istanbul escort kizlar bursa bayan escort izmir escort bayan
CHP GÖRÜNÜMLÜ HDP’Lİ
Ahmet Rauf Akay

CHP GÖRÜNÜMLÜ HDP’Lİ

 

Geçen hafta yapılan CHP İstanbul  il kongresinde ipi göğüsleyen isim  Canan Kaftancıoğlu oldu.

Kaftancıoğlu daha önce radikal, Marksist görüşleri ile bilinen bir isim. Nitekim, daha önce yaptığı sosyal paylaşımlar,  nasıl bir dünya görüşüne sahip olduğunu gösteriyor.

Devlete seri katil, soykırımcı diyen, il kongresinde bile Demirtaş’a selam gönderen bir ismin Atatürk’ün partisi olduğunu iddia eden bir partide yer alması gerçekten düşündürücü.

Kılıçdaroğlu, uzun zamandır partisini merkeze çekmeye çalışıyordu. Bunun için zaman zaman bazı gazetecilerle, hatta milliyetçi yazarlarla görüş alış verişinde bulunduğunu biliyorum. Bazı çevrelerde bu siyaset etkili de olmuştu. Maşeri vicdanda CHP ile ilgili kanaatler değişmeye, belli bir sempati alanı oluşmaya başlamıştı. Kılıçdaroğlu’nıun büyük bir kitleyi içine alacak şekilde açtığı pergel, Katırcıoğlu’nun seçilmesi ile birlikte eski haline dönüverdi. Böylece Kılıçdaroğlu ile başlayan merkeze açılma hamlesi de kesilmiş oldu.

Delege iradesidir diyerek mevcut duruma meşruluk kazandırmak isteyenler olacaktır. Eğer delege iradesi o partinin genel politikaları ile çelişirse, tercih edilmesi gereken delege iradesi değil, o partinin genel politikaları ve stratejisi olmalıdır. Kaldı ki,Katırcıoğlu’nun CHP’li olduğunu söylemek bile güç. Paylaşımlarında ve kongrede tutuklu Selahattin Demirtaş’a selam gönderirken, CHP’li  Enis Berberoğlu için tek laf bile etmiyor. Bir CHP’linin önceliği bir HDP’li mi, yoksa bir CHP’li mi olmalıdır? Belli ki Katırcıoğlu CHP kisveli bir HDP’li. CHP  ve siyaset kurumu bu unsurlardan temizlenmediği müddetçe milletin teveccühüne mazhar olması,taban kitlesini genişletmesi mümkün değildir.

 

FETÖ’NÜN MALİYETİ

 

Türkiye hala 15 Temmuz ihanetinin sıkıntılarını yaşıyor. Darbe bir çok yönleri ile ele alındı, yazılanları tekrar edecek değilim.Ancak, bugün bir demokrasi sorunu ile karşı karşıyaysak bunda 15 Temmuz darbesinin büyük payı vardır. Vurulan,öldürülen,sakat bırakılan yüzlerce insan gibi demokrasimiz de yara almış,kör topal bir hale gelmiştir.Bugün bir OHAL uygulaması  15 Temmuz’un bize hediyesidir.Dini cemaatlere, tarikatlara,din adamlarına duyulan güvensizliğin arkasında da darbe ihaneti vardır.

Bazılarının hala daha bu ihanetten yeterli dersler çıkarmadığı anlaşılıyor. Hiçbir darbe meşru değildir. Siyasi mücadelenin nasıl yapılması gerektiği bellidir.Ülkenin geleceği için farklı plan ve tasavvurlara sahip olanların yapmaları gereken iş,darbe yapmak değil, legal siyaset yolunu tercih etmektir.

İslam, insanlara değil,ölçülere inanmayı emreder. Bunun istisnası Allah Resuludur. Çünkü o Allah’ın elçisidir,onun mesajına aracılık ettiği için inanmak dinin bir rüknüdür. Onun dışındaki tüm insanlar ancak İslam’ın terazisinden geçebilen hal ve davranışları ile bir güven konusu olabilirler. Bu siyasetçiler için de böyledir. İslam’ın tornasından geçmemiş bir teslimiyet insanı felakete götürür. Tarih boyunca çıkan sahte mehdiler böylesi sakat bir güven anlayışının sonucudur. Ölçümüz, kişilere iman yerine Allah’a ve  resulu  vasıtasıyla gönderdiklerine iman olmalıdır.Ölçü Müslümanlığı yerine şu veya bu zata endeksli bir Müslümanlık,bizim Müslümanlığımızı aynı zamanda o zatın hata ve kusurlarına da endeksli hale getirir.İslam dünyasının ciddi bir muhasebe ve din algısını gözden geçirmeye ihtiyacı var. Kişiye endeksli Müslümanlık yerine ölçülere endeksli bir Müslümanlık olsaydı belki de 15 Temmuz olmayacaktı. Umarım en azından 15 Temmuz bunu öğrenmeye vesile olur.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500