BEDİRDEN HENDEK’E SURİYE HAREKÂTI

Bilinen bir gerçektir ki, en kötü barış en iyi savaştan daha iyidir.

Bunun içindir ki O Güzel Nebi (sav) hep barışı tercih etmiş, Anadolu insanının o enfes ifadesiyle, bıçak kemiğe dayanmadan kılıca sarılmamıştır.

Fakat bıçak kemiğe dayanıp da kılıca sarıldığı zamandaysa, asla geri adım atmamış, en zor şartlarda savaşın bütün gereklerini yerine getirmiştir.

İslamın son ordusu olan bu aziz millet ve onun kahraman ordusu da, kelimenin tam anlamıyla bıçak kemiğe dayanıncaya kadar sabretmiş, barışa giden bütün yolları denemiş, barış için her kapıyı çalmış fakat denediği hiçbir yolda ve çaldığı hiçbir kapıda aradığı barışı bulamamıştır.

Nihayet silaha sarılmış ve gereğini yapmaya başlamıştır.

Bundan sonra barış namlunun ucunda, uçaklarımızın kanatları altındadır.

Rabbim İslamın son ordusu olan bu milletin kahraman ordusuna mutlaka yardım edecek; bir buçuk milyarı aşkın İslam dünyasının kendi gücüyle ayakta kalan ve batının korkulu rüyası olan bu aziz milletin ordusuna en unutulmaz zaferleri nasip edecektir.

Kahraman Ordumuz her türlü tehlikeyi göze alıp düşman güçleriyle çarpışırken cephe gerisinde olan bizlere düşecek görev iç tesanüdü sağlamak, millet fertleri arasında kardeşliği ve dostluğu artırmak; kucakları geniş açmak ve birbirimizi sımsıkı sımsıcak kucaklamak olacaktır.

Bu dönemde kesinlikle siyasi çekişmelere girmemek; hangi gerekçeyle olursa olsun bizi yönetenleri eleştirmemek; bu karmaşa döneminde siyasi getiri peşinde koşan, koşmaya çalışanlara zemin hazırlamamaktır.

Elbet topyekûn batının bu millet ve bu ülke üzerindeki hesapları çok eskilere, bin yıl önce bir hançer gibi böğürlerine saplandığımız zamana dayanmaktadır.

Kendilerinden olmadığımız, kendilerine boyun eğmediğimiz, kendi çıkarlarına hizmet etmediğimiz ve kendi milli kimliğimizle yaşamaya çalıştığımız sürece haçlı zihniyetindeki hiçbir batılı ya da doğulu bizden razı olmayacak, bizim kendi ayaklarımız üzerinde durmamıza, giderek güçlenmemize ve karşılarına eski gücümüzle durmamıza imkân vermeyecektir.

Elbet bu onların hesabıdır…

Allah’ın hesabı ise daha başkadır ve hesabında asla yanılmayacak olan sadece Allah’tır (cc)…

Şuna kesinlikle inanıyorum ki:

Allah cc bu milletten vazgeçmeyecektir.

Ve yüz yıl önce düşen sancağı bu millete kaldırtacaktır.

Yaklaşık altmış yıldır başımıza gelen, getirilen bütün sıkıntılar bu milletin ve ordusunun düşen sancağı yerden kaldırma gücüne erişmesi içindir.

Haçlı sürülerinin içimizdeki çakallara, içimizdeki Truva Atı Ashabına, İçimizdeki Boğaziçi Aşiretine, içimizdeki vatansızlara, içimizdeki iki kimliklilere, içimizdeki haşhaşilere yaptırdığı bütün darbelerde her ne kadar çok şey kaybetmiş isek de; Allah’ın cc lütfuyla bugünlere hazırlandığımız da bir gerçektir.

Hazırlıklı olmadığımız, bu nedenle elbet büyük zararlar gördüğümüz, bugün karşı karşıya olduğumuz büyük bela ile mukayese ettiğimizde küçük olan belalar bizi bugüne, bu büyük belaya, büyük kuşatmaya hazırlamıştır.

Bu millet her beladan bir hayır; her musibetten bin nasihat çıkarmış ve nihayet bugüne gelmiştir.

Bugün düne göre daha güçlüyüz ve elbet daha hazırlıklıyız.

Milletçe amacımız hakkın ve haklının yanında olmak, bizi kuşatma ve bir kez daha durdurma hevesinde olan şer güçlerin heveslerini kursaklarında bırakmaktır.

Bu millet ve kahraman ordusu bunu yapacak ve kuşatmayı mutlaka kıracaktır.

Böylece bir hormonlu ve zehirli mantar gibi yer kürede güç sahibi olalı beri dünyayı insanlığa zehir eden; hiçbir devlet ahlakı olmayan; olabildiğince gelişmiş teknolojisine rağmen zenginliğini talanla güçlendirmeye çalışan bir pislik ülkeyi okyanus ötesine, kendi topraklarına kovalayacaktır.

Bu kovalama ve insanlığı bu beladan kurtarma, Allah’ın bu aziz millete bahşettiği tarihi bir gerçek olacaktır.

Bu muhteşem gerçeği ömrü olanlar mutlaka göreceklerdir.

Bedir’den Hendek’e nedir mi diyorsunuz?

Bu millet Bedir’den Hendek’e olan ve O Güzel Nebinin (sav) yaşadığı bütün savaşları aynıyla yaşadı, tıpkı O Güzel Nebi (sav) gibi hiç de istemediği halde…

O Güzel Nebi’nin yaşadığı Mekke’nin Fethi ise bu aziz milleti Cihan Devleti olmaya götüren fetih olacaktır, ümidindeyim…

Bunu da ömrü olanlar görecektir…

Benim Rabbimden istediğim iki şey ise şunlardır:

İlki, Amerika’nın yıkılmasını ve insanlığın bu alçak devletten kurtulduğunu görmek…

İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti Cihan Devletinin kurulduğunu görmek…

Çok şey mi istiyorum?

Rabbim için çok ve zor diye bir şey yok ki…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1926/bedirden-hendeke-suriye-harekti.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar