istanbul escort kizlar bursa bayan escort izmir escort bayan
NEJDET SANÇAR: “ÖLÜRÜM DE NEJDET SANÇAR BİZDEN KORKTU DA KAÇTI, DEDİRTMEM”
Yavuz Bülent Bakiler

NEJDET SANÇAR: “ÖLÜRÜM DE NEJDET SANÇAR BİZDEN KORKTU DA KAÇTI, DEDİRTMEM”

 

 

1961-1963 yılları arasında, yedek subaylığımı Ankara’da, Çankaya’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda yaptım.

Yedek subay elbisemi 1961 yılında giymiştim. 27 Mayıs darbesi üzerinden daha yeni bir yıl bile geçmeden. Yeni bir askeri darbeden bahsedilmeye başlandı. İddiaya göre Alb. Talat Aydemir ve arkadaşları, yeniden silaha sarılarak, vatanımızı kurtaracaklardır(!)  iktisaden ve fikren geri kalan ülkelerde, ordu bir defa darbe yaparak iktidara oturdu mu sonra aynı ordu içinde vatanı kurtarmak(!) için başka albaylar veya başka subaylar da vatanı kurtarmak için sıraya girerlerdi. Böyle bir teşebbüse inanmayanlar vardı. Ben inananlara resimde Aydın Nitekim 22 Şubat'ta Talat Aydemir ve Arkadaşları devletimize yeniden İsyan ettiler. Yalnız o İsyan hareketinden önce etrafta bazı iddialar da yayılıyordu.

 Deniliyordu ki: “Talat Aydemir ve Arkadaşları silahlı bir harekete başlayınca, yerli komünistlerimiz de subay elbiseleri giyerek ortalığa düşecekler ve daha önce tespit ettikleri Türk milliyetçilerinin evlerini basarak onları öldüreceklerdir!”

Doğrusu ben bu söylentileri dikkate aldım. Olabilir diye düşündüm. Nihal Atsız'ın kardeşi Nejdet Sançar ve eski eşi Reşide Sançar Kavaklıdere'de öğretmen evlerinde oturuyorlardı. Onlara herhangi bir zarar gelsin istemedim bir akşam Nejdet Sançar’lara gittim. Yeni bir askeri darbe esnasında Türkiye ile komünistlerin neler yapmak istediklerini anlattım. Gördüm ki bu kabil söylentilerden onlar da haberdardır. Kendilerine dedim ki: “bildiğiniz gibi ben Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda Askerliğimi yapıyorum. Alayın çeşitli bölümlerinde çalıştım. Bir ara, gazino subaylığı da yaptım.

Gazinoda çalışan erler beni tanıyorlar ve seviyorlar şimdi ben şöyle düşünüyorum yeni bir askeri hareket başlar başlamaz, ben bir jipe atlayarak sizi almak için buraya geleceğim. Buradan birlikte Muhafız Alayı’na çıkacağız. Sizi orada Alay Gazinosu’nda oturtacağım. Sabah, öğlen ve akşam yemeklerini benim misafirlerim olarak muhafız alayında yiyeceksiniz. Akşama doğru veya bir gün sonra ya darbe yapan silahlı kuvvetler duruma hakim olacaklar veya hükümet Kuvvetleri. Ortalık yatışınca sizi Muhafız Alayı’ndan alıp evinize getireceğim.

Komünistlerimiz gerçekten Türk milliyetçilerine karşı bir harekete girişeceklerse size herhangi bir zarar gelsin istemiyorum. Sözlerimi bitirir bitirmez Nejdet Sancar kat'i bir kararla itiraz etti. Bülent bizim için düşündüklerini ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağol varol yalnız senin bu teklifini kabul etmemiz mümkün değil, çünkü buradan çıkıp gittiğimiz, konu komşu tarafından duyulacak ve etrafa yayılacaktır. Ben, bizim için: “Nejdet Sancar ve eşi korkup kaçtılar diye bir haber yayılmasını katiyyen istemiyorum. Evimde kalmayı ve gelen hainlerle kendi imkânlarımla çarpışıp şehit düşmeyi tercih ediyorum. Sağol, varol.”

Nejdet Ağabeyime itiraz etmedim, edemedim. Üzerimde silahım yoktu. Yanlarından Sessiz sedasız ayrıldım. Bir gün sonra tekrar onların kapılarını çaldım. Üzerimde tabancam ve dolu bir şarjör vardı. Eve girdiğimde gördüm ki Sançarların  bir misafiri vardı ve Necdet ağabeyim tanımadığım o kimseyle konuşmaktadır. Reşide ablacım ile birlikte mutfağa geçtik tabancamı elime alarak konuşmaya başladım:

“Reşide Abla, dünki teklifimi Nejdet Ağabey kabul etmedi. Size kendi tabancamı getirdim. Yanında yedek şarjörü de var. Bu silah ortalık duruluncaya kadar sizde kalacak.”

 Biz, mutfakta konuşurken salondaki misafir de kalkıp gitti. Reşide Ablayla birlikte Nejdet Sançar’ın yanına gittik. Tabanca Reşide ablanın elindeydi. Onu eşine gösterecek dedi ki: “Necdet bak, Bülent bize ne getirmiş?”

 Nejdet Sançar, eşinin elindeki tabancayı görünce yüzü kızarmaya başladı, sonra Reşide abla, benden dinlediklerini eşine tekrarladı ve tabancamı ona uzattı.

Bu tabanca güvenliğimiz için en az bir ay bizde kalacak dedi.  Nejdet Sancar, tabancayı eşinin elinden alırken mırıldandı: “Allah Türkiyeli komünistlerin basiretini arttırsın. İnşallah bu tabancayı kullanmak mecburiyetinde kalmayız ama kapımıza kırk komünist dayanırsa, kırkını da öldürmek boynumuzun borcu olsun.” Dedi.

 Oradan Muhafız Alayı’na huzurla çıktım. Tabancam bir ay Sançarların evinde kaldı. Bereket ki Türkiyeli Komünistler de herhangi bir çılgınlık İçinde olmadılar. Çünkü bütün milliyetçi kişiler de silahlanmışlardı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500