KUDÜS, HEPİMİZİN MESELESİ

Kudüs, zaten işgal altındaydı; Trump'ın kararı ile işgal, iyice meşrulaştırılmış oldu.

Biliyorum, yine hamaset dozu yüksek nutuklar atılacak, miting meydanlarında İsrail tel'in edilecek, sonra her şey unutulup gidecek.

Kudüs meselesi, burada nutuk atarak çözülür mü? Çözülmez.

Öyleyse bu nutuklar niye? Kudüs'ten siyasî destek sağmak için.

Ortada bir İslâm dünyası yahut bir ümmet olsaydı, İsrail bir adım atmaya bile cesaret edemezdi. Trump'ı da İsrail'i de cesaretlendiren, İslâm dünyasının içine düştüğü içler acısı durumdur.

Ortak tepkiler göstersek de ortak hareket edemeyecek kadar parçalanmış durumdayız.

Siyaset, bütün değerlerimizin içini boşalttı.

Cüssemiz ne kadar büyük olursa olsun, İsrail ve arkasındaki güçleri korkutacak bir güce mâlik değiliz.

Gücün zoruyla dayatılan şeyler, yine ancak gücün zoruyla bertaraf edilir. İsrail bugüne kadar kaç BM kararını taktı?  Mitinglerle, siyasî nutuklarla hangi savaşın kazanıldığı görülmüş ki bu savaş kazanılsın. Kendi göbeğinizi kendiniz keseceksiniz, bunun başka yolu yok. Bu da ancak güçlü ve söylediğini yapan bir devlet olmakla mümkün.

Kısa zaman öncesine kadar Irak, Suriye, İsrail üçgeninde, IŞİD diye bir örgüt vardı. Eline geçirdiği farklı düşünen Müslümanların boynunu vurmakla ünlenmişti. Bizim de iki askerimizi diri diri yakmışlardı. İşte o IŞİD, beş yıl boyunca bölgede terör estirmesine, bomba yağdırmasına rağmen tek bir topları, İsrail toprağına düşmedi. Bir tek IŞİD militanı “Şu Filistinli kardeşlerimizi katleden İsrail'e de bir tarife çıkaralım.” demedi. Çıkarsınlar diye demiyorum, İslâm'ız diyenlerin İsrail'e gösterdikleri tahammülü birbirlerine göstermediklerini tebarüz ettirmek için söylüyorum. Bazılarına İsrail, Müslüman kardeşinden daha sevimli gelebiliyor.

Kudüs'ün içinde bulunduğu durum, hepimiz için bir utançtır. Üç kutsal mekânımızdan biri, bugün işgal altındadır. İsrail, çizdiği haydut devlet profiliyle, “Ben bu coğrafyada olduğum müddetçe hiçbirinize rahat yok.” Demektedir. Hiçbir uluslararası sözleşme ile kendini bağlı hissetmeyen bu terör devleti, Müslümanlara kendisini o coğrafyada söküp atmaktan başka bir yol bırakmamaktadır.

Kudüs, siyasete malzeme yapılacak bir konu değil. Siyasetçiler, bu konuda daha dikkatli olmalıdır. Bağırıp çağırarak bu meseleler çözülmez. Somut adımlar atmak gerekir. Süleyman Şah türbesinin bulunduğu vatan toprağı işgal edildi yuttuk. On sekiz adamıza Yunan çöktü, yuttuk. Bu kadar yutmadan sora İsrail, “Bunu da yutarlar” diye düşünmüş olmalı.

Toplum, nutuk değil icraat bekliyor. Hiçbir şey yapamıyorsanız İsrail ile ticarî ve diplomatik ilişkileri kesin, ABD ile imzaladığınız, başta yolcu uçak alımı olmak üzere bazı ithalat kalemlerinden vaz geçin. Kudüs'ü, oy sandığınıza seçmen getiren bir olay olarak görmek yerine, Müslümanların namusuna, izzetine vurulmuş bir leke olarak görün. Bu, hepimizin meselesi. Hepimizin olanı, Allah Peygamber aşkına partileştirip, duygularımızı kirletmeyin.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1777/kudus-hepimizin-meselesi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar