Endişeliyim

Ülkemizde gladyo veya kontrgerilla olayı 27 Mayıs darbesi sonrasında kendisini her sahada ayak oyunlarıyla göstermeye başladı. Ajanıyla, generaliyle, yöneticisiyle CIA’a dan talimat alan bir ülkeydik. Bağımsızlık şarkıları hikaye...

Sınırlarımızı İngiliz çizdi, kuralı o koydu.

Kendilerini Şah görenler, Ankara’da kafa çektiler...

Ülkeyi İngiliz’i arkasına alan ittihatçılar yönetiyordu.

Mesela şu 1969’larda 6. Filo çıkartmasını düşünürüm. O günkü konjöktüre göre karşısında duranlar solcular, savunanlar da maalesef bizlerdik. O günler Amerikancıydık.

Filo seyir halinde limana doğru geliyor bizler de Kordon da solcularla vuruşuyorduk.

Neden vuruştuğumuzu hala anlamış değilim.

Vuruşsak da Filo elini kolunu sallayaraktan şehre girdi ve de ilk yaptığı iş kadına kıza saldırmak oldu. Olanları dehşete kapılarak izledik... Türkçe’si, CIA iki tarafı da kullandı.

Kullanma süreci hala devam ediyor...

Şeytanın eli aramızda...

Yine o günler, Doğu Devrim Kültür Ocakları güya düzeni değiştirecek bir devrim hareketiydi. Sonradan yapısından kanlı örgüt PKK çıktı.

Doğu Perinçek de ağabeyleri. Ama şimdi aynı Perinçek, güya PKK karşıtı.

Mangalda kül bırakmıyor...

1971 askeri yönetimi sıkı geçti.

Özellikle o yıllar kitap okuma yasağı vardı. Evinde Mark’sın veya Bediüzzaman’ın eserleri yakalananlar Mamak cezaevini boyluyordu. Benim de “Yeniden İnkişaf” adı altında yayında olan dergimi okul hatrına kapatmak zorunda kaldım.

DHKP-C lideri  terörist Mahir Çayan, ekibiyle birlikte Balgat da saklandıkları gecekondu ev tam bizim evin karşısında. Ne yapacaksa yapıyor, akşam olunca da gelip saklanıyor. Güya saklanıyor... Bir süre komşu olduk. Baskın yapılacağı haberini el altından aldıklarında toz oldular. Evin döşemesinde yüklü miktarda silah ele geçirilmişti. Takip sonucu Kızıldere  muhtarı Emrullah Arslan’ın evinde sıkıştırıldıklarında tarihler 30 Mart 1972’yi gösteriyordu. Teslim olmayı ret ettiklerinden  operasyonda etkisiz hale getirildiler. Ancak içlerinden tek bir kişi samanlıkta güya saklandığından sağ kaldı, o da şimdilerde PKK terör örgütünün siyası kanadında yerini alan Ertuğrul Kürkçü.

Kıble sapması olmaması için özellikle iktidarların geçmişten ders almaları gerekiyor.

Sözlerimi yabana atmayın... Yarın neler olacağı belli olmaz.

PKK ile yapılan mücadelede elde edilen sonucu FETÖ’de göremiyorum. Örgütün karargahından değil de tabanından ele alınması oldukça düşündürüyor. FETÖ olayının bir başlangıcı var. Gülen’i Pensilvanya’ya kimler gönderdi, CIA ile pazarlıkları kimler yaptı, gayeleri neydi? O isimler, yetkililer... Hiçbirinin esamesi yok.

Bir bakıma çoluk çocukla vakit öldürülüyor gibi geliyor bana.

Yine de sorun kadrolarda düğümleniyor... Kadro deyince, adam harcama akla gelmesin. Devlet her zaman adil olmak zorunda, düşüncesinden sebep kimselere ayrıcalık yapamaz, yapmamalı. Ancak ülkeyi yönetenlerin ilk başta uyumlu bir kadroya sahip olmaları  devlet olmanın gereğidir. Örgütlerle ancak sağlam kadrolar başa çıkar.

Sultan Abdülhamid gibi bir dehayı yıkan kadrosuzluk değil miydi?

Korkarım birileri iktidar gemisini dipten deliyor... Bu arada  ulusalcılarla iş tutan sözde bazı ülkücülerin iktidar kadrolarında söz sahibi olmaları dikkatlerden kaçmıyor...

Geçmişe dayalı intikam peşinde koşanlar var. Bakın, eski HSYK döneminde çokça inançlı hakim ve savcının harcandığını biliyorum. Generali tutuklayana ihraç.

Bir fetöcü yanında iki de namazlı niyazlı...

Bu ülkeye adam kolayına yetişmiyor... Maalesef  gençlik yetiştirme açığı var.

15 yılını dolduran iktidarın sağlam ve de dinamik gençlik teşkilatına sahip olduğunu göremiyorum. Amigolukla işler yürümez. Zaman dar, mesafeler kısa... Siyonistler karizması yüksel olan bir lideri önce siyasi manevralarla düşürmeyi denerler, olmazsa öldürürler.

Spor salonları her zaman açılır, yollar her zaman yapılır, uçak seferleri de öylesine.

Fakat istikbalden sorumlu gençlik asıl mesele... Her zaman olmaz, kaynağı kurursa gerisi gelmez, ararsın bulamazsın... Eserlerini emanet edileceğin eller, huzuru savunacak genç dimağlar. Var mı?  Endişeliyim...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2111/endiseliyim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar