YAŞAR KEMAL ÜSTÜNE DÜŞÜNCELER
Alper Aksoy

YAŞAR KEMAL ÜSTÜNE DÜŞÜNCELER

 

Bir yazar için en büyük umur kitaplarını okuyan bir  kitleye kavuşmaktır.

 

Yaşar Kemal'in öyle karizmatik bir şöhreti vardı ki kendisini sevmeyenlere bile romanlarını okutmayı başarmıştı.

 

Cenazesi televizyon kanallarınca naklen verildi, kalabalıkları topladı, gündeme oturdu, kendinden söz ettirdi.

 

Kamuoyu Yaşar Kemal'in eserlerini değil etnik kimliğini ve sahip olduğu düşünceleri gündeme taşıdı. Lehte ya da aleyhte hakkında çok şeyler söylendi.

 

Ama şu soruyu kendime sormadan edemedim: "Yaşar Kemal hakkında agresif görüş ortaya koyanların sevdiği, beğendiği romancılar var mı?.. Ya da okuma alışkanlıkları var mı?.." 

 

Hiç sanmıyorum...

 

Yaşar Kemal, roman sanatının önemini ve kıymetini bilen, yüz binlerce okuyucusu, yazılı ve görüntülü medyası olan bir kesimin romancısı idi.

 

Ülkücü veya Milli görüşe mensup olsa idi mevcut eserlerinin dörtte birini yazamazdı. Çünkü onun kesiminde "marifet iltifata tabidir" anlayışı , edebiyat dergileri, romancıyı geliştiren edebiyat eleştirmenleri vardır.

 

Dönüp aynaya bakalım şimdi de...

 

***

 

Yaşar Kemal’e göre Türk burjuvazisi:

 

"Türk burjuvası işe yaramaz, korkunç, gayri-millî bir burjuvadır. İşi gücü başka milletlere öykünmekle geçmiştir. Onlara göre Türk yoktur. Türkiye yoktur. Türk kültürü yoktur. Bazılarıyla konuştum, biliyorum. Onlarca, Türkiye sömürülmekten başka işe yaramayan insan sürüleriyle doludur. Ağır konuşuyorsun, demeyin. Bu böyledir ve gerçektir. Onlarca, millet Amerikadır. Fransadır, İngilteredir. Kültür de onların kültürüdür. Bu söylediklerimi ben uydurmuyorum. Burjuva oğlanlarından yüzlerce kere kulaklarımla duydum. Duymasam ne olurdu. İşte yaptıkları ortada. Sanatları ortada. Türkiyeyle, Türk kültürüyle hiçbir ilgisi olmadığı için, insanla da ilgisi yok."

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500