ABD YARGI SİSTEMİ ve ZARRAP DAVASI
Ahmet Rauf Akay

ABD YARGI SİSTEMİ ve ZARRAP DAVASI

 

ABD yargı sistemi, Federal ve eyalet mahkemelerinden oluşur. Federal mahkemelerin en üstünde ABD Üst Derece Mahkemesi  bulunur,bizdeki karşılığı anayasa mahkemesidir. Altında ise  sırayla Federal Temyiz Mahkemesi ile Federal Bölge Mahkemeleri bulunur.

 Eyalet mahkemeleri ise, Eyalet  Üst Derece mahkemesi,Özel Mahkemeler,Eyalet Temyiz Mahkemesi ve Genel Alt Derece Mahkemelerinden oluşur.

ABD Anayasa Mahkemesi bir başkan  sekizi de onun yardımcıları olan  dokuz üyeden oluşur,üyeleri başkan tarafından önerilir ancak Senato'nun onayından geçmesi şarttır. Senato, başkanın önerdiği hakimi önce komisyonda dinler oylar,ardından da genel kurula getirerek orada oya sunar.Komisyon ve Senato'dan geçmeden bir kişi Başkan istese bile Yüksek Mahkeme üyesi olamaz. Nitekim, 1987 de Yüksek Mahkemeye aday gösterilen Robert  Bork senatonun 42 ye karşı 58 oyu ile ret edilmiştir.

Yüksek mahkeme üyeleri kaydı hayat şartıyla görev yaparlar,istisnası suçlu bulunmaları veya kendi istekleri ile ayrılmalarıdır.1986 da Regan tarafından atanan yargıç A.Scalia tam 30 yıl, 2016 yılında ölünceye kadar bu görevde kalmıştır.

 

ABD'nin antlaşmalardan doğan davalarına eyalet mahkemeleri değil, Federal mahkemeler bakar. Federal ceza mahkemelerinin işleyişi şu şekildedir:

1.Dava için bilgi toplama,2.Suçlama/İddianame,3.Savcılıkla ilk duruşma,4.Keşif Belgelerin ortaya konulması5.Sanığın suçu kabul etmesi, savcı ile cezasının azaltılması için pazarlık,6.Ön soruşturma,7.Suçun kabul edilmesi önerisi,8.Duruşma,9.Duruşma sonrası tekrar suçun kabul edilmesi önerisi,10.Hüküm,11.Temyiz.

Zarrab davası yukarıdaki sıralamadan da anlaşılacağı gibi 5.aşamada, yani savcı ile sanığın pazarlık aşamasında bulunuyor. Taraflar anlaşamasalar bile  hükümden önce sanığın  iki defa daha suçu kabul ederek cezasının hafifletilmesini isteme hakkı var.ABD'de davaların çoğu karardan önce savcı ile sanığın anlaşması ile sonuçlanıyor.

Belli ki Zarrab'da cezadan indirim karşılığında Savcı ile anlaşmış durumda. Ne ve neler söylediğini taraflar mahkemeye geldiğinde hep beraber göreceğiz. Ancak baştan beri hükümet dava ile ilgili soğukkanlı davranamadı. ABD ile yapılan görüşmelerin birinci maddesi hep Zarrab oldu.Yersiz bir korku ve telaş sergiledi. Suçlu psikolojisi ile hareket ederek ABD'nin eline koz verdi. 17/25 Aralık'ta doğru olan bu işe bulaşanları burada yargılayıp, devleti bu işten temizlemekti. TBMM'deki oylamada  gelecekteki tehlikeyi gören bazı AK parti milletvekilleri yüce divandan yana oy kullandılar. Hatta o dönem başbakan olan Davutoğlu' da bakanların Yüce Divan'a gitmesinden yanaydı. Davutoğlu'da bu işin Türkiye'nin elinde patlayacağını görmüştü. İşlemler Halk bank üzerinden yapıldığı dikkate alındığında işin ucunun çok daha yukarılara götürülebilmesi muhtemel görünüyor. Siyasi irade  olmadan Halk Bank kendi başına böyle bir işe bulaşamayacağına göre iktidar çok sıkıntılı bir sürece girebilir.FETÖ savunması, içeride bir anlam ifade etse de dışları da pirim yapmaz. ABD yargısı bağımsızdır. En azından dışarıdan görünen bu.1929 da yaşanan büyük buhran'da Roosvelt bir  ekonomik önlem paketi(Kalkına yasası) çıkarır ancak yasanın bazı maddeleri Yüksek Mahkeme tarafından Liberal ekonomi ve eşitlik ilkesine aykırı bulunarak iptal edilir.1936 seçimlerini yine Roosvelt tarihi bir skorla 531 delegenin 523'ünün oyunu alarak kazanır.Yeni Kalkınma yasalarını kongreden geçirir,yüksek mahkeme yine karşı görüş bildirince Roosvelt yüksek mahkemenin yapısını değiştirmeye karar verir. Buna göre  emekliliğini istemeyen ve 70 yaşına gelen  her yargıç için yeni bir yargıç atanacaktır. Aldığı yüksek oy desteğine rağmen kamuoyu ayağa kalkar.Başkanın yargıyı domine ederek  tüm güçleri kontrol etmeye çalıştığı, bunun kuvvetler ayrılığını yok edeceği ileri sürülür.Sonunda bir yargıç emekli olunca Yüksek mahkemede denge değişir,yasa mahkemeden geçer,Roosvelt  tepkiler üzerine mahkemenin yapısını değiştirme önerisini geri alır.

ABD mahkemelerini Türk mahkemelerinin son yıllarda geldiği durum gibi  siyasi hiyerarşinin bir parçası gibi örmek yanıltıcı olur. Doğru olan Trump yönetiminden medet ummak değil,doğru hamlelerle sonuçları çok ağır olabilecek bu davaya karşı  hukuki savunma yapmaktı. Bu ticarette kişisel kazanç yok, sadece devlet kazanmışsa bu dava hepimizindir,kişisel kazanç varsa,  dava sadece bu ticaretle cebini dolduranlarındır.

Not:Bu makalede Süha Atatüre'nin ABD'nin siyasi Yapısı isimli kitabından yararlanılmıştır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500