“Bütün mazlumların yolu Türkiye’den geçiyor”
Şakir Sarıçay

“Bütün mazlumların yolu Türkiye’den geçiyor”

İlki Antalya’da geçen yıl Kasım ayında düzenlenen ve Türkiye’deki yaklaşık 600 yerel gazeteciye yönelik yapılan “Basın Mensupları için ‘Göç ve Mülteci’ Konularında Bilgi ve Farkındalık Semineri”nin kapanış konferansı için İstanbul’a davetli gazeteciler arasındaydım.

 

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği'nin (SGDD-ASAM) işbirliğinde düzenlenen "Medyada Göç ve Mülteciler Konferansı” 17 Mart 2018’de İstanbul’da gerçekleştirildi. Konferansta, Birleşmiş Milletler’den gelen uzmanların moderatörlüğünde duayen gazeteciler, medyada göç konusunun nasıl ele alındığını ve mültecilerin nasıl temsil edildikleri konusunda sunumlar yaptılar.

 

Oldukça verimli sunumların yapıldığı bir konferans oldu. Dikkatimi çeken sunumlardan birini Suriyeli gazeteci ve Al Araby Tv temsilcisi Adnan Aldaher yaptı. Suriyeliler adına Türkiye’ye teşekkür ederek konuşmasına başladı. Türkiye’de Suriyeli algısının sıkıntılı olduğunu söyleyen Adnan Aldaher, Türkiye’nin mazlumlara kucak açarak, tarihi bir görev üstlendiğini söyledi. Yazımın başlığı da aslında Aldaher’in söylediği ve benim için veciz niteliğindeki değerli bir tespitti. “Bütün mazlumların yolu Türkiye’den geçiyor” diyen Aldaher duygulu konuşması ile dinleyicileri göçmenler konusunda bilgilendirdi.

Türkiye’de 4 milyon mülteci yaşıyor

2009 yılında Suriye’yi ziyaret etmiş bir insan olarak, son sekiz yıldır komşu ülkelere zorunlu göç ederek mülteci durumuna düşen Suriyelilerin durumuna oldukça üzülüyorum. Nasıl Osmanlı İmparatorluğu dağılınca Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kafkaslar ve Balkanlardan insanlar oluk oluk Anadolu’ya göç ettilerse, şimdilerde de sığınacak bir liman olarak gördükleri ülkemize gelmektedirler.

Türkiye’de resmi rakamlara göre 3,5 milyon Suriyeli göçmenin yanında 500 bin de Afganistan, İran ve Kafkaslardan gelen mülteciler bulunuyor. Resmi rakamlarla 4 milyon mülteci dünyanın hiçbir ülkesinde bulunmamaktadır. “Türkler kendisine sığınanı teslim etmez” anlayışı yüzyıllar geçse de değişmedi. Her zaman mazlumların yanında yer alan ülkemiz insanı ve yönetimi bu töreyi devam ettiriyor.

SGDD-ASAM önemli bir misyon yürütüyor

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) önemli bir misyon yürütüyor. Kuruluş gördüğüm kadarıyla hem Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, hem de ülkemizdeki Göç İdaresi gibi kuruluşlarla işbirliği içerisinde önemli hizmetler yaptığına şahit oluyoruz. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile gazetecilere yönelik yapılan konferanslar ile mülteciler ve sığınmacılar konusunda basın mensuplarının bakış açılarının değiştiğini düşünüyorum. Şahsen bu bilgilendirmeler sayesinde benim zaten olumsuz olmayan mülteciler konusundaki düşüncelerim daha da derinlik kazandı. Mülteci, sığınmacı ve göçmenler konusunda aydınlatıcı bilgiler ile donatılan basın mensupları vatandaşlarımız ile mülteciler arasındaki sıkıntıları infial oluşturmadan daha bilinçli bir şekilde ele alacağına inanıyorum. Bu açıdan gazetecilere yönelik yapılan konferanslar amacına ulaşmıştır diye düşünüyorum.

İkinci dünya savaşında gemiler dolusu Avrupalı bulabildiği gemiler ile Afrika’ya nasıl kaçtı ise benzer bir durum Ortadoğu ülkelerinde de yaşanıyor. Avrupalılar sanki hiç göç yaşamamış gibi Suriyeli mültecilere oldukça mesafeli durmaktadır. Türkiye’nin tarihi bağlantıları sebebiyle hem Suriyeli hem de diğer mazlum milletlerden zorunlu olarak gelen insanlara ev sahipliği yapmak zorundadır. Çünkü Çanakkale’de, mülteci olarak gelenlerin Osmanlı Tebaası dedeleri hala yanyana yatıyor. Bundan dolayı ve Suriyeli gazeteci dostumuzun dediği gibi “Bütün mazlumların yolu Türkiye’den geçiyor.” Ve geçmeye devam edecektir.

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500