Suriye, Irak doğrudan, Türkiye-İran dolaylı hedeftir

Afrin operasyonu başarı ile bitti, emeği olanları kutluyor, şahadet şerbeti içenlere rahmet diliyorum.

Ancak bu operasyon üzerinde tepinerek anlamının çok üstünde sonuçlar çıkarmak bizi sonu gelmeyen maceralara sürükler. Bu, nihayet bir terör örgütüne karşı yapılmış bir operasyon. Arkasında kim olursa olsun, bu sahada olanların kimliğini değiştirmiyor. Üstelik, Türkiye geçmişte de benzer operasyonlar yaptı, Kuzey Irak’ta daha büyük gruplara karşı daha kapsamlı operasyonlar gerçekleştirdi, hiçbirini bu kadar bağlamı dışına çıkararak bir dünya savaşı kazanmış pozisyonuna getirmedi.

Bunları niçin yazıyorum, öz güven iyidir ama aşırısı insanı güç ve kudretini aşan olaylara sürükleyerek felaketlere neden olabilir. Karşımızda artık sadece PKK/PYD yok, ABD ile Rusya’da var. Eğer bu iki güç yol vermeseydi, Türkiye böyle bir operasyona girişir miydi, emin değilim. Nitekim, Rusya üç gün hava sahasını kapatınca tek bir helikopter bile uçuramadığımızı, askerlerimizin yerinde çakılıp kaldığını unutmamalıyız.

Afrin operasyonunun politik sonuçlarını bugünden yarına görmek mümkün değil. Hedef, bir PKK devletine mani olmaksa, Fırat’ın doğusunda ABD’ kontrolündeki yapıyı da bu kapsamda düşünmek ve görmek gerekiyor.  Dolayısıyla, Afrin’in temizlenmesi ile –psikolojik üstünlük ve caydırıcılık  kazanmak hariç- hiçbir şey bitmiş olmuyor.

ABD’nin planı Suriye’yi parçalamak, bunun nasıl veya kim tarafından yapılacağının ABD için çok önem taşıdığını sanmıyorum. Plan bir Nusayri, bir PKK/PYD bölgesi, bir de sunni bölgesi olmak üzere Suriye’nin en az üçe bölünmesi. PKK devleti Fırat’ın doğusunda ABD’nin hamiliğinde, Nusayri devleti ise Lazkiye bölgesinde Esat’ın kontrolü altında olan bölgede Rusya’nın himayesinde neredeyse kurulmuş durumda. Geriye bir sunni bölgesi kalıyor. Türkiye’nin dini/mezhebi hassasiyetlerini kullanarak bu bölgeyi de Türkiye’ye kurdurabilirler. Bu bakımdan Afrin operasyonuna yol verenlerin aslında böyle bir hedefleri olabileceğini de gözden ırak tutmamak durumundayız. Fırat’ın doğusunu garantiye almak maksadıyla, Türk kamuoyunu susturmak için verilen bir sus payı da olabilir. Birçok ihtimali sıralayarak şehit kanlarıyla başarılan bir operasyona gölge düşürmek istemiyorum. Ama ülkeyi idare edenlerin bütün bu ihtimalleri düşünmeleri gerekir. Hedef, Suriye’nin bütünlüğü olmalıdır. Çünkü, Ortadoğu’yu parçalama planının hedeflerinden biri de Türkiye’dir. Şimdilik Suriye doğrudan, Türkiye dolaylı hedeftir. Yarın şartlar değiştiğinde, emperyalizmin Suriye planı başarıya ulaştıktan sonra sıra çevre ülkelere de gelecektir. Zafer sarhoşluğuna kapılarak bu gerçekleri görmezsek, çok ağır faturalar ödemek zorunda kalabiliriz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2123/suriye-irak-dogrudan-turkiye-iran-dolayli-hedeftir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar