AK PARTİ’YE OY VERENLERE “GÜRÛH” DİYEN ELİT KEMALİST: CELÂL ŞENGÖR
Kerime Yıldız

AK PARTİ’YE OY VERENLERE “GÜRÛH” DİYEN ELİT KEMALİST: CELÂL ŞENGÖR

Celâl Şengör’ün Fâtih hakkında söyledikleri infiâle sebep olunca elit arkadaşları İlber Ortaylı ve Fâtih Altaylı, Hollywood filmlerindeki “temizlikçi” misâli devreye girerek kurtarma operasyonu yaptılar. Şengör, 2015’de Armağan Çağlayan’a verdiği röportajda da aynı şeyleri söylemişti. O zaman da İlber Ortaylı “temizlikçi” olarak sahneye çıkmış ve konuşulanların sağa sola çekildiğini söylemişti. Armağan Çağlayan da “Sen yanımızda mıydın?” deyip noktayı koymuştu.

O zaman ses etmeyen Şengör, şimdi Teke Tek programında söylediklerini inkâr etti. Evet, bir akademisyen, milyonlarca şâhidin huzûrunda söylediklerini inkâr etti ve söylediklerini eleştirenleri ahlâksızlıkla suçladı.

Mâdem Şengör’ü eleştirenler ahlâksız, bir ahlâksız olduğumdan bana da cevap hakkı doğdu. Buyurun okuyun bakalım ahlâksız kimmiş?

Önce bu konuda daha evvel kaleme aldığım yazımdaki ifâdelerimi tekrar edeyim. Şengör’e ve yeni yetme oğluna târihçilik yapma cesâreti veren “Muhteşem İkili”den Erhan Afyoncu, “Hoca kendi işine baksın!” diyerek jeolog olduğunu hatırlattı. Murat Bardakçı ise sessiz kaldı.

Şöngör’ü taltif ettikleri günlerde Muhteşem İkili’nin iktidarla arası, bu kadar iyi değildi. Şimdi birisi güzel bir makamda; diğeri ise bir zamanlar yasaklı olduğu devletin arşivlerinden doya doya istifâde ediyor. Topkapı Sarayı’ndan çıkarılınca canı sıkılan ve ileri geri konuşan İlber Ortaylı da arayı düzeltti. Durup dururken Şengör yüzünden ağızlarının tadı mı bozulsun?

İşte bu yüzden “temizlikçiler” devreye girdi. Anlayacğınız mesele, cinâyet ve câni değil; azmettirenler.

Şimdi biraz geriye gidelim ve Celâl Şengör’ün akademik ahlâkına bir göz atalım.

29 Ekim 2014. Halk Arenası proramı. Konuklar, Prof. Dr. Celâl Şengör ve M. İlmiye Çığ. Şengör, sazı aldı eline. “Atatürk yaşasaydı, 2.Dünya Savaşı’nda kesinlikle müttefiklerin yanında savaşa girerdik ve savaş daha erken biterdi.” dedi. Uğur Dündar şaşkın, bön bön adama baktı. Korkusundan, “Müttefiklerden kastınız ne?” diye soramadı. Zâten gerek de kalmadı. Devâmındaki cümlelerden Hitler olduğu anlaşıldı. Tam anlaşılmadı da… Çünkü kafası, Kemalizm illetiyle muzdarib. Ne dediğini bilmiyor.

Şengör, aynı programda hiçbir dine inanmadığını; yüzünü örten kadının çocuğunun gelişemeyeceğini söyledi. Yanında Sümerlerde fâhişelerin başını örttüğünü söyleyen kadın varken niye başını değil de yüzünü? Çünkü salonda başörtülü CHP’liler var. Konuşmaların ayrıntısından Celâl Şengör’ün İngiliz hayranlığını çıkarmak zor değil. Ortadoğu’daki Türk düşmanlığının sebebini İnglizlere değil, Osmanlı’ya yükledi. Uğur Dündar da okuma yazma bilmeyen paşalardan bahsetti. Ha ha ha güldüler. Allah akıl fikir versin!

Velhâsıl, rezillik diz boyu! Sorsan hepsi Türk.

Şimdi bir yıl daha geriye gidelim. 17-25 Aralık darbesi olmuş. Uğur Dündar’ın program konuğu kim dersiniz? Celâl Şengör. Deyim yerindeyse etekleri zil çalıyor. Şu ifâdelere bakar mısınız?

“2003’de belliydi bu işin buraya geleceği. Belirli seviyede olmayan insanlara devleti teslim edemezsin. Demokrasinin işleyebilmesi için demokrasiyi içleştirmiş insanlar lâzım. Bakın Yunanca’da bir kavram vardır. Ohlokrasi… Demokrasi. Demokrasi, halkın gücü demek. Ohlokrasi, gürûhun gücü demek. Şimdi siz gürûhu temsil ediyorsanız o gürûhu da batırırsınız.”

Uğur Dündar, gene şaşkın. “Ama hocam, her oy kutsaldır.” falan dedi ama hoca ısrarlı. “Dünyanın neresinde din egemen olmuşsa ahlâksızlık tavana vurmuştur.” dedi.

Şengör, laf arasında asker geçmişi olduğunu da söyledi. Hemen askerî okul falan sanmayın. Paşaları tanıyormuş. Bunları söyleyen hoca, asla siyâsetle ilgilenmediğini de ifâde etti.

Anlaşılması ve unutulmaması için büyük harflerle yazacağım.

CELÂL ŞENGÖR, AK PARTİ’YE OY VEREN HALKA GÜRÛH DEDİ. BU HALKIN DEMOKRASİYLE YÖNETİLMESİNİN DOĞRU OLMADIĞINI SAVUNDU.

Celâl Şengör’ün 2015’de Armağan Çağlayan’a verdiği akıllara ziyan röportaj ise tam bir rezâletti. 12 Eylülcüleri savundu. Dışkı yedirmenin işkence olmadığını ifâde etti. Memleketi elitlerin yönetmesi gerektiğini vurguladı.

Bilmem ayrıntıya girmeme gerek varmı? Celâl Şengör, çok bilgili olabilir. Uluslararası bir insan olabilir ama bir akademisyen değil. Sâdece bir akademist. Kemalist elitlerin yönetmediği Türkiye’den rahatsız. CHP iktidarda ise demokrasi vardır. Yoksa darbeyle demokrasi getirilmelidir. Memleketi, Kemalist elitler yönetebilir; öküz Anadolulular yönetemez.

Şengör, Çağlayan’a verdiği röportajda üç adet elitin adını saymıştı. Fatih Altaylı, İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı.

Dikkatinizi çekerim, Erhan Afyoncu yok. Çünkü o Anadolu çocuğu; elit değil.

Ne diyeyim, Anadolu çocukları da ikbâl uğruna herkesle oturup kalkmasın.

İşin aslını henüz söylemedim.

Elitlerin ekran sergüzeştinden şunu anlıyorum. 15 Temmuz’a kadar darbeden umutlarını kesmediler. Yeniden Kemalist elitlerin hâkim olduğu bir Türkiye hayâl ediyorlardı. Hayâlleri boşa çıktı.

Akıllı olanları, iktidarın nimetinden faydalanıyorlar. Akılsız olanlar ise  boş boş konuşup keyif kaçırıyorlar.

En kestirme çözümü, ben söyleyeyim:

Her devrin uyanığı sevgili elitler ve elitlerle iş tutanlar!

Hocanıza da elit bir makam ayarlasanız, meselâ Kandilli Rasathânesi’ne oturtup “deprem dede” yapsanız emin olun, sizi zora sokacak laflar etmez. Değil Fâtih’e dil uzatmak, 2. Abdülhamid Han’ı övmeye başlar.

İnanın, susturmanın yolu bu.

Nereden mi biliyorum? Vaktiyle Târihin Arka Odası’nda Ak Parti ve Erdoğanla ince ince geçilen dalgalardan.

Anlaşılması ve unutulmaması için büyük harflerle yazayım.

17-25 ARALIK DARBESİNDE EKRANA ÇIKIP AK PARTİ SEÇMENİNE ”GÜRÛH” DİYEN DARBESEVER CELÂL ŞENGÖR, TÂRİHİN ARKA ODASI’NDA BİR TÂRİHÇİ GİBİ AĞIRLANDI VE KONUŞTURULDU.

Hâlâ da konuşturuluyor.

Yazıklar olsun!

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Mütegaid Talebe     0000-00-00 Evet ,bu seçkinci zümre,tarih boyunca "mele" konumunu hep korumuş ,zalimlerin yanında yer almaları da çıkarları gereği devamlılık arzetmiştir.Bunların inanmadıkları ve düşmanı oldukları İslamî değerlere karşı koymaları doğaları gereği...Dediğiniz gibi yıllar önce başörtülü müslüman üniversiteli kız öğrencilere maalesef fahişe diyen F.Altaylı ,bildiğim kadarıyla özür dilemedi bu mazlum insanlardan.Allahın kanunlarıyla yüzleştiklerinde ,kim kimin yakasına yapışacak bakalım.Allah yardımcımız olsun.