PKK’nın Medya Uzantıları

Terör mücadelesini akamete uğratmak, askerin polisin moralini bozmak için bazıları olağanüstü çaba harcıyor.

Köşe yazılarında, TV programlarında operasyonlar bağlamından çıkarılarak takdim ediliyor.

Neymiş efendim, Kürtler imha ediliyormuş, operasyonlar Kürtlere yönelikmiş... Bunları söylemek için vicdansız olmak yetmez aynı zamanda ahlaksız da olmak gerekir. Hatta bu bile yetmez PKK ile aynı kaptan beslenmek gerekir.

Aynı iddiaları PKK/HDP ikilisi de dile getiriyor. Sivil vatandaşlar katlediliyor iddiasının arkasında da aynı zihniyet yatıyor.

Bugüne kadar teröre karışmayan, örgüte lojistik destek sağlamayan hangi Kürt’e dokunulmuş, hangisi mağdur edilmiş.. Bu iddialar Kürt kardeşlerimizi devletine milletine karşı kışkırtmak, PKK’nın vatandaşlarımızı ayrıştırmak için yaptığı ihanete katkıda bulunmaktır.

Etnik kökenine bakılmaksızın bu ülkede her fert öteki ile eşittir. Cumhurbaşkanlığına kadar bütün makamlar kendilerine açıktır. Devlete kadro alınırken kimseye etnik kökeni sorulmaz. Üstelik bu, bugüne ait bir keyfiyet değildir. Dün de böyleydi, bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır...

Operasyonlar Türk’ün de Kürt’ün de düşmanı olan emperyalizmin oyuncağı PKK’ya karşıdır. Bu tip geniş çaplı operasyonlarda bazı hataların, istenmeyen durumların olması muhtemeldir. Ancak istem dışı meydana gelen istisnai olaylardan, kazalardan yola çıkarak operasyonları -Kürtlere yönelik-olarak nitelemek ihanettir.

Yazık ki terör mücadelesinde hala büyük eksiklikler var. Bir örgütü yok etmek için finans kaynaklarının, siyasi uzantılarının, eğitim yuvalarının, medya uzantılarının tek tek ele alınıp etraflı bir mücadele verilmesi gerekir. Bugüne kadar  bu yönde tek bir adım atılmadı. Sanki PKK’yı yok etmek yerine terbiye etmek için mücadele ediliyor. Bu PKK’nın bir süre sonra yeniden Türkiye’nin, milletimizin başına bela olması demektir. Paralel yapıya kayyum atayan savcılar, yargıçlar, Emniyet mensupları niçin PKK’nın finans kaynaklarını görmüyor? Nitekim, bazı kesimlerde bu soru sıkça soruluyor. Yaptığımız yurt gezilerinde vatandaş daha etkili bir mücadele isteğini dile getiriyor, artık bitirin bu işi diyor. Teröristi yok etmek sadece terörü yok eder, bölücülüğü, ayrışmayı, parçalanma düşüncesini yok etmez. Esas dikkatin bu noktaya verilmesi gerekir.

Bu propagandaların bu kadar çok dillendirilmesinin sebebi PKK ile aynı çizgide çok sayıda gazetecinin, yayıncının, TV yapımcısının olmasıdır. Daha dün ceza alan Can Dündar’ın Apo’nun belgeselini yapmak için on defa İmralı’ya haber gönderdiğini öğreniyorsunuz. Bir bakıyorsunuz Öcalan, NTV’de  aylardır yönlendirme yapan Bekir Ağırdır’a, Cumhuriyet’ten Nuray Mert’e selam göndermiş. Hiç ummadığınız isimlerin Öcalan’a selam ve bağlılık mesajları gönderdiğini görüyor, hayret ediyorsunuz. Şu an TV ve gazetelerde bu şekilde arz-ı endam eden en otuz isim var. İnsanlar her gün bunları okuyor, bunları dinliyor ve yalan yanlış haberlerin etkisi altında kalıyor. Deliği bir yerden tıkayıp on yerden açık bırakıyoruz. Ondan sonra da terör ve ayrılıkçılık niye bitmiyor diye şekva ediyoruz. Bu mücadele çok yönlü yapılmadıkça PKK’yı geçici olarak etkisizleştirmekten öteye gitmez. Bu iş uzadıkça da daha çok ayrışır daha çok savrulur ve daha çok kaybederiz. PKK’nın en etkili kanadı medyadadır, ne yazıktır ki otuz yıl boyunca hep ihmal edilmiştir.

GAZETEVAHDET

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/199/pkknin-medya-uzantilari.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Mustafa Yıldırım
09.06.2017 12:02
Mucadale tam yapılsa zaten ya Biter yada minimize olurdu hocam.Turkiyede buişin bitmesiniistemeyenler var

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar