İRAN’DA NELER OLUYOR?

Yaklaşık bir haftadır İran’da patlak veren olayların, bölgede daha önce meydana gelen olaylardan bağımsız olduğu düşünülmemelidir.

İran’da 1979 devriminden bu yana, devrime giden yolda mollalarla birlikte hareket eden sosyalist kesim, devrimden sonra devre dışı bırakıldığından beri içten içe bir muhalefet hareketini devam ettiriyordu.

Ancak İran, sekiz yıl süren bir Irak savaşı ile yıpratıldıktan sonra göstermelik ambargoyla birlikte başta İsrail olmak üzere Avrupa ülkelerine ait şirketler aracılığıyla bu ambargodan en az hasarla çıkmayı başarıyordu. Trump’ın, Obama dönemindeki siyaseti “aptalca” nitelendirmesinin bir sebebi budur. Trump, başkan olduğundan beri İran’ı hedefe koymuş ve ambargoyu sıkılaştırmıştı.

Son dönemlerde biraz da Batılı güçlerin alan açmasıyla birlikte İran, mezhebi bir yayılma anlayışını etkin hale getirmeye başlamıştı. Lübnan’daki Hizbullah’tan tutun, Yemen’deki Husîlere kadar birçok gruba hem silah hem de lojistik desteği sağlayan İran, Suriye’de de bir tugay bulunduracak kadar bölgede etkin rol oynuyordu. Irak güvenlik güçlerine entegre oluncaya kadar Haşdi Şabi milis gücünün de bütün harcamaları İran bütçesinden karşılanıyordu.

Bu kadar geniş yelpazede bütçesini zorlayacak masrafları göze alan İran devletinin belli oranda bir ekonomik çıkmazla yüz yüze geleceği belliydi.  Ayrıca batan bazı bankalar yüzünden bir kısım İran vatandaşının da mağduriyeti bu işin tuzu biberi olmuştur.

Bütün bunlara 2009 yılındaki seçimlerden sonra muhalif kesimin yıldırılmaya çalışılması, birçok insanın gözaltına alınıp kaybolması eklenince, içerden gizlice ısınan bir havanın mevcut olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dikkat çekici olan şey, her ne kadar bu konular iç hareketlenmenin bahanesi olarak ortaya atılsa bile, olayların Şiîlerin en güçlü ve en dindar kesiminin bulunduğu ve hatta İmam Rıza’nın türbesinin de bulunduğu Meşhed’de çıkması, bu işin çok iyi düşünülmüş ve planlanmış olduğunu göstermektedir.

Zira şayet hoşnutsuzluğu Kürt ve Sünnî bölgesi ya da ekonomik gerekçelerle muhalif sosyalistler tarafından başlatılması durumunda, olaylar hem geniş bir taraftar bulamayacak hem de kolayca bastırılabilecekti. Özellikle bu bölgeden olayların başlaması, İran’ın canını yakacak bir durum alacağını göstermektedir.

Bu olayların dış güçler tarafından organize edildiğinin bir başka örneği ise Kirmanşah bölgesinde depremzedelerin haklarının ön plana çıkarılması, Belucistan’da haksızlıklara vurgu yapılması ve Meşhed bölgesinde ise tutuklanan işçilerin hürriyetinin dile getirilmesidir. Nerede hangi argümanın etkin olacağı önceden belirlendiğini gösteren bu olaylarda, “Lübnan-Gazze’yi boş verin”, “Canımız İran’a kurban” gibi sloganların atılması, İran’ı bölgedeki etkinliğinden soyutlayıp kendi iç meseleleriyle baş başa bırakmak niyetini taşıdığını göstermektedir.

Zira hem Suriye hem de Kudüs meselesinde mezhebi endişelerini bir kenara bırakarak Türkiye ile birlikte hareket eden İran’ın, bu hamlelerinden dolayı cezalandırılması söz konusu olmakla beraber, her daim Amerika’nın iştahını kabartan zengin petrol rezervleri de bir başka etkendir.

Amerika, İsrail, Halkın Mücahitleri ve Şah Rıza ailesinin bu olayları desteklediklerini beyan etmeleri, olayları kimin başlattığını ve kimin için hazırlandığını da ele vermektedir.

Olayların bastırılmasında henüz İran askerî gücü ile birlikte Devrim Muhafızları ve Besiciler denilen Devrim Muhafızlarının sivil kanadının devreye girmemiş olması, İran’ın bütün muhalefetin ortaya çıkmasını ve ardından topluca bastırılmasını ön gördüğünün ipuçlarını vermektedir.

15 Temmuz olaylarında basiretsiz davranarak ateş yakıp halay çeken İranlıların aksine, Türkiye, İran’daki bu kardeşlerimizi yakan ateşin söndürülmesinde yardımını esirgememelidir.

Şayet İran’ı da Suriye’ye benzetirlerse bizim birçok mülteciyi daha göğüslemeye hazır olmamız gerektiğini hatırlatmaya gerek bile yoktur. Bölgemizde Amerika ve işbirlikçileri tarafından yapılan her hamlenin, 15 Temmuz’da dize getirilemeyen Türkiye’nin bir çembere hapsedilmesi amacını güttüğünü bilmemiz gerekiyor.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1876/iranda-neler-oluyor.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar