Afrin ve Alçı

Asker Afrin'de milli varlığımıza yönelik bir tecavüzü önlemeye çalışıyor. Hedefi Türkiye olan PKK devletini engellemek için kanını sebil ediyor.
Bu ülkede yaşayan herkesin onlara minnet borcu var.
Asker vatana vücudu siper ederken kimse bu terör örgütüne selam gönderemez.
Öcalan'a methiyeler düzemez.
Vatan toprağını zihinlerde parçalamaya yönelik Kürdistan tabirini kullanamaz.
PYD'nin Afrin'de yaptığının bir benzerinin psikolojik alt yapısını burada kuramaz.
Fikir özgürlüğü ile ihanet özgürlüğü veya teröre arka çıkma özgürlüğü birbiriyle karıştırılamaz.
Afrin operasyonu ile ilgili eleştiriler, yol gösterici tenkitler olabilir. Önemli olan bunu daha iyi ve faydalı olanı bulma cehdiyle yapmaktır. Ama mücadeleyi zaafa uğratma amacı taşıyan maksatlı eleştiriler, örgüte oksijen pompalayan beyanlar bu töleranstan yararlanamaz.
Örgüt liderine övgü, cephede olanlara hakarettir.
HDP kongresinde yapılan tam da budur.
HDP, hala içimizde bir Rus bir Yunan partisi gibi hareket ediyor.
Millet kan ağlarken şehit cenazeleri üzerinde dans ediyor. Bunun gereği mutlaka yapılmalıdır.  Beka savaşında bile hainlikten vaz geçmeyenler hiç bir hukuki korumdan yararlanamaz, yararlanamamalı.
Apo'ya selam gönderenler maaşını bu milletin vergilerinden alıyor. Milletin verdikleri ile semirip sonra da o millete ihanet etmek sadece içimizdeki hainlere mahsus bir keyfiyet.
Yargı, askerimizi arkadan vuran bu güruha karşı gereğini yapmalıdır

KEÇİ OTLAYAN KAYALIKLAR
Büyük mütefekkir Nagihan Alçı, geçen hafta üç beş keçinin otladığı kayalıklar için savaşılmaz dedi. Demek ki vatan dediğimiz şey keçilerin otlamadığı, kayalık olmayan yerlerden oluşuyor. Alçı'nın vatan algısı bu. Vatanın kaya ,toprak, taş, otlak diye ayrılamayacağını her parçasının aynı kıymette olduğunu düşünemiyor. Taşı toprağı vatanlaştıran biziz. Vatan toprağı verimli verimsiz, kayalık ormanlık diye kıymetlendirilmez. Değerini nasıl olduğu değil, inançlarımız ve uğruna sebil ettiğimiz kanlar verir. Vatansız, coğrafyasız aydınlar bunu anlayamaz. Alçı'da anlayamamış. Bu tip ifadeler vatan algısını tahrip etmekten başka işe yaramaz. Bu kafa ile hareket edildiğinde vatan toprağının bir kısmı uğruna dövüşülebilir, bir kısmı dövüşülemez hale gelir. Toprak değerini vatan oluşundan değil, ürettiği değerden almış olur. Mesela, başkalarına ait verimli bir toprak parçası vatanın kayalık parçasından daha kıymet ifade eder. Bu tür bir algı biçiminde vatan manevi bir anlam içermez, doyulan yer derekesine iner.
Türkiye'nin temel sorunlarından biri budur! Hala gazete köşeleri bu tiplerle dolu. Birileri vatan için ölüyor, birileri o duyguyu zayıflatıyor. Köşe yazarı olmak için bir partiyi tutmak kâfi mi, ya vatan?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1995/afrin-ve-alci.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

MEHMET ERTEM
16.02.2018 11:00
AĞZINIZA YÜREĞİNİZE SAĞLIK SAYIN VEKİLİM.

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar