İYİ PARTİ’DE, ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN MİLLİ BİRLİK KOMİTESİ MODELİ Mİ ? NOTRADAMUS’UN KEHANETİ Mİ ?

Nostradamus değilim ama 37 yıldır Türk siyasi hayatının içerisinde aktif  ve araştırmacı bir gazeteci olarak  yer aldım.

Yanlış anlaşılmalara meydan vermemek için Nostradamus kimdir, kısaca değinmekte fayda var.

16. yüzyılda 14 Aralık 1503 yılında Fransa’nın Saint Remy’de Provence kasabasında dünyaya gelmiş, simya bilgini bir kahindir. Olağanüstü ve esrarengiz kişiliği ile bilinen Kahin’ in 1000 kehanetini içeren 10 ciltlik “Yüzyıllar‘’ adlı eseri günümüze dek basılmış ve sakladığı sırların açıklanacağı günü beklemiş, çoğunun da gerçekleştiği rivayet edilmiştir.

15 Mayıs 2016‘da Tüzük değişikliği kurultayı ile başlayıp, 19 Haziran 2016 ‘da mahkemenin görevlendirdiği Çağrı Heyeti’nin gözlemiyle Anadolu Otel’de Olağanüstü Kongre ile yapılan Tüzük Kurultayı’na Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin rest çekmesi,  MHP’nin üst kadrolarında ve teşkilatında adeta tusunami etkisi yarattı.

Meral Akşener, Sinan Ogan, Koray Aydın, Ümit Özdağ, Yusuf Halaçoğlu, MHP’den ayrılıp tüzük değişikliğinin yanında Genel Başkanlık için adaylıklarını açıklayarak MHP içerisindeki çatlağı büyütürken; teşkilatlarda aday isimleri etrafında kümelenmelere başlayıp,  MHP’deki geleneksel sürecin yerle bir olmasını adeta tetiklediler.

Devlet Bahçeli, MHP’nin Kaptanı olarak rotasını Ak Parti’ye çevirirken, Sinan Ogan hariç muhalifler, Meral Akşener etrafında toparlanıp yeni bir partinin kuruluşunun müjdesini vermeye başladılar.

25 Ekim 2017 tarihinde Meral Akşener’in liderliğinde İYİ Parti adı altında Türkiye, yeni bir parti ile tanışmış oldu.

Yaşanan süreçte kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken Türkiye’nin yeni partisinin açıklanması ile birlikte ismi ve logosu üzerinde ciddi bir mühendislik projesi olduğu dikkatlerden kaçmaz iken; kurulan partinin mevcut  siyasî konjonktürde hangi zeminde yer alacağı da  tartışılmaya başlandı.

Kurucular, merkezde bir parti olacağı tezini sıkça dile getirirken, Koray Aydın’ın Teşkilatlanmadaki Genel Başkan Yardımcılığı’na getirilmesi, kurucuların da çoğunluğunun MHP’den ayrılmış olması,  İYİ Parti’nin merkezden ziyade omurgasının Ülkücü Hareket’in alternatifi olacağı kanaatini ön plana çıkaran bir algı yarattı kamuoyunda.

Araştırmacı bir gazeteci olarak dikkatlice izledim, geçen süreç içerisindeki yapılanmayı.

İl ve ilçe yönetimlerinin oluşumu dikkatimi çekmişti. Acaba hangi tez ağırlık kazanacaktı teşkilatlanmada?

Merkeze dayalı bir teşkilatlanma mı?

MHP ve Ülkücülerin ağırlığında bir teşkilatlanma mı?

Manisa ve İzmir siyasetini takip edenleri yakinen tanıdığım için köşemdeki yazımı sık sık erteleyerek sonuçlarını tam ve net olarak göreyim derken, yaşadığım Buca’da İYİ Parti’nin teşkilatlanmayı tamamladığı haberini aldım.

İyi ki yazılarımı ertelemişim!

Tam isabet.

Nostradamus’un kehanetlerine gerek kalmadı; tahmin ve düşüncelerimin yapı taşları tamı tamına oturuyordu artık.

ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN MODELİNE BİR  GÖZ ATALIM ÖNCE

Alparslan Türkeş, 27 Mayıs İhtilâli ile ele geçirilen iktidar imkânından yararlanmayı Türkiye’nin temel meselelerini çözebilmek için en büyük fırsat bilmiş ve değerlendirmek istemiştir. Bu niyetiyle de ihtilâlin ilk gününden itibaren bütün dikkatleri üzerine toplamış ve uyguladığı hareket tarzı ile ihtilâlin “kudretli albayı” olmuştur.

İhtilâlden hemen sonra ortaya çıkan ortamda Alparslan Türkeş, Bakanlık yerine, Başbakanlık Müsteşarlığı’nın önemini kavrayarak, 27 Mayıs  İhtilâli sonrasında bu göreve gelecektir.

Rivayete göre İnönü, en çok Türkeş’in hangi bakanlığı isteyeceği konusunda sürekli tedirgindir. Alparslan Türkeş, Bakanlık yerine Başbakanlık Müsteşarlığı gibi bürokratik bir göreve talip olur. İnönü, derin bir nefes alır.

İlerleyen süreç içerisinde kurmayları, İnönü’yü uyarır. ‘’Efendim böyle hassas ve tüm bakanlıkların kesiştiği noktayı nasıl verirsiniz Türkeş’e?” diye.

27 Mayıs 1960’da Başbakanlık Müsteşarlığı’na gelen Türkeş, 25 Eylül 1960 yılında görevden alınır; Milli Birlik Komitesi’nden çıkarılır. Önce Mürtet Hava Liman’ına hapsedilir; daha sonra da Hindistan’a Yeni Delhi’ye devlet müşaviri olarak mecburî ikamete yollanır.

Alparslan Türkeş, Başbakanlık Müsteşarlığı görevinde, Devlet Planlama Teşkilatı’nın kanunlaşmasını sağlamıştır.

Hatırlatmada büyük fayda var.

GELELİM BENİM ŞAHSİ KEHANETİME

İYİ Parti’de teşkilatlanmadan sorumlu Sayın Koray Aydın, İzmir’de olduğu gibi İl ve İlçe Başkanlıklarına merkeze yakın siyasetçileri göreve getirip, alt kademelere Alparslan Türkeş’in modeli MHP ve Ülkücü kadroları Müsteşar olarak konumlandırırken,

Manisa örneğinde olduğu gibi merkeze MHP ve Ülkücü ağırlığını teşkil edip, alt kadroları merkezî kadrolara bırakıyor.

Her iki yolda ayni yere çıkmıyor mu sizce?

Yani?

Yani İYİ Parti merkez bir parti mi yoksa MHP’nin içinden çıkacak bir matruşka mı?

Kamuoyu yoklamalarında basına yansıyan sonuçlardaki baraj altı ve üstü dengesizlikte sanırım bundan kaynaklanıyor.

Gördüğüm bir çelişki daha dikkatimi çekiyor.

İYİ Parti’nin teşkilatlanırken, olası bir erken Genel Seçim korkusundan mı ?

Yahut da eski yol arkadaşım deyip, ahbap çavuş ilişkisi gözetlenerek meydana getirilen kadrolarda yeni yüzlere az rastlanırken, yerel bazda ciddi ve potansiyel kişi ve sivil toplum temsilcileri ile tam irtibat kurulamadığı kanaatinde olduğumu da söyleyemeden geçemeyeceğim.

Bu arada seçimlere kadarki yol haritasında İYİ Parti’nin hangi partinin seçmeninden oy devşireceği de  çok önemli ! .

Merkez partilerin mi ?

MHP’den mi?

Barajı aşamadığı zaman oylar kime yarar ?

Velev ki barajı aştı….

Başkanlık sistemine gittiğimiz süreçte seçim sonuçlarından sonra rahmetli Demirel’in ‘’Dün dündür, bugün bu gündür “ sözüne göre, İYİ Parti, Ak Parti ve MHP ayni kulvarda buluşursa CHP’nin 2023’e kadarki interlandı ne olur?

Bekleyip göreceğiz.

Hayırlı Haftalar.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1811/iyi-partide-alparslan-turkesin-milli-birlik-komitesi-modeli-mi-notradamusun-kehaneti-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar