KONYA'YI MOĞOL ZULMÜNDEN HANGİ SULTAN KURTARDI?

İstanbul bir ufuk şehirdir. Bu ufku gösteren ve çizen ise ufuk peygamberi Efendimiz’dir. (Salat ve selâm O’nun üzerine olsun).

Dersâadet’i gezerken Topkapı surlarının yanı başındaki İstanbul Panorama 1453 – Tarih Müzesi’nde; panoda yazan o meşhur hadisi tekrar okumuştum:

“Kostantiniyye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”

İstanbul, bu hadisten dolayı ufuk şehirdir.

İstanbul bu sebeple kutlu bir şehir, yıldız bir şehirdir.

İstanbul aynı zamanda Efendiler ve Çelebiler şehridir.

Eskiler “İstanbul Efendisi” veya “İstanbul Çelebisi” diye boşuna söylememişlerdir.

Çelebi ‘Çalab’dan gelir.

Merkez Efendi Camii ve haziresindeki kabri gezerken bir mezar taşında yazılı şu sözler dikkatimi çekmişti: “HU! YOKTUR TAPACAK ÇALAP’TIR ANCAK”.

“Çalab” ve “Çelebilik” Mevlânâ’dan mülhem olsa gerek.

Yunus Emre’yi de bu konuda yabana atmamak lâzım: "Gönül Çalab'ın tahtı/ Çalab gönüle baktı/ İki cihan bedbahtı /Kim gönül yıktı ise."

İstanbul imrenilecek ve kıskanılacak bir şehir...

Kutlu Kumandan Fatih, Konstantiniyye surlarının önüne geldiğinde; o kutlu askerlerine “Bugün size, bir zamanlar ihtişam, şan ve şöhretin zirvesine çıkmış Romalıların eski başkentini, bütün dünyanın imrenerek ve kıskanarak baktığı bir şehri bahşediyorum…” diyerek son hitabını yapıyordu.

Kutlu şehir İstanbul’dan aynı gün bir başka ufuk şehir olan Selçuklular’ın Darü’l-mülk’ü Konya’ya döndüğümde; Kubbe-i Hadra’nın altında yatan Konya’nın sultanını hatırladım. İstanbul’un sultanı Eyüb Sultan’dır. İstanbul Sultanları’nı Süheyl Ünver’den okursanız, daha güzel bir şekilde o sultanları tanıma ve öğrenme fırsatı bulursunuz.

Kutlu şehirleri say deseniz; Mekke, Medine, Kudüs ve İstanbul’dan sonra Konya’yı sıraya koyardım.

İstanbul nasıl sohbet merkezli bir şehirse, Konya da öyle bir şehirdir.

Konya’daki değişim…

İnsanlar bilinç ve zihinsel olarak değişmedikçe, fiziksel olarak da hiç değişmez. İnsan kendisini değiştirmek istiyorsa önce dilden başlayacak. Nitekim de öyle oldu: Harf Devrimi.

Bir insanın ve bir milletin dilini bozarsanız, davranışlarını da bozar ve başka kalıplara girmesine yardımcı olursunuz.

Türk Milleti de, harf devriminden sonra başka kalıplara girmeye başladı. Kendini zorunlu olarak değiştirmeye Türkçe’den başlayan ve bu değişim sürecini iki yüz yıldan beri sürdüren fakat, başka kalıplara sokulmasına rağmen özünü muhafaza eden milletlere dünyada ender rastlanır. Türk milleti de bu milletler arasındadır.

Hem içeriden hem dışarıdan o kadar çok kültürel taarruzlara maruz kalmasına rağmen özünü korumasını bilen Türk milleti, başkalaşıma doğru evirildiği zaman insanı sükût-u hayale de uğratmıyor değil.

Şehirler de öyledir.

Gidin gezin bakalım İstanbul’un yedi tepesini bulabilecek misiniz?

Konstantiniyye’nin fethiyle Müslümanlaşan Ayasofya ile İsraf dönemi İstanbul’un Ayasofya’sını bir karşılaştırın bakalım, ne göreceksiniz…

İbni Haldun, devletin beş tavrından bahseder. Bunlar Zafer tavrı, Mutlakiyet tavrı, Refah tavrı, Barış tavrı ve İsraf tavrı’dır.

Türkiye Selçuklu Devleti, siyasi toplum olarak Refah tavrını Sultan Alâeddin Keykubat’la yaşadı. Tarihçiler, günümüzde bile Konya’nın öylesine bir refah devri olmadığını ve yaşamadığı dile getiriyor. Anadolu Selçuklu Devleti, Barış devrinde, Moğol taarruzu ve istilası altında şuur kaybına uğruyor. Bu küresel bilinçaltı değişim dönemlerinden İsraf tavrına geldiğimizde ise; halimiz içler acısıdır.

Konya’yı Moğol zulmünden kurtaran sultan…

Barış döneminde Konya’yı Moğol zulmünden kurtaran sultan kimdi, deseler? Hiç tereddüt etmeden “Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’den başkası değil” cevabıyla karşılaşılır.

Bu döneminde barış tavrını gösteren bir sultanı, “Moğol sempatizanlığı” veya “Moğol ajanlığı” ile suçlamak da neyin nesi oluyor…

Mevlânâ neyin figürüdür?

Kimler, Mevlânâ’yı “figür” haline getirmek istemektedirler?

Kimler ve hangi küresel çeteler ‘Mevlânâ’yı bir ‘kültürel figür’ olarak kullanarak onun üzerinden yeni bir “Sahte Din” oluşturmaya çalışmaktadırlar?

Yeni bir “Mevlânâ Dini” oluşturmak isteyenler paralel adımlarını çoktan atmıştı bile…

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1765/konyayi-mogol-zulmunden-hangi-sultan-kurtardi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar