VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU

Eklenme Tarihi: 02.11.2017 11:46:22 - Güncellenme Tarihi: 26.02.2020 09:49:24

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri?nden Vefa Ödülü, Nurettin Topçu?ya verildi. Bu ödülün Topçu?ya verilmesinin çok derin bir anlamı olduğu ve bu derin anlamın anlaşılabilmesi için de Topçu?nun mücadelesinin, düşüncelerinin, inançlarının neler olduğunun bilinmesi gerekir.

Ülkemizin içinde bulunduğu dini, siyasi, kültürel, ahlâki ve eğitim ile ilgili durumlarımız dikkate alındığında, bu alanlarda ortaya çıkan krizlerin aşılması adına Topçu?nun, bugünün Türkiyesi için de anlamlı mesajlar yüklü eserlerinin önemini tekrar idrak etmeye yönelik bir motivasyon nedeni olacak olan bu ödül, devletimizin gerçek manada fikir adamı olanlara karşı tavrını ve bu topraklarda kendi medeniyetimizi dikkate alarak bir felsefe oluşturma çabalarına olan desteğini de ifade etmektedir. Çünkü Nurettin Topçu, bir filozoftur ve bizim filozoflara ihtiyacımız vardır.

Topçu?nun yaşadığı ve fikirlerini ortaya koymaya başladığı yıllar dikkate alındığında; ortaya koyduğu fikirlerin, döneme ilişkin yaptığı eleştirilerin, teklif ettiği devlet, toplum, insan, ahlâk ve eğitim modelinin esasları, onun bir yenilikçi ama aynı zamanda tarihî köklerden beslenen bir muhafazakâr olduğunu gösterir. Onun için bilim, felsefe ve sanat vazgeçilmez medeniyet kurucu temel unsurlardır ve bu alanlarda bir rönesans ihtiyacını dile getirmesi, onun yobaz ve dogmatikler karşısındaki yenilikçi tavrını ifade eder. Yerli ama evrensele açık lakin arafta bir fikir adamı olarak Topçu?nun hayatı, gençlerimiz için ideal bir model oluşturmaktadır.

1928 yılında, lise mezunu olarak Fransa?ya giden Topçu, 1934 yılında felsefe alanında doktora unvanını alarak yurda dönmüştür. Altı yıllık süreye lisans ve doktora eğitimini sığdıran ve başarılı bir doktora tezi hazırlayan Topçu, liselerde felsefe öğretmenliği yapmak zorunda kalmış, Bergson üzerine doçentlik tezi hazırlayıp doçent unvanını almasına rağmen üniversitede kendisine görev verilmemiştir. Buna rağmen inancını ve azmini hiç kaybetmeyen Topçu, verdiği eserler ve yetiştirdiği öğrencilerle günümüzde bir ahlak filozofu olarak adlandırılmayı hak etmiştir.

Hareket felsefesinin metodunu ve kavramlarını tasavvuf ve ahlâk açısından değerlendirmeye çalışan, Anadolu insanının sosyal hayatını anlamak amacıyla bu felsefeden faydalanan Nurettin Topçu, bütün kurumlarıyla birlikte Türk Milletinin nasıl bir devlet ve toplum düzeni kurması gerektiği hususunda Anadolu milliyetçiliğini ve İslâm sosyalizmini savunmak suretiyle, döneminde farklı bir aydın tablosu çizmiştir.

Millî bir romantik olmakla birlikte Osmanlı?nın sona ermesinden sonra yaşanan sıkıntılar karşısında, Türk aydınının ıstırabını ve ruhi trajedisini onun varlığında görmek mümkündür.

Otorite ve mesuliyeti yok edecek, her türlü düzensizliğin kaynağı olabilecek anarşizm yerine Allah?ı insanda tanıyan, Allah dışında bütün otoriteler karşısında anarşist, Allah karşısında ise itaati benimseyen bir isyan ahlâkını; insanı kendi bencilliğine mahkûm eden bireycilik yerine şahsiyetçiliği savunan Topçu, Anadolu Türklüğü ile İslâmın bir sentezini yapmaya çalışmış, bunu da tasavvuf ile kendi hayatında yaşamıştır. O, Cumhuriyet dönemi milliyetçi anlayış karşısında İslâmcı, İslâmcılık karşısında da milliyetçi bir konumdadır.

Topçu?yu tanımak, bir medeniyet ve ahlâk sisteminin içine dahil olmaktır. Onu okumak, döneminin iflas etmiş ahlâk, din, siyaset ve ekonomik ilişkilerini eleştirme biçiminden hareketle bugün yaşadığımız aynı sefaletlerin kaynaklarını anlamaktır.

"Filozofumuz var mı?" sorusuna verilen cevaptır Nurettin Topçu. Cumhurbaşkanımızın böyle bir ödül ile Topçu?nun hatırasına gösterdiği ve verdiği değer, Topçu?nun ilgilendiği alanlara verilen bir değerdir.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1651/vefa-odulu-ve-topcu

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

19.05.2019 Medeniyet Tasavvuru
27.01.2019 HAYAT: Yeniden bir daha mı?
06.01.2019 Bedenin değeri ve öldürme
03.06.2018 Mücadele ve insan
27.05.2018 Bir garip tahlil...
25.03.2018 Bir Hareket ve Fikir Adamı Olarak Topçu Paneli
25.02.2018 Kendini Aşan Düşünce
11.02.2018 Milliyetçilik mi? Ama Nasıl Bir Milliyetçilik?
04.02.2018 Hakikate karşı suç işlemek
28.01.2018 Kötülük, İnsanın Bir Vehmi mi Gerçeği mi?
21.01.2018 SAVAŞ VE OYUN
14.01.2018 KENDİMİZİ NASIL İNŞA EDER VE ANLARIZ?
30.12.2017 NEREDE KALMIŞTIK?
27.12.2017 NEDEN GERİ KALDIK?
15.12.2017 NURETTİN TOPÇU'YA GÖRE RÖNESANS İHTİYACI
09.12.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN ANADOLU MİLLİYETÇİLİĞİ VE SOSYALİZMİ
30.11.2017 NURETTİN TOPÇU'NUN DEMOKRASİ KARŞISINDAKİ TUTUMU
24.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK ve İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-2
22.11.2017 BATICILIK, TÜRKÇÜLÜK VE İSLÂMCILIK KARŞISINDA NURETTİN TOPÇU-1
18.11.2017 Kerime Yıldız?a Nazire: SİNEMADAN FELSEFEYE...
02.11.2017 VEFA ÖDÜLÜ VE TOPÇU
13.08.2017 KİTLELEŞME, KİŞİ OLMAYI YOK EDER...
23.07.2017 AKLA DUYULAN İHTİYAÇ
16.07.2017 KALKIŞMANIN ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ?
02.07.2017 HAKİKAT VE DOST
11.06.2017 AHLAK VE DİN İLİŞKİSİ ÜZERİNE KISA NOTLAR?
03.06.2017 BİLİM-FELSEFE VE SANAT İÇİN?
21.05.2017 POZİTİVİZM Mİ?
13.05.2017 YÖNETİCİLİK İLE MUTLULUK BAĞDAŞIR MI?
07.05.2017 ÖLÇÜ MESELESİ
23.04.2017 ÇOCUKLAR VE OYUN
16.04.2017 ZAMAN-İNSAN İLİŞKİSİ
02.04.2017 SORUNLAR KARŞISINDA AKADEMİSYEN
19.03.2017 İNSAN DÜNYASI: ANLAŞILMAYI BEKLER...
12.03.2017 AVRUPA VE KRİZ
26.02.2017 BİLME İSTEĞİ: BİLİM VE FELSEFE
12.02.2017 İKİ DÜNYA: EVET-HAYIR
29.01.2017 Gerçekliğin Sözünden Sözün Gerçekliğine...
22.01.2017 TARİHİN SONUNDA DEĞİLİZ...
12.01.2017 NEREYE GİDİYORUZ?
29.12.2016 TARİHE BAKIŞ
25.12.2016 MİLLİLİK ESAS OLMALI
22.12.2016 BİR DEĞERLENDİRME
06.11.2016 ÜNİVERSİTELER VE REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ
30.10.2016 CUMHURİYET
27.10.2016 ÖZGÜRLÜK VE SORUMLULUK ÜSTÜNE
16.10.2016 YOKSULLUK ve ADALET
09.10.2016 ANADOLU İRFANI
02.10.2016 EĞİTİM SORUNUMUZ
25.09.2016 KRİZ
21.08.2016 AMAN ALLAHIM!..
17.07.2016 DARBE
30.06.2016 İNSAN VE SORUMLULUK
23.06.2016 KİTLEDEN KÜTLEYE?
19.06.2016 HAYATA DAİR BİR KAÇ SÖZ
16.06.2016 YAZIYA KARŞI KONUŞMA
12.06.2016 OKUMAK
09.06.2016 İLK YAZI