HER İNSAN ÖZEL VE KAYDA DEĞERDİR

Mustafa Güçlü
18.1.2018 11:20:38

Sevgili Enpolitik okuyucuları; 

Değerli yazar kadrosu ile seviyeli ve ilkeli bir mahiyetle yayın hayatına devam eden ve benim de uzun zamandır takip ettiğim www.enpolitik.com Haber Sitesi’nde,  köşe yazısı yazmam noktasında memnuniyet duyacağını belirterek şahsımıza teveccüh gösteren kıymetli büyüğümüz Manisa Milletvekili Sayın Doç. Dr. Selçuk Özdağ Bey’e teşekkürlerimi sunuyorum. Bugünden itibaren köşe yazılarımla enpolitik’de birlikte olacağız. Bu güzel ailenin içinde yer almaktan dolayı mutluluğumu belirtmek isterim. Siz değerli okuyucularımızla birlikte artık ben de fikirlerim ve yorumlarımla bana ayrılan köşeden her hafta yazacağım.

İlk köşe yazım eğitimle ilgili…

İnsanın en önemli özelliği, elde ettiği bilgiyi geliştirme, derinleştirme ve dönüştürme kabiliyetidir. İnsan, sahip olduğu bilgiyi hayatını anlamlandırmak ve kolaylaştırmak için kullanabiliyorsa, tekamülünü sağlıklı olarak gerçekleştirebiliyor demektir. Bu kapsamda eğitimi, bir yönü ile insanın elde ettiği bilgiyi günlük hayatta kullanabilme becerisini kazandığı “süreçler bütünü” olarak tarif edebiliriz. Zira fertlere sadece bilgi yüklemeye dayalı bir eğitim anlayışı ancak “flaş bellek nesil” yetiştirmek anlamına gelmektedir. Böyle bir nesil yetiştirmek ise insan fıtratına uygun değildir. Bu tip nesil yetişmesine vesile olan aileler, okullar ve toplumlar “insan öğüten değirmen”  konumundadır. Bugün ülke olarak “insan israfına” tahammül edemeyecek durumda olduğumuzdan dolayı, bu noktadaki eksiklikler için bir an evvel tedbir alınmalıdır.

Eğitim sürecinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususların başında, fertlerin bilgi ile buluşturulurken istidatlarının, kabiliyetlerinin ve yaşanmışlıklarının gözönünde bulundurulması; bireysel farklılıklarının mutlaka dikkate alınması gereklidir. Yani diğer bir ifade ile tek tip “standart nesil” yetiştirme hedefinden uzak, fertlerin kendi hakikatleri ile buluşabileceği  “keşifçi nesil” yetiştirilmesi sürecinin önü açılmalıdır. Bir Hadisi Şerif’inde “Ben muallim olarak gönderildim” diyen Hz.Muhammed’in (sav) bir eğitimci olarak, aynı soruyu soran farklı kişilere değişik cevaplar verdiği konular olmuştur. Peygamberimizin (sav) muhataplarına verdiği cevapların mahiyetini, muhataplarının kavrayış kabiliyetleri ve hazır bulunuşluk durumları tayin etmiştir. Peygamber Efendimize (sav) birgün bir adam gelerek: “Ya Resulullah (sav) bana tavsiyede bulun” der. Hazreti Peygamber (sav): “Her nerede olursan ol, Allah’tan kork, bir günah işlediğin zaman arkasından onu silecek bir sevap işle ve insanlara güzel ahlak ile muamele et.” der. Başka birgün bir adam daha Peygamber Efendimize (sav) “Ya Resulullah bana yaptığım zaman Allah’ın beni faydalandıracağı bir amel tavsiye et.” der. Hazreti Muhammed (sav): “Oruç tutmaya bak. Çünkü şu bir hakikattir ki, onun bir benzeri yoktur.” diye, buyurur. Görüldüğü gibi Hazreti Peygamber (sav) farklı kişilerin sorduğu, aynı suallere farklı cevaplar vermiştir. Burada muhataplarının içinde bulunduğu sosyo-psikolojik durumu hesaba katmıştır. Hazreti Muhammed (sav) bireysel farklılıkların dikkate alınmasını “İnsanlara akılları nispetinde konuşun.” diyerek ifade etmiştir; ayrıca muhataplarının sorularına yanıt verirken, onların bilgi birikimlerinin üzerinde cevaplarını inşa etmiştir. Bir gün bedevinin biri: “Ya Resulullah (sav) insanları neye çağırıyorsun?” diye sorar. Hazreti Peygamber (sav): “Yalnız ibadet etmeye” diye yanıt verir ve “O Allah ki, başın bir derde girdiğinde O’nu çağırırsın, seni kurtarır. O Allah ki, kuraklık olduğunda O’nu çağırırsın, yeri yeşertir.  O Allah ki, çölde yolunu şaşırdığında, O’nu çağırırsın, sana  yolunu buldurur.” der. Yani Sevgili Peygamberimiz (sav) insanlara kendilerini davet ettiği dinin inceliklerini, onların bilgi birikimini dikkate alan güzel bir üslup ile dile getirmiştir.

Eğitimin en nihai hedefi insanları doğru olan bilgilerle, değerlerle, bakış açıları ile donatmaktır. Doğru tektir ancak ifade ediliş yöntemi ve üslubu farklı olabilir. Hangi üslubun ve yöntemin kullanılacağını ise aktarım yapılacak muhatabın kabiliyeti belirlemelidir. Bu da bize göstermektedir ki, ülkemizdeki eğitim sistemi çok yönlü bakış açılarını hesaba katan, dikkate alan bir boyutta hazırlanmalıdır.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1918/her-insan-ozel-ve-kayda-degerdir.html

Sizin Yorumunuz

*
*

Diğer Yazılar