DÜŞÜNCE UFKUNDA YERLİ Mİ KALMALIYIZ, MİLLİ Mİ OLMALIYIZ?

Son günlerde, siyasetçiler üzerinden, bir kavram düşünce dünyamızda salınmaya başladı: Yerli düşünce.

Eski dilde “yerli”nin karşılığı “mahalli”dir; “bir yere, bir yöreye ait olmak” yani,  mahalli sanatçı, mahalli folklor ekibi, mahalli şive gibi.

Doğduğumuz yer, yöre, mahal insan üzerinde silinmez izler bırakır. Cem Karaca’nın “İşçi doğdun işçi kal” demesi gibi “Yerli doğdun, yerli kal, yerli düşün” diyemeyiz çünkü “Aşiretten millete giden süreç”te yerlilik sadece ilk basamaktır. Sosyolojik anlamda millet olabilmenin ilk şartı aşiret değerlerinden milli değerlere yükselip kaynaşmaktır. Millet sürecinde “yerli düşünce” ayak bağıdır, aşiret kafasıdır.

Şimdi “yerlilik/mahallilik” kavramlarına biraz daha yakınlaşalım.

Ankara için yerli domates Ayaş domatesidir; yerlidir ama milli değildir.

Malatya kayısılarının en meşhuru Hacıhaliloğlu Kaysısı'dır; yerlidir ama milli değildir.

Şalgam Çukurova yöresine has bir içecektir; yerlidir ama milli değildir.

Peki, her yerli / mahalli tavır milli midir? 

Süryaniler Mardin yöresinde yaşayan “Son Mohikanlar”dır; bir yöreye has oldukları için yerlidirler ama milli değildirler. Doğu Karadeniz'de  Pontus kalıntısı aileler vardır, Rumcayı gizlice yaşatırlar, Anadolu coğrafyasında yaşadıkları için yerlidirler ama milli olamazlar.

“Yerli düşünce" kavramını "yöreye has / mahalli" anlamında kullanıyorsanız doğrudur; "Milli düşünce" yerine kullanıyorsanız yaptığınız iş yanlışın padişahıdır. Çünkü her yerli milli değildir. Yerlilik milliliğin ilk basamağı olmasına rağmen zımmen birbirine zıt kavramlardır tıpkı aşiret feodalitesinin millet ve devlet kavramına zıtlığı gibi. İşte bu bakımdan devlet adamlarının şiarı yerlilik değil millilik olmalıdır.

Bir de mikro milliyetçilikler vardır: Trabzonculuk, Kayserililk, Emirdağcılık, Elbistancılık, Darendecilik, Bucakcılık gibi daha yüzlercesi... Bunların hepsi“yerli düşünceler”dir, mikro milliyetçiliklerdir ama miili değildirler.

"Yerli düşünce" kavramını "millilik" kavramına alerjisi olan eski tüfek sosyalistleri enternasyonalizmden koparmak için seksenli ve doksanlı yıllarda ama sadece onlara karşı benim de kullandığım olmuştur. Bu ise özel bir amaca yöneliktir. Eski tüfek solcular "milliyet, milliyetçilik" kavramları ile kavgalı olduğu için "ulusalcılık" ucubesini ileri sürdüler. Ucube diyorum çünkü "ulus" Moğolcadır ve aşiret anlamına gelir... Bu kadar yanlışa rağmen bunu da anlarım çünkü 70 yıl milliyet duygusu ile kavgalı bir kesimin bir anda “Türk milliyetçiliği” kavramını kabullenmesi bekleyemeyiz.

Ama "milli görüşten bıktık, milli ülküden sıkıldık, milli düşünce de çok sivri gelmeye başladı, hadi öyleyse değişim yapalım" diyerek “yerli düşünce” veya “yerlilik” diyemezsiniz.  “Biz Anadolu  aşiretleri ve Türk milleti olarak...” ifadesi ne kadar abes ise “yerli ve milliyiz” demek de o derece abesle iştigaldir.

Milletin geride bıraktığı aşamalara sarılmak ve buradan devşirdiğimiz kavramlara dönüş yapmak affedilmez bir “yerlilik”tir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1928/dusunce-ufkunda-yerli-mi-kalmaliyiz-milli-mi-olmaliyiz.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar