Eleştiri mi, Karalama mı?

Eleştiri yol gösterici olursa faydası olur. Aşağılamak, tahkir etmek, küçük düşürmek için yapılan eleştiri fayda getirmeyeceği gibi muhatabında etki de bırakmaz.

Her şeyi eleştirmek, hiç bir şeyi beğenmemek, doğru yanlış ayırımı yapmadan tenkit etmek de bir eleştiri biçimi değildir. Eleştiri yanlışa yönelirse eleştiri, doğruyu tenkide yönelirse hastalıktır.

Yazık ki ülkemizde siyaseti bu şekilde yapanlar var; iyiyi de kötüyü de yerin dibine batırarak bir yere gidilmez. Nitekim, muhalefet gidemiyor da. Köprü istemeyen, havaalanı istemeyen bir muhalefetten ne olur?

Gazetede bana ayrılan bu köşeyi aslında kendim için kullanmayı doğru bulmam. Ama bazen öyle iddialar ortaya atılıyor ki susmak bunları kabullenmek anlamına geliyor. Bu defa okuyucularımdan izin isteyerek geçen hafta şahsımı hedef alan gerçek dışı iddialarla ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum.

Bazı basın yayın organları hayvan tecavüzcülerine az ceza verilmesini istediğim istikametinde şeyler yazdılar. Sapkınlığa karşı olmak için bir siyasetin taraftarı olmak gerekmez, birazcık insan olmak kafi. Kime yapılırsa yapılsın her türlü cinsel saldırı ahlaksızlıktır. Kültürümüz böylelerine en ağır cezanın verilmesini öngörür. Nitekim her suçtan insan cezaevine düşer ama en büyük tepkiyi içerde -tecavüz-suçlamasıyla yatanlar görür. Suçlular bile aralarında bu tip suçluların bulunmasına tahammül edemezler. Geçtiğimiz günlerde Özgecan’ın katilinin cezaevinde öldürülmesi bunun en açık göstergesidir. Suçun iyisi kötüsü olmaz ama suç skalasının en altında cinsel suçlar bulunur.

Bu gerçeği herkes kabul eder. Elbette benim de farklı düşünmem beklenemez. Medyada köpürtülmeye çalışılan olayın aslı şudur: Komisyonda hayvanları öldürme, işkence etmek ve tecavüz görüşülürken ben de komisyondaki diğer partilerin temsilcileri de hayvan öldürene, işkence edene ve tecavüze en ağır cezanın verilmesini istedik. Tutanakları ilgili komisyonlardan temin etmek mümkündür. Üstelik ben teklif edilen hapis cezasını az bularak  6 ayla 4 yıl arasında artırılmasından yana oldum. Bazı arkadaşlar hapis cezasının yanında bu kişilere bir daha hayvan sahiplenmekten men cezasının da verilmesini istediler. Ben buna karşı çıktım. Hayvan öldüren veya işkence edenleri kastederek gerekçe olarak çiftçilik, hayvancılık yapan birinin bir daha hayvan sahiplenmekten men edilmesi halinde aç kalacağını, bunun da yeni problemlere neden olacağını söyledim. En ağır cezayı verelim ama kimseyi aç bırakacak bir düzenleme de yapmayalım dedim. Günlerdir çalkalanıp çalkalanıp gündeme getirilen konu budur. Buna tecavüzcüleri korumak, onlara ceza indirimi yapılmasını istemek denilebilir mi? Maksat bağcıyı dövmek olunca her türlü yalan, çarpıtma mübah oluyor.

Eleştiri olmadan siyaset olmaz. Bazen  olayların yoğunluğu arasında göremediklerimizi eleştiri yoluyla görür, olaylara başkalarının gözüyle de bakmayı öğrenirsiniz. Ama eleştiren hakka, hakikate riayet eder, vicdanı ile hareket ederse. Yalanın, iftiranın üzerine kurulu bir eleştiri eleştiri değil karalamadır. Bizde eleştirinin hoş karşılanmamasının, bazen bir kişilik sorunu haline getirilmesinin sebebi budur. Kişileri hedef alırsanız bir yanlışı düzeltmek yerine yeni yanlışlara neden olmuş olursunuz.

GAZETEVAHDET

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/167/elestiri-mi-karalama-mi.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar