MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH’IN KULLARI
Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen

MEHDİNİN ASKERLERİ YA DA RABİNOĞLU FETULLAH’IN KULLARI

 

Bu millet, içimizdeki Truva Atı Ashabının dışında kalanlarla, yedisinden yetmişine, 15 Temmuz 2016’dan beri, on altı aydır fiilen; 17-25 Aralık 2013’ten bun tarafa zihnen ve ruhen FETÖ belasıyla uğraşıyor.

Bu konuyla ilgili olarak oldukça önemli mesafeler alınmasına rağmen, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yenile ifade ettiği gibi, bu lanetli örgüt bir matruşka bebek görünümünde olduğu için, bu örgütle mücadelede istenilen başarı henüz alınmış değildir.

Çünkü…

Sayın Cumhurbaşkanının daha önce dile getirdiği gibi…

Baştan ayağa, bu milletin neredeyse bütün bireyleri, aileleri, memurları, işçileri, köylüleri, üst düzey yöneticileri, iş adamları, dışişleri görevlileri, akademisyenleri, diyanet teşkilatı, sivili, askeri, polisi, jandarması, korucusu, cemaat liderleri…

Bu lanetli örgüt ne istemişse vermişler…

Öylesine vermişler…

Öylesine kapıları açmışlar…

Öylesine güvenmişler…

Öylesine kanka olmuşlar…

Öylesine teslim olmuşlar ki…

Devletin herhangi bir kademesinde görev alabilmek için…

Siyasetin herhangi bir kademesinde yer tutabilmek için…

Bu lanetli örgütün sümüklü liderinin referansı aranmış…

Ve bu lanetli örgütün sümüklü liderinin referansını alan en sıradan insanlar bile, rüyada görseler inanmayacakları makamlara, hiç yorulmadan, hiç ter dökmeden, acaba diye hiç endişe duymadan, ellerini hiç cebe atmadan şimşek hızıyla ulaşabilmişler…

Belli bir çalışma gerektiren ve belli usullerle elde edilen akademik yükselmeler bile, zamanı dürerek, kurallar, usuller, yasalar hiçe sayılarak, bu lanetli örgütün mensuplarına verilebilmiş…

Ve bu lanetli örgüt, devletin, milletin, toplumun en ücra hücrelerine bile girerken, hep alkışlanmış, hep el üstünde tutulmuş, hep önleri açılmış, hep yardıma mazhar olmuş…

Ve bugüne gelinmiş…

Ne bu lanetli örgütün pisliğinin ayyuka çıktığı 17-25 Aralık 2013’ten bu yana…

Ne bu lanetli örgütün bu aziz vatanı işgal edip, yüzlerce insanımızı şehit ettiği, binlerce insanımızı gazi ettiği, en dokunulmaz sandığımız kurumlarımıza kendi uçaklarımızla saldırdığı 15 Temmuz 2016’dan bu tarafa…

Bu örgütle kurallara dayalı, yasalar çerçevesinde düzenli bir mücadele yapılamamış…

Bu kuralsızlığın en doğal sonucu olarak, yine Sayın Cumhurbaşkanının dile getirdiği gibi, bir matruşka bebek görünümünde olan bu lanetli örgütün asıl mensupları…

Ülkemize ve milletimize asıl zarar verenleri…

Ülkemizin ve milletimizin paralarını hem kendi zenginlikleri için kullananları, hem de büyük kısmını FETÖ örgütünün sümüklü liderine gönderenleri…

Yani değişik usullerle devlet hazinesinden çalanları…

Ve yasasız, yetkisiz, kayıtsız milletten para toplayanları…

Ellerini kollarını sallayarak dolaşırken…

Bu lanetli örgütün sümüklü liderine…

Bu Pakraduni dölüne…

Bu vatansız namerde…

Gerçekten Mehdi diye inanan…

Gerçekten Mesih diye bağlanan…

Gerçekten Kâinat imamı olarak iman eden…

Gerçekten Allah cc ile görüştüğünü kabul eden…

Gerçekten bütün işlerini Allah Resulü (sav), Hz Ebubekir (ra) ve Hz Ömer (ra) ile istişare ederek hayata geçirdiğini sanan…

Cebrail (as) dahi bütün meleklerin bu sümüklü ile görüşmek için sıraya girdiği inancında olan…

Gerçek FETÖ mağdurları kendi kaderlerine terk edilmiş durumdadır…

Bunlar gerçekten FETÖ mağdurudur…

Evet…

Bu FETÖ mağdurları, Sümüklü Pakraduni’nin emriyle evlerini, arabalarını, arsalarını, altınlarını satıp Bank Asya’ya yatırmış olabilirler…

Bu FETÖ mağdurları, Sümüklü Pakraduni’nin emriyle, bu vatansız namertlerin sendikalarına üye olmuş olabilirler…

Bu FETÖ mağdurları, Sümüklü Pakraduni’nin emriyle çocuklarını bu vatansız namertlerin okullarına, dershanelerine göndermiş olabilirler…

Bu FETÖ mağdurları, Sümüklü Pakraduni’nin emriyle onların iş yerlerinde çalışmış olabilirler…

Bu FETÖ mağdurları, Sümüklü Pakraduni’nin emriyle katalog evlilikleri yapmış olabilirler…

Buna rağmen bütün bu sayılanları yapanları suçlu sayabilir miyiz?

Çünkü bütün bu saydıklarımızı yapanlar…

Rabinoğlu Fetullah’ı Mesih, Mehdi, Kâinat imamı olarak görmektedirler…

Bağlılıkları Mehdi’yedir, Mesih’edir, Kâinat İmanınadır…

Bu onların dinidir…

Sümüklü Pakraduni onların ilahıdır…

Öyle olmasa…

Bu Sümüklü Pakraduni’nin emriyle İslamın bütün değerlerini ayaklar altına alırlar mıydı?

Öyle olmasa…

Bu Sümüklü Pakraduni’nin emriyle İslam’ın bütün haramlarını işlerler miydi?

Mağdur olarak gördüğüm bu zavallılara:

“Lekum dinukum, veliye din/ "Sizin dininiz size, benim dinim bana” (Kafirun/6)

Çerçevesinde bakmak durumundayız…

Bu zavallılar yasalar çerçevesinde suçsuz, fakat İslam nezdinde suçlu olup, cezalarını mizanda mutlaka göreceklerdir.

Ve…

Elbet Bylockcular…

Elbet milletten para toplayanlar…

Elbet devleti soyanlar…

Elbet çalınmış sorularla okul/üniversite kazanıp, asker, polis, hâkim, memur olanlar…

Elbet çalınmış sorular ve tezlerle akademisyen olup yükselenler…

Elbet iftiralarla, değişik tuzaklarla insanlarımızın hayatlarını karartanlar…

Elbet ülkemizin aleyhinde Haçlılarla iş birliği yapanlar…

Elbet milletin silahlarını millete karşı kullananlar…

Yani yasalar çerçevesinde suçlu olanlar, zaten suçludur ve elbet cezalarını çekeceklerdir…

Hukuk devletinde adil yönetimler suçlu ile suçsuzu ayırt ederken yasalar çerçevesinde hareket etmek zorundadırlar.

2019’a giderken mağduriyetleri ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek zorundayız…

Çünkü bu ülkeyi Truva Atı Ashabının yönetimine veremeyiz…

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500