve mazlum kardeşlerimizin kanı daha kurumadan bu yaptığınız çok ayıptır beyler.
Evet, halt eden tarikat şeyhleri ve müridleri var. Evet, şeyhlerini hatasız, kusursuz sayan sapıkların sayısı az değil. Lakin Osmanlı’yı asırlarca dünyaya muhtar yapan Tasavvuf’un kaliteli insan yetiştiren özelliğini kimse inkar edip bu hazineyi batırmamalı. Ferdileşirsek cemaat dini olan İslam’ı hayatımızda kaybederiz Allah korusun. Peki, samimi kamil mürşitleri nasıl bulacağız derseniz eğer bunun cevabı bende değil. Ben sıradan bir halkım. Bunun cevabını araması gerekenler Allah’ın lütfu ile ilim ve ihsana kavuşanlardır.
Son söz Prof. Dr. Şakir Gözütok gibi çok kıymetli profesörlerimiz var. Onlar da bu meydanı onlara bırakmamalı ve gerekli aksiyonu göstermeliler. Her ne kadar TV ekranları sapkın kişileri çıkararak reyting derdinde ama yine de gayret edilmeli vesselam.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2125/be-hey-gafil-prof-hoca-ahmet-yeseviye-dil-uzatmak-nasil-bir-bilgeliktir-acaba.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar