Sevincimiz kursağımızda kaldı

Veyis Güngör
9.2.2018 06:46:50

Geçen hafta Hollanda medyasında Hollanda Türkiye ilişkilerinin düzeldiğine işaret eden yazılar yazılmıştı. Uzmanlarla yapılan söyleşilerde de artık iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kaldığı yerden başlayacağı sinyali verilmişti. Ben de bu haberlere sevinmiştim. Ve buradan hareketle Pazar günkü yorumumda Hollanda Türkiye ilişkileri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştım.


“Uzun bir süredir donmuş olan Türkiye-Hollanda arasındaki diplomatik ilişkiler erimeye başladı. Son haftalarda meselenin göründüğü gibi olmadığı, perde arkasında en yüksek düzeyde görüşmelerin yapıldığı ortaya çıktı. Örneğin Hollanda’nın Zeytin Dalı Operasyonuna karşı tutumu, Türkiye tarafından oldukca olumlu değerlendirildi. İki hafta önce iki ülkenin Dışişleri Bakanlarının Canada’daki Kuzey Kore Konferansındaki son görüşmeleri iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden canlanması olarak değerlendirildi.

Türkiye-Hollanda ilişkilerinin yeniden canlanması iki ülke toplumu için sevindiricidir elbette. İki ülkede ticaret yapan, yatırımları olanlar için de heyecanlı bir gelişmedir. İlişkilerin iyiye gitmesi hiç şüphesiz Hollanda’daki Türk toplumu için de bir o kadar daha sevindirci ve hem de rahatlatıcı bir gelişmedir. Olumsuzluklar insanların morellerini bozuyor. Can istemezliğine sebep oluyor...”


Bakınız Hollanda Dışişleri Bakanı Halbe Zijlstra Türkiye’nin Zeytin Dalı Operasyonu ile ilgili bir soru üzerine şu açıklamayı yapmıştı: “Türkiye'ye karşı açıkça saldırılar oldu. Türkiye'nin kendini savunması için yeterli işaretler var. YPG masum değil. YPG ile PKK arasında güçlü bağlantılar var. PKK ise hem Hollanda hem de Avrupa'ya göre bir terör örgütüdür”.


Bize bu açıklama bile başlı başına, Türkiye-Hollanda diplomatik ilişkilerinin iyiye gittiğini haber veriyordu. Bakanın bu sözleri bizi büyük bir sevince gark etmişti. İçten içe sevinmiştik. Medyada çıkan olumlu haberler, hızla sohbet grupları arasında yayılmıştı.Yüreklere su serpilmişti adeta. Zira yaklaşık bir yıldır iki ülke arasında yaşanan diplomatik ilişkiler Hollanda Türklerine olumsuz şekilde yansımıştı. İş arayanlar, öğrenciler, siyasetçiler, girişimciler yani günlük hayatın içinde etkin olanlar aylardır tedirginlik yaşıyorlardı. Her konuyu, gelişmeyi tekrar tekrar izah etmek, açıklamak zorunda kalmışlardı.

Hatta bazı sivil toplum koruluşları iki ülke arasındaki ilişkilerin devam etmesi, normalleşmesi için bir takım girişimlerde bulunmuşlardı.

Ancak hafta başında, Pazartesi sabahı Hollanda Dışişleri Bakanı Halbe Zijlstra iki hafta önce yaptığı açıklamaya gölge düşürür bir açıklama yaptı. Bakan Zijlstra yazılı bir açıklama yaparak, yaklaşık bir yıldır Türkiye’de bulunmayan Ankara Büyükelçisini resmen geri çektiğini söyledi.


Neye uğradığımızı, neler duyduğumuzu anlayamadık. Resmen şoke girdik. Neyi hayal ediyorduk? Neye seviniyorduk? Ve neler duyuyorduk. Hafta sonu, Cumartesi ve Pazar ne olmuştu? Böyle bir karar nasıl alınmıştı? Cevap bekleyen sorular...

Kaldıki, resmen geri çekilen Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi açıklama yapıldığı saatlerde saygın bir Hollandalı Türk işadamı ile kahve içiyordu...

Bakanın açıklaması medyaya düşer düşmez, mesajlar arka arkaya geliyordu. İlk mesaj Konya’dan değerli dostum Ahmet Elden’den geldi. Elden ‘Başkanım Hollanda Büyükelçisini çekmiş. Hayırdır inşaallah’ diyordu. Almanya’dan Adil Dönmez twitterden ‘Hollanda Büyükelçisin Türkiyeye sokulmaması ve Hollandanın kuyruğu dik tutmak için olmayan büyükelçiyi geri çekmesi konusunda Veyis Güngör’den açıklama bekliyoruz’ diyordu. Ben de o haleti ruhiye içinde şu cevabı verdim: ‘Adil sorma, Pazar gün yayınladığım yazıda oldukça olumlu bir tablo çizmiştim. Aşağıda okuyabilirsin. Ancak Pazartesi Hollanda sert açıklmayı yapınca şoke oldum. Şoku atlatınca gerekli açıklamayı yapacağız elbette. Şimdilik bu kadar’. Bu cevaba gazeteci Muhsin Ceylan ise şu yorumu yapmış: ‘Veyis Hocam, Hollanda-Türkiye krizini parakende değil, sıfırdan nasıl nereye gelindi şeklinde yazmak lazım. Kalemi buna müsait olanlar buyursun. Zira gerçek tablo, medyadaki yansıtıldığı gibi değil, malumunuz’.

İki ülkeye aidiyet duyan insanlar olarak, yaşanan gelişmelerden ne kadar etkilendiğimizi uzun uzun anlatmaya gerek yok. Yaklaşık bir yıldır içinde bulunduğumuz haleti ruhiyeden kurtulmaya yönelmişken, ilişkilerin tekrar donması sevincimizi kursağımızda bıraktı. Ümidimiz iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin bir an önce yeniden başlamasıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1973/sevincimiz-kursagimizda-kaldi.html

Sizin Yorumunuz

*
*

Diğer Yazılar

AVRUPA’DA DEMOKRASİ TARTIŞMALARI VE TÜRKLER’İN AHİLİK SİSTEMİ
MİLLİ KÜLTÜR ŞURASI VE YURTDIŞI TÜRKLER
ONBİR MART: EN UZUN AKŞAM... (1)
AVRUPA’DA NELER OLUYOR, NELER KONUŞULUYOR?
BOZKURT KOLYESİ ve REFERANDUMDA EVET...
FRANSA SEÇİMLERİ VE AVRUPA'NIN GELECEĞİ
AVRUPALI TÜRKLER NE YAPMALI?
Türk Hava Yolları Genel Müdürüne Açık Mektup!
HİLMİ OFLAZ AĞABEYİ ANARKEN...
VAHDET-İ VÜCUD ONTOLOJİSİ VE YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURU…
LUTHER VE TÜRKLERİN DİNİ
ÇOCUKLARA AÇIKLAMALI HOLLANDACA KUR’ÂN-I KERÎM PROJESİ
CUMHURBAŞKANI’NDAN SİVİL TOPLUMA MESAJLAR
AMSTERDAM VE LAHEY"DE BAYRAMLAŞMA
OĞUZ'UN ÇOCUKLARI UYANDIRILMALI
15 TEMMUZ'UN BİRİNCİ YILINDA AVRUPA'DA OLUŞ(TURUL)AN ALGI
ÜLKÜ DEVİ İLE YAYLADA AYRAN İÇTİK
ERDOĞAN, AVRUPA'DAKİ TÜRK DİASPORASI ve AİDİYET
SCHRÖDER VE MERKEL ALMANYA’SI
Mehmet Görmez, Carullah ve Batı’nın İslam İdraki
ANKARA SESİMİZİ DUYDU, TÜRK DİASPORASI TBMM’DE
21. YÜZYIL AVRUPASI VE VAROLUŞ TÜRBÜLANSI
AVRUPA VE TÜRKİYE’NİN SİYASET SORUNU
AVRUPA’NIN İÇ KAVGALARI
AVRUPA 19. YÜZYILA GERİ Mİ DÖNÜYOR -1-
AVRUPA 19. YÜZYILA GERİ Mİ DÖNÜYOR? -2-
ALMAN DÜŞÜNÜRLERE NE OLUYOR?
AVRUPA SEÇİMLERİ YAPILDI, ŞİMDİ DÜŞÜNME ZAMANI
DÜŞÜNME, ANLAMA VE YENİ BİR VİZYON GELİŞTİRME
AVRUPALI TÜRKLER VE GELECEK İÇİN BİR VİZYON TEKLİFİ
FRANKFURT OKULU VEYA KÜLTÜREL MARKSİSTLER, AVRUPA SAĞCILARININ KORKULU RÜYASI
AVRUPA MÜSLÜMANLARI VE SİYASİ BİLİNÇ
500 YIL ÖNCE BUGÜN, AVRUPA’NIN YENİDEN VAROLUŞ DÜŞÜNCESİ KİLİSE KAPISINA ASILMIŞTI
AVRUPALI TÜRKÜN HALET-İ RUHİYESİ VE GELECEK VİZYONU
IRKÇILAR TANRI’YI VE BEYAZ AVRUPA’YI İSTİYORLARMIŞ!
RUSYA’NIN UZUN KOLU VE BİLGİNİN SİLAHLAŞTIRILMASI
TÜRK VE ALMAN DÜŞÜNCE GELENEĞİNİ BESLEYENLER: YUNUS EMRE VE MEISTER ECKHART
MESELE AFGANİSTAN MI YOKSA İPEKYOLU MU?
AVRUPALI TÜRKLERİN TEDİRGİNLİĞİ DEVAM EDİYOR
OTUZ SENE ÖNCE BUGÜN
AVRUPA'DA GELECEK VİZYONUMUZ VE TÜRKÇE
O KOCA KOMÜNİST BİLE AMERİKA MODERNİTESİNE TESLİM OLDU YA !
AVRUPALI OLMAYANLARA GÖRE AVRUPA VE AVRUPA BİRLİĞİ
AİDİYET VE ÇAĞDAŞ ZENCİ MUSA’LAR...
Gölge Güç: Lobi grupları ve siyaset ilişkisi
Kul İnsan, Geleceğin Veri Diktatörlerinin Korkulu Rüyası mı?
İhsan, İslam felsefesinin özünü oluşturur
Kitap fuarında kısmetime düşen kitap...
21. yüzyıla dair sözü olanlar Amsterdam'da buluşuyor
Transatlantik düşünceden çok kutuplu dünyaya
İslam, İnsan ve İyilik
DENK’in başarısı ve 'Yeni entegrasyon' tanımı...
Yüzyıl önce Hollanda demokrasisinde yaşananlar
Hollanda’da, popülizme inat, Arapça konuşan sıra dışı bir Bakan…
Türk laleye, lale Türk’e aşık…
Avrupa kültürü nedir?
Farklı bir ‘Milli Kimlik’ tartışması
68 ruhu ve Avrupa’da yeni sağ hareketler!