Vicdan karası yüzkarasından beterdir

İnsanların, her konuda objektif ve tarafsız olmaları beklenmez. Zira insan, yetiştiği çevre ve kültürün şekillendirdiği bir zihin yapısına sahiptir; bütün olayları da bu çerçeveden değerlendirir. Objektif ve tarafsız olmayı başaranlar, yalnızca hakkı teslim edenlerdir.

Falih Rıfkı Atay, Çankaya adlı eserinde Birinci İnönü Savaşı’nı hezimet ve buna bağlı olarak İnönü’yü başarısız gibi gösterenlere şöyle serzenişte bulunur:

“Teşbihte hata olmaz derler. Mareşal Petain, İkinci Dünya Harbi’nde Almanlarla işbirliği ettiği için Fransız vatanseverleri tarafından idama mahkûm edilerek bir zindan köşesinde ölmüştür. Fakat Mareşal Petain’in Birinci Dünya Harbi’nde Fransız ordusuna kazandırdığı şeref, bir milli şeref olarak kalmıştır. Hatta o şeref Petain’in adından ayrılmamıştır. Hiçbir Fransız politikacısı, Petain’in ne kadar kötü bir Fransız olduğuna kendi milletini inandırmak için, Fransa tarihinin bir şerefine hakaret ve iftira etmeyi düşünmemiştir.”

Atay, bunları yazarak “İnönü’nün hakkını yemeğin” demeye getiriyor. Ama kendisi aynı kitabının birçok yerinde Osmanlı hükümetinin aldığı kararları teftiş etmek üzere İngilizlerin geldiğini yazdığı halde, bir tek defa dahi Osmanlı hükümetinin bu kararları İngilizlerin baskısıyla aldığını kaleme alamıyor. Üstelik bu şekilde alınan kararlar üzerinden Osmanlıyı kötülemekten de geri durmuyor.

Şayet Atay, başkasından beklediği kadar kendisi dürüst bir kalem olabilseydi, ileri sürdüğü hatalar adına altı yüz yıllık Osmanlının şeref dolu tarihi adına, karalamaya yanaşmaması gerekirdi.

Ama çok iyi biliyoruz ki her varlık, kendisini besleyen kapının sadık bir kuludur. Atay gibi Çankaya’nın sofra artıklarıyla beslenen gazetecilerin başka türlü yazmalarını da beklemiyoruz zaten.

Günümüz politikaları içinde de benzerlerini sıkça görüyoruz. Siyasi kaygıları adına memleket yararına yapılan hiçbir faaliyeti onaylamayan, hatta Mehmetçiğin göğüs göğüse çarpıştığı teröristlere bile “terörist” diyemeyen siyaset kılıflı, köle kılıklı habis yüzleri seyrediyoruz.

İnsanı hakka götüren ve insana hakkı söyleten, insandaki vicdan duygusudur. Görüldüğü gibi bir insan vicdanî adaletini kaybettiği zaman, duracağı bir durak, gözeteceği bir ölçü kalmamaktadır.

Zira vicdan karası, yüzkarasından daha beterdir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1993/vicdan-karasi-yuzkarasindan-beterdir.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar