Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur

Eklenme Tarihi: 26.01.2018 12:03:41 - Güncellenme Tarihi: 23.02.2020 20:16:47

Dünya siyasetine yön vermek Ortadoğu üzerinde söz sahibi olmaktan geçmektedir. Başta Amerika, Rusya, İngiltere, olmak üzere perde arkasından İsrail?in dış politika noktasındaki tüm gayreti, Ortadoğu?ya hakim olmak üzere kurgulamaktadır. Ortadoğu?nun zengin yeraltı kaynakları ve jeopolitik konumundan faydalanmak isteyen emperyal güçlerin elindeki en tehlikeli silah, bölgenin aslında bir zenginlik olarak görülmesi gereken farklı yapıdaki dini, mezhebi, etnik ve kültürel dokusunun sanki bir çatışma unsuru gibi bölge insanına kabul ettirilerek medeniyet içi bir çatışma oluşturma potansiyelidir. Böyle bir çatışmadan doğacak boşluktan böl, parcala ve yönet stratejisi ile bölgeye hakim olmak isteyen emperyal güçlerin, bu taktiklerinde bugün ateş topuna dönen bölgeye bakıldığında, kısmende olsa emellerine ulaştıkları ortadadır.

Ortadoğu coğrafyası Türkiye, İran, Afganistan?ı içine alan ?Türk-İran Havzası?, Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Aran Emirlikleri, Kuveyt, Umman, Katar ve Yemeni içine alan ?Arap Yarımadası?, Irak, Lübnan, İsrail, Ürdün, Suriye?yi içine alan ?Hilali Münbit? ve Afrika kıtasındaki ?Mısırdan? oluşan dört bölgeden meydana gelmiştir. Aslında bölge 20. Yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti?nin sonrasında emperyal devletler tarafından cetvelle çizilen suni sınırlarla birbirinden ayrılmış ve irili ufaklı devletlere parçalanmış daha sonra da İsrail?in habis bir ur gibi yerleştirildiği bir coğrafyadır. Bugün emperyal devletler tarafından enerji politikalarına ve İsrail?in güvenlik problemine dayalı olarak yeniden dizayn edilmek istenen bölgede, sahnelenmek istenen oyunlara direnecek iki ülke, İran ve Türkiye?dir. Ancak Türkiye?nin İran?dan farklı olan yanı direnme kabiliyetinin yanısıra tertip edilen oyunları bozacak ve yeni oyun kurabilecek güce de sahip olmasıdır.

Fırat Kalkanı Operasyonu ile başlayan, El Bab hamlesi ile rayına giren, Kerkük?teki sözde referandum sonrasında Barzani?nin geri adım artırılması ile istikrar kazanan ve bugün Afrin?e yapılan Zeytin Dalı Harekatıyla kararlı duruşu dönüşen yarın da Münbiç yolundayız denilerek meydan okumaya doğru giden süreç, Türkiye?nin bölgede artık figüran değil aktör olarak sahaya indiğini gözler önüne sermektedir. Türkiye?nin bir plan çerçevesinde ?süreç odaklı? tüm bu hamleleri aslında bölgede artık ?sonuç odaklı? stratejileri hayata geçirdiğini bize haber vermektedir.

 Türkiye?nin jeopolitik konumu, bölge halklarıyla olan kültürel derinliği, köklü devlet geleneği ve insan unsuru ile son yıllarda savaş teknolojisinde sağladığı ilerleme ile dışa olan bağımlılığı azaltması neticesinde elde ettiği güçle sahaya inmesi, Ortadoğu?daki tüm dengeleri sarsabilecek mahiyettedir. Bu hakikatin farkında olan bir siyasi irade ile üretilecek dış politikanın etrafında kenetlenen milletinin gücünü arkasına alan Türk Devletini durdurmaya, ne sadece hainler öldürüldüğü zaman sahneye çıkarak savaşa hayır tiyatrosu sahneleyen içimizdeki sözde uyduruk sözde stk?lar aydın ve  sanatçılar ne de onların ipini elinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir.

 Netice itibarı ile birileri Türk?e kefen biçmeyi göze alıyorsa, ölümlerinin de korkunç olacağını hesap etmelidirler. Bugün Afrin?de düştükleri durumda bunun bir tezahürüdür. İçimizde zihinlerini satmış olarak emperyal güçlere uşaklık edenler ilk önce bize kefen biçmeye çalışanlara dönerek savaşa hayır desinler de, samimiyetlerine inanalım; yoksa nefsi müdafa yapan asil ve necip Türk milletine dönerek, savaşa hayır derken hem komik hem zavallı bir duruma düşüyorlar. 

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1942/yaban-elma-sevdalisi-aydinlar-ve-agbabalarina-duyurudur

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

22.08.2019 Toplu Sözleşme Mağduru Memura Bir de Böyle Bakalım
15.08.2019 Hükümetler, Sendikalar ve Ülkenin Geleceği?
08.08.2019 Emek, Ücret, Sosyal Adalet...
05.08.2019 Sınırlar Arasında
21.07.2019 İmam Maturidi'nin Türk-İslam Düşüncesindeki Yeri ve Önemi
11.07.2019 Sosyal Devlet mi Dediniz?
21.03.2019 Sen yoksan kimse yoktur
23.02.2019 Adalet Mülkün Temelidir
15.02.2019 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Hocamız ne yapmak istiyor?
13.02.2019 Medeniyet, kültür, eğitim ve terbiye
30.01.2019 Ahi Evren ve günümüze iz düşümü
31.12.2018 Seyit Ahmet Arvasi Hocamızı anarken?
30.11.2018 Mesleki eğitim ve Milli Eğitim Bakanlığı
27.11.2018 Ziya Selçuk Bakanımızın köy enstitüsü açıklamasına dair?
24.11.2018 Asgari ücretlinin arzuhali
04.11.2018 Uganda Kampala Büyükelçimiz Romalı mı?
23.09.2018 Sessiz sedasız bir Ahilik Haftası daha kutlandı
18.09.2018 Eğitim sistemimiz temelinden yeniden inşa edilmelidir
26.08.2018 Anadolu'ya Türk damgasının vuruluşu
08.08.2018 Ekonomik kriz ve zihniyet değişimi
02.08.2018 Uşaklar ve efendileri kazdıkları kuyuda boğulacaktır
28.07.2018 Siyaset Kavramı ve Din İlişkisi
24.07.2018 Değişimin lokomotifi eğitimdir
04.06.2018 LGS?nin Düşündürdüğü Hakikatler
11.05.2018 Vakıf kültürü hoyratça harcanmamalıdır
07.05.2018 Değişen Türkiye
28.04.2018 Sivil toplum ve demokrasi
24.04.2018 Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir
17.04.2018 Tarih şuuru
06.04.2018 Maturidilik ve Alperenlik
23.03.2018 21.Yüzyılın alpereni Muhsin Başkan?ın anısına
15.03.2018 Türkiye?nin Ortadoğu?daki mücadelesi bir milattır
28.02.2018 Millet ve milliyetçilik üzerine
14.02.2018 Okullar düzelmeden nesiller düzelmez
30.01.2018 Emperyalist Zihniyetle Mücadele ve Okullarımız
26.01.2018 Yaban Elma Sevdalısı Aydınlar ve Ağbabalarına Duyurudur
24.01.2018 Kızıl Elma ve Yörük Teyze
18.01.2018 HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR