AZERBAYCAN'I SEVİREM

Yoğun geçen bir Cumartesi gününün akşamında heyecanla beklediğim  “Türk Dünyasında İz Bırakanlar; Bahtiyar Vahapzade–Abdurrahim Karakoç Şiirleri ve Türküleri Gecesi” programı için İzmir’den Manisa’ya yetişememe telaşı ile ulaştım. Tam program başladığında salona girdim. Tıklım tıklım dolu olan Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezindeki son boş koltuğa oturdum. Sonradan gelenler programı sonuna kadar ayakta izlemelerine rağmen salonu terk etmediler.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Manisa Şubesi Başkanı ve Manisa’nın en başarılı ve çalışkan milletvekili, hatta Ege Bölgesinin en başarılı milletvekilleri arasında gösterilen değerli siyaset ve bilim adamı Selçuk Özdağ beyin açılış konuşması ile programın bir kültür şöleni olacağını anladık. Programın TRT Avaz’dan yayınlanması da ayrı bir güzellikti.

Azerbaycan Türkleri ile Türkiye Türklerinin büyük buluşması olarak adlandırabileceğimiz gecede Azerbaycan’dan gelen ses ve saz sanatçıları bizi tarihe ve ata topraklarımıza götürdüler. Azerbaycan Türk’ü diyorum, çünkü son altı yıldır her Mayıs ayında Azerbaycan’a seyahatim oluyor. Azerbaycanlı kardeşlerimiz kendilerine özellikle Azeri denmesinden hiç hoşlanmıyorlar. Ya Azerbaycan Türk’ü deyin ya da sadece Türk deyin diyorlar. Azerbaycan coğrafi bir bölgenin adıdır.

Muhteşem gecede Bahtiyar Vahapzade ve Abdurrahim Karakoç’un şiirlerinden bestelenen ve gönül telimizi titreten ezgilerle bazen hüzünlendik bazen neşelendik. ‘Bir millet iki devlet’ vurgusundaki gibi aramızda dil birliğinin olması kardeşliğimizin doruğa çıkmasını sağladı.

Tören salonundaki tüm koltuklara hem Azerbaycan, hem de Türk bayraklarının bırakılması ve katılımcıların bu bayrakları sallayıp geceye eşlik etmesi görülmeye değerdi. Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Ganire Pashayeva’nın elindeki Azerbaycan ve Türk bayraklarını program boyunca dik biçimde elinde tutması izleyicilerin gözünden kaçmadı. Pashayeva’nın her zaman Türkiye’nin yanında yer alması dolayısı ile salondakiler Onun konuşmasını daha dikkatli dinlediler, daha uzun alkışladılar.

Türk dünyasının görkemli şairi Bahtiyar Vahapzade’nin Azerbaycan ve Türkiye için yanan kalbini, yazdığı şiirlerde bizzat görme fırsatı bulduk bu gecede. Türk dünyası için pek çok çilelere maruz kalan, hatta kitaplarını yayınlatamayan Bahtiyar Vahapzade aynı zamanda Türkiye aşığı bir şairdi. Eserlerini seslendiren sanatçıların hakkını vermesi geceyi bir başka renklendirdi.

Abdurrahim Karakoç’un aileden gelen şairliği en çok sevdiğimiz türkülerden belliydi. Karakoç’un oğlunun da anma programa katılması önemli anlardan biriydi. “Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban” diyerek en güzel aşk ve en güzel vatan şiirlerini kitaplara yazan, Abdurrahim Karakoç güfteli türküleri hep birlikte söyledik Manisa’da.

O kadar güzel bir anma gecesi oldu ki, Manisalılar böyle kültür şölenlerini sayın vekilimiz Selçuk Özdağ beyden sürekli bekleyecektir. Manisalılar Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Manisa Şubesi Başkanı ve milletvekilimiz Selçuk Özdağ beyden gelecekte bir bakanlık veya belediye başkanlığı bekliyorlar ve bu konuda ciddi duyumlar alıyorum. Selçuk Bey bu çabalarının karşılığını gönüllerde taht kurarak aldığı gibi gelecekte de alacaktır.

Program saat gece yarısına doğru sona erdi. Manisa’ya gelmişken programdan sonra Ayn-ı Ali’de ‘Sultan Çayı’ içmemek olmazdı. Bana eşlik eden arkadaşım Ali Pınar ile sultan çaylarımızı da içtikten sonra İzmir’e döndüğümüzde saat 01:30 olmuştu. Ama gururlu ve mutluyduk.

Yeni “Türk Dünyasında İz Bırakanlar” da buluşmak üzere….

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1629/azerbaycani-sevirem.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar