Hakikate karşı suç işlemek

Eklenme Tarihi: 04.02.2018 09:51:46 - Güncellenme Tarihi: 20.01.2020 20:32:53

Bugünkü yazıma, İbikos adlı Yunanlı bir lirik şairin bir sözünü alarak başlamak istiyorum. Bu söz, kanaatimce, her dönemde insanlara çok şeyler söyleyen bir sözdür. İbikos şöyle diyor: ?İnsanların beğenisini kazanmak için tanrılara karşı suç işlemek?. İnsanlığın her dönemde başta gelen kusurlarından birisi, bu olsa gerek.

Bu sözde, ?tanrılara karşı suç işlemek? yerine, ?hakikate karşı suç işlemek? ifadesini koymanın tarihsel açıdan daha doğru olacağını düşünüyorum. Çünkü hakikat, kendisine erişildiğinde, erişene en büyük mutluluğu verendir. Hakikatin verdiği mutluluk nispetinde, ona ulaşmanın da zor ve meşakkatli, çileli olduğunu hatırda tutmak gerekir. Zira hakikat, açığa çıktıkça bizde pek çok şeyin sönmesi gerekir. Çünkü hakikatin ışığı, bütün varlığı aydınlatır ve başka ışıkların ne kadar da sönük olduğu anlaşılır. Hakikat açığa çıktıkça; dünyaya ilişkin arzuların, isteklerin, gururun, övünmenin, zenginliğin, zevkin istenilmesine dair iradenin azalması gerekir. Hakikat bizden, kendisi dışında olanlardan feragat etmemizi ister ve bekler. Bunun için de duygularımıza, içgüdülerimize, bedenimize hitap etmez. Ruhumuza, aklımıza hitap eder. Aklın, temaşa etkinliğinde bulunması suretiyle kendisiyle muhatap olacağımızı bilmemizi ister. Çoğunluk, böyle bir muhatap olma haline uzaktır ve hatta böyle bir halin varlığından da habersizdir. Bu, çok az sayıda insana nasip olur. Ama onlar, bu hali kendilerine nasip kılmasını bilebilmiş insanlardır. Hal böyle olunca, insanların çoğu, Tanrı?ya ya da hakikate doğru yürümek yerine, Tanrı ya da hakikatin kendilerinden istediklerini yerine getirmek yerine, Tanrı ya da hakikatin arzu etmediği ama insanın da hoşuna giden zevk verici durumların peşinden koşmayı tercih ederler. Bir devlet adamı, pekala iktidardan aldığı zevk uğruna insanların hoşuna gidecek sözler söylemekten çekinmez. Onların övgüleri karşısında kendisini unutabilir. Onlardan övgülerin devam etmesini sağlamak için elinden geleni yapmaya devam edebilir.

İnsanların çoğunun cahil olduğu, hayatını masallarla idare ettiği, miskince yaşamanın adeta sufice yaşamak olarak görüldüğü bir toplumda; cehaletin övülmesini, efsanelerin gerçek gibi anlatılmasını, fakirliğin şükür ve kanaat etme sayesinde normalleştirilmesini sağlamak hiç de zor değildir.

Bu türlü durumlar, güçsüzlerin ahlak konusunda tutarsızlıklarına neden olmak gibi bir sonucu da doğurur. Yalakalık, övme, kutsallaştırma, mükemmel görme, idealleştirme gibi gerçekle ilgisi olmayan davranma biçimleri değerli olarak görülmeye başlanır. İnsanlar arasında, bu konuda yarışmalar başlar. Güce tapınma, en önemli değer haline gelir.

Bir toplulukta, göze görünür olmak ve ön sıralarda yer almak için kendisine fırsat verilmesinin nedenlerini farklı biçimlerde oluşturmanın yollarını aramaya başlayan insanların sayısındaki artış, bahsedilen nedenlerin niteliğine uygun bir topluluk içinde bulunduğumuzu gösterir.

Bir toplulukta, kendi bireysel yeteneklerinin iş görmeyeceğine inanan insanların sayısı ile o toplumun niteliği arasında ters orantı vardır.

Kendisini, hazır ve revaçta olan bir kimlik içerisnde bulunmakla daha güvenli olduğuna inanların sayısı ile o toplumun niteliği arasında yine ters orantı vardır. Bunların sayısını artırmak mümkündür. Ama böylesine ters orantıların sıkça yaşandığı toplumlarda bireylerin saçmalama yüzdelerinin arttığını da söylemek mümkündür. İşte asıl olarak hakikate karşı işlenen suç, bu saçmalamalardan kaynaklanır. Siyasetin ve eğitimin amacı, bu ters orantıların ve saçmalamaların sayısını azaltmak olmalıdır. Medeni olmak, başka türlü sağlanabilecek bir durum değildir.

Hakikate karşı suç işleyerek elde edeceğimiz şan, şöhret, övgü, haz, güç gibi haller, kendilerinden sonra yaşayacağımız mutsuzlukların nedeni olurlar. Çünkü insanı, hakikate uygun davranmak kadar hiçbir şey mutlu etmez ve huzurlu kılmaz.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1963/hakikate-karsi-suc-islemek

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
29.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
14.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
08.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
25.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI