GEVŞEME!

Güvenlik duvarını hiçbir engele takılmadan delen vatandaşın sergilediği tavırla, 696 sayılı kanun hükmündeki kararnamenin düzenleme şekli, iktidar kadrolarının ne kadar başarılı veya işlerinde ehil olduğunu göstermesi açısından kayda değerdir. Muhalefetin tam da aradığı buydu.

...

Düşünün ki Cumhurbaşkanı'na koşarak sarılan gencin elinde bomba olsa patlatır, silah olsa çeker, bıçak olsa batırır, kezzap suyu olsa fırlatırdı. Neyse ki kötü niyetli değildi.

...

Yine de Allah (cc) korudu.

...

Anlaşılan, güvenlikte önemli derecede zaaf var.

Hem de bu olayı, manevî bir ihtar olarak görelim.
Denilmek istenen o dur ki güvenliğin hafife alınması durumunda bir gece ansızın gelebilirim...

..

Bu durumda vakit kaybetmeden kadro, başından dibine kadar değişmeli.

Bağırmaktan dilimiz kurudu, yazmaktan yorulduk. Hâlen bu ülkede istihbaratın gerektiği şekilde yerine oturmadığını (gerçekten millileşmediğini), devleti yönetenlerin çoğunlukla yanlış kişilerden seçildiğini söyleyip duruyoruz da sesimizi duyan yok.

...

İspatı alenen ortada.

Bir takım isimsiz, afakî, dediydi şeklindeki istihbarat fişlemelerle görevlerine son verilenlerin, daha sonra yeniden göreve dönmeleri neyi anlatıyor? Bu bir okkalı istihbarat zaafı değil mi?

Bylock denilen bulaşıcı mikrobun değişik yöntemlerle on binlercesine bulaştırılarak iktidar yandaşları arasında tabandan ciddi bir muhalefetin oluşmasının sağlanması, yine istihbarat zaafı değil de nedir? İşte bu zaaf, giderek Cumhurbaşkanı’nın yakasına kadar yapıştı.

...

Alın tedbirinizi!

...

Öte yandan terör suçundan tutuklu veya hükümlülere  tek tip elbise giydirilmesiyle ilgili kararnameyi hazırlayanlar her kimse, sanki hukuk mektebini yeni bitirmiş de staj görüyor. Cezaevlerinin yapısından, mahkum veya tutuklu ayrımından, psikolojisinden  haberleri yok. Hepsini aynı kefeye koyarak eleyip çalkaladılar.

...

Şimdi de ortalık çalkalanıyor.

...

Terörse yok bu uygulama 15 Temmuz’a hastır demekle olmaz.

Terör terördür, uygulamaysa hepsine eşit olur.

...

Havalara bakın...

İmanın tazelenmesi Anıtkabir'i ziyaretten geçer diyen İyi Parti'nin Genel Başkanı Meral Akener’in, bu sefer de kararnameyi bahane ederek “iç ayaklanma” çıkar şeklindeki açıklaması tabi ki talihsizliktir, muhalefet hırsı, kin, intikam, halkı sokağa tahrik...Kusura bakmasınlar, öylesinden genel başkan olmaz.

...

Hem iman ya vardır ya yoktur; faniyi ziyaret etmekle tazelenmez.

Aksine körelir.

...

28 Şubat’ta generalin birisinin, “Kadın doğru dur, gelirsem kazığa çakarım!” demesine hepimiz tepki vermiştik. Densizlikti. Şimdi de "İç ayaklanma çıkar." açıklamasını kazığın yanına koyduğumuzda ha o ha o fark etmiyor...

...

Terör örgütü PKK’nın siyasî lideri Demirtaş’ın, “Tek tip elbiseyi giymektense kefen giymeyi tercih ederiz” şeklindeki tutumu, bir başka terör, terörist aklı.. Ancak giyilmemesi hâlinde müeyyidesi sadece yakınlarıyla görüşmeme cezasıdır.

Bu da zevahiri kurtarmayacak cinsinden bir müeyyide.

...

Kaldı ki darbecilere karşı vatandaşa müdahale veya şiddet kullanmayı hukuksal hâle getirmek de çok yanlış. Devletsen darbeleri önlemek senin görevin, vatandaşın değil.

...

Bu gibi bir çok olayı deştiğimizde altından kadrosuzluk ile istihbarat zaafının çıktığını görürüz. 15 yılını doldurmuş iktidar, deneyimli demektir. O la ki yanlış işler varsa da telafi etmek, geriye dönüp doğrusunu yapmak erdemdir.

Kaybettirmez kazandırır

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1840/gevseme.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar