İstismara ağır ceza

Satıcı müşterisini uyarmayı ihmal etmemiş.

Bak demiş, “bu ayakkabı bir hafta ayağını vurabilir.”

“Eh ben de bir hafta giymem olur biter.”

...

Bitmez, o ayakkabı yine vuracak.

...

Çocukların istismarından konu açıyoruz.

Neresi var ki orasında çocuklar istismar edilmiyor.

Çocuk istismarı hakkında bu ülkede yılda kaç dava açıldığını merak edenimiz oluyor mu? Ben söylemiş olayım, 2016 yılında açılan dava sayısı 16000.

Ortalama 16 bin 20 bin arası.

Dudakları uçuklatacak kadar yüksek bir rakam...

...

Taciz edilenler kimin çocukları?

Herhalde taciz için özel olarak Merih gezegeninden çocuk gelmiyor, bizim çocuklarımız.

Üstelik istismar yolları sadece on beş yaş altı çocukların evlendirilmesi değildir.

Daha lise çağlarında bekar evlerinde kız erkek aynı yatağı paylaşanları göremiyoruz.

Bekar evleri ile günlük kiralanan evler ne iş görür?

...

Öğretmenleri tarafından tacize uğrayan binlercesi var.

Dilenci çetelerinin cami önerlinde dilendirdikleri körpeler çocuk sayılmıyor mu?

...

İlk başta karma eğitim...

Bu eğitimin dibacesi Hasanoğlan denilen mekteplere dayanıyor.

Kız erkek aynı yatakhaneyi paylaştırmak suretiyle yeni bir nesil üretmeyi deneyen Şef’in Avrupa yakasına bakan takma aklı fazla tutmadı.

Millet bu okullara isyan edince de tarihe karıştılar.

...

Şimdilerde karma eğitimle ne haldeyiz?

Öğretmen diye atananları görüyoruz. Kimisinin eteği belinde, kimisinin cinsel teşhire yol açan daracıklıkları öğrenciye çok güzel örnek oluyor. Ne var ki bu antikalar milli eğitimin bilgisayarlarından tombala usulü ile çıkıyor. Kendilerine hayırları yok...

...

Temele sormuşlar...

“Karadenizliler olarak sorulana neden soru ile cevap verirsiniz?”

“Niçün sorayursun daha?” demiş.

...

Ben de niçin sormayım...

Aile içi şiddeti önlemeye yönelik kadının ayağına cihazı bağlamak, erkeği de mahkeme kararı ile altı ay evden uzaklaştırmak neye yaradı? Aksine, aile cinayetlerini tetikledi.

Eskiden adam sadece karısını öldürürdü şimdi çoluk çocuk demeden öldürüyor, kendi canına da kıyıyor. Demek ki takma akıl yedi adım gidermiş.

...

Hanı nerede yerli aklımız, ahlakımız, şartlarımız, kültürümüz...

...

Aile eğitimi tez elden okullarda ders olarak okutulmalı, eğitimcilerin kaliteleri özellikle ahlaki yönden yükseltilmeli, dilencilerin elindeki çocukları devlet derhal himayesine almalı.

O evler ateşe verilerek yakılmalı.

...

“İğnesi var sokmaz, kanadı var uçmaz, peteği var bal yapmaz” sorusuna Trakyalı, “ bre sokarım ben öyle arıya...” diye cevap vermesi gibi, ben de ruhsuz, alt yapısız ceza artırımına sokarım... Tutmaz, bir haftalık ayakkabı misali yine ayağı vurmaya devam eder...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2024/istismara-agir-ceza.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar