Zina Suçu!

Laik ve Kemalist bir zihniyetin devlet gücü ile korunduğu bir ortamda  zinanın yerini belirleyip yasaklamak öyle kolay bir iş değildir. Bilmek lazım, bu rejim neye zina diyor?

...

Evet, Nasrettin Hoca’ya çirkin olan hanımı sormuş:

“Ey efendi! Şimdi ben kime görüneyim, kime görünmeyim?”

“Kadın, bana görünme de kime görünürsen görün.”

...

Lozan masasından zaferle kalktıklarını iddia edenler Avrupalılara verdikleri sözler gereği, eski ile köprüler tamamen yıkılsın diye yerli hukuku rafa kaldırarak Katolik İtalyan ceza hukukunu ithal etmişlerdir. O gün bu gün müslüman kafası yerine İtalyan kafası...

...

İtalyan kafası.. Erkeğin evli olması durumunda bekar bir kadınla karıkoca gibi sürekli bir yerde yaşmasına zina diyor, diğerlerine demiyor. Kadının zinası farklı. Evli kadının herhangi birisiyle bir sefer dahi ilişkide bulunması yeterli.

...

İşte yüksek Anayasa mahkememizbu tip bir uygulamayı  kadın ve erkek eşitliğine aykırı bulduğundan zina maddesini kökten iptal edince de ilişkiler Sevgililer Günü tebrik ve onayı ile tamamen serbest  sahada mesafe almaya başlamıştır...

...

Sevgililer Günü, zinanın ve fuhşun aklanması demektir... Bir kesimin akladığını diğer kesim yasaklamakla ne kadar başarılı olunacağı tartışılır...

Önce burasını sağlam bir kazığa bağlamak lazım, uzlaşmak lazım.

...

Gelelim işin ham maddesine...

765 sayılı Türk Ceza kanunda değişiklik yapmayı üstlenen zamanın Adalet Bakanı Cemil Çiçek, zina olayını yeni tasarıya koydurtmayıp, piyasa serbestisini yeğleyerek Feministlerin gönlünde aferinli üstün paye kazanmıştır.

İşte bu günkü tartışmaların nedeni de oradan kaynaklanıyor.

...

Şimdi ise kim kiminle nasıl yaşarsa yaşasın ne suçtur ne de kabahat, aksine demokrasi ve de çağdaş, laik  olmanın gereği!..   Cemil Çiçek, siyasetin kişisel getiri tarafından oldukça maharet ehli olduğundan Meclis Başkanlığı sırasında Batı yanlısı olan Padişah Abdülmecit’in ölüm yıldönümünü ilk defa kutlayarak bir yerlere gönderdiği mesajlar 15 Temmuz darbesine kadar yol alabilmiştir. Olsaydı yine bir köşe kapmaca, amma olmadı...

...

Böyle olunca da, kişilerin hataları iktidara mal ediliyor.

İktidar da hata yapan antikaları bulup bir yerlere getiriyor...

...

Yalan değil... Son on yılın atamalarına  bakın, o gibiler amir koltuğunda, iktidarın tabanından gelenler hep yardımcı, yetkisiz, etkisiz, kontrollü...

...

Türk’ün aklı sonradan gelir.

...

Hatadan dönerek, zinanın yeniden suç kapsamına alınması için Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu talimat gereği yapılacak düzenlemenin içeriğini merak ediyorum.

Öncelikle hangi tavır ve davranışa zina diyeceğimiz oldukça önemli...

...

Günlük kiralanan evlerde alenen işlenen haltlar  zebil...

Çağdaş yaşam” adı altında fuhuş yapan bekar evleri var. Genç kızlarla bekar erkekler “arkadaş” ayaklarında aynı evi ve yatağı paylaşıyor....

...

Çağdaş Yaşam deniyor... Fanusu da Kemalizm, çağdaşlık, laiklik...

Özellikle turist çeken kumsal lüks mekanlar daha aşırı, kontrolsüz.

Para karşılığında kandırılan genç yaştaki kız çocukları ile erkek çocukların pazarlanması her halde yetkililere ulaşmıyor... Ulaştı diyelim, bu kirli sektör zina kapsamına alınarak çökertilecek mi?Yoksa yine İtalyan kafası mı olacak?

...

Hani günümüzde “çocuk istismarı” diye bir sorunla karşı karşıyayız..

İstismar küçük yaştaki çocukların evlendirilmesine yönelikse kıyametler kopuyor.

Değil, lüks ötelerle buluşma evlerinde işlenir, veya körpe çocuklar cami önlerinde dilenci çetelerine para ve merhamet dileniyorsa ses yok. İkisi de istismar da birisi dine yüklendiği için öfkeli, diğeri kapitali ilgilendirdiği için sessiz, himayeli...

...

Hem fuhuş ve istismar sahasında hem de kumar konusunda avanta geçerli, başka ne diyebiliriz. Hasılat bölüşülünce kimse kimseyi görmüyor, geçinip gidiyor.

...

Kumarhane fuhuş hane kaynıyor her taraf...

....

İşte merakımız, devlet sahaya inecek mi!

Yoksa aynı devlet... Zinanın her çeşit felsefe dalında mahareti olanların tabutlarını önden kavrayarak halka tasvip ve onay görüntüsü anlamı taşıyan yarenliğine devam mi edecek? Edecekse, zinayı suç saymanın bir anlamı kalmaz.

Boşa kürek çekeriz, halkı aldatmış oluruz.

...

Evet devletimiz Afrin dağlarında atakta, uçaklarımız semalarda, roketlerimiz hedeflerinde. Alanın alası... Amma ahlaki dejenerasyonunda ne topu var ne de tüfeği.

Serbest piyasa, bırakınız etsinler bırakınız yapsınlar...

...

Zina ciddi bir meseledir. İslam hukuku, kadın ve erkek zinasını farklı görmez.

Esra süresi 32. ayette, “zinaya  yaklaşmayın, gerçekten o, çirkin bir hayasızlık ve kötü bir yoldur”  şeklinde ikaz ettiği gibi, zina yapan kadın ve erkeğe 100’er değnek vurulmasını da emreder. Tevrat ise, daha şedit.

İsrailiyet hukukunda, evli kişinin zina yapması halinde cezası ölümdür.

...

İslam hukuku, kişi dokunulmazlığına saygılı, ancak onun da hareket tarzı  toplumun genel ahlak çerçevesine kadardır, orada son bulur, ileriye bir adım dahi atamaz....

...

İşte o adımı nasıl atacağımızı merak ediyorum, eskinin aynısı olacaksa...

“Eh kadın bana görünme de kime görünürsen görün.”...

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/2011/zina-sucu.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar