TÜRKÇEMİZE KIYANLAR, GAFLET VE İHANET İÇİNDEDİRLER

Yahya Kemal’in bir sözünü hiç unutmuyorum: “Türkçe ağzımızda anamızın sütü gibi helal ve güzel olmalı” demişti.

Her Türk, Yahya Kemal’ in bu çok önemli ikazıyla konuşmalı ve yazmalı. Ama görüyorum ki radyolarımda, televizyonlarımızda ve basınımızda konuşanlar ve yazanlar, ana sütümüze akrep zehiri karıştırmaya devam ediyorlar. Türkçe ve telaffuz yanlışları karşısında anlatılmaz bir hüzün duyuyorum. Radyolarımızda ve televizyonlarımızda yanlış Türkçe yanında yanlış vurgulamalar da artık tabii hâle geldi. RTÜK, bu başıboşluğa itiraz etmeli; Türkçemizi doğru konuşmayanları, kelime vurgularını yanlış yapanları, mikrofonlardan uzak tutmalıdır.

Bir örnek vermek istiyorum: Bizim, ismi kanunla tesbit edilen ve Diyarbakır ilinde oturan bir bölge valimiz var. Bölge valimizin yetkileri, kanunla belirtilmiştir. “Bölge valisi” ifadesi doğrudur ama Diyarbakır’ a ne zaman bir bakanımız veya başbakanımız gitse bölge valimizden, bölgesel konularda bilgiler almaktadır. Burada, “bölgesel” kelimesi yanlıştır. “Bölge” gibi Türkçe bir kelimeye Fransızca’ dan aldığımız -sel eki yapıştırılarak “bölgesel” ucubesi ortaya çıkarılmıştır. Bölge valimiz, bölgenin ihtiyaçları meseleleri, sıkıntıları hakkında bakanımıza ve başbakanımıza bilgiler verir. Ağzını “bölgesel” kelimesi ile açmaz. İddia ediyorum, eğer bölge valisi ifadesi doğru ise “bölgesel konular” “bölgesel sorunlar” ifadeleri yanlıştır. “Bölge konuları veya bölge meseleleri hakkında” demek lazımdır. Biz “bölgesel vali” diyor muyuz? Demiyoruz, Neden? Anamızın sütü gibi helâl ve güzel Türkçemize akrep zehiri karıştırmamak için. Eğer “bölgesel” kelimesi doğru ise “bölge valisi” yerine “bölgesel vali” dememiz gerekirdi.

Bizim bir Çevre Bakanlığımız var. İstanbul’ da ne zaman şehir hatları ile bir yere gitsem, yani bir vapura otursam, kaptanlık tarafından yayına sokulan bir bantta, bir Türkçe yanlışı zehirli bir akrep gibi beni sokmaya başlıyor. “Lütfen çevresel temizliğe dikkat ediniz” deniliyor. Ne demek çevresel temizlik? Cümlenin doğrusu, çevre temizliğidir. Eğer çevresel temizlik ifadesi doğru ise Çevre Bakanlığına da Çevresel Bakanlık dememiz lazım.

Geçen gün muayene için bir büyük hastahanemize gittim. Orada kocaman bir Türkçe yanlışı dikkatimi çekti. Kapalı bir kova üzerine kocaman harflerle “evsel atık” yazılmıştı. Ne demek “evsel atık”?

Biz, Türk milleti olarak bin yıldan beri çöp veya zibil kelimelerini kullanıyoruz. Çöp Farsça, zibil Arapça kelimeler. Ama her iki kelime de bin yıldan beri konuşa yaza tamamen Türkçeleştirdiğimiz iki güzel kelime. Şimdi bu iki kelimeyi dilimizden çıkarıp atmanın, yerine “atık” kelimesini koymanın hiçbir faydası yoktur. Biz, hem evin hem okulun hem resmi dairelerin ve sokakların, caddelerin, meydanların süprüntüsüne, daha düne kadar çöp veya zibil diyorduk. Şimdi hangi akılsız adam, ortaya evsel atık çirkinliğini çıkardı? Göreceksiniz önümüzdeki yıllarda hastahanesel atık, sokaksal atık, caddesel atık … çirkinlikleri de çıkacaktır.

Çok iyi hatırlıyorum, 1955 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ ne kayıt olduğumda “sel” veya “sal” ekleri ile türetilen kelime sayısı, beş on civarı idi. Sonra Prof. Ziyaüddin Fahri Fındıkoğlu’nun belirttiği gibi, “Türkçemizi sala bindirip sele verdiler”. Şimdi yüzlerce kelimemizin kuyruğunda “sal” veya “sel” çirkinliği var.

Şimdi neden böyle bir şikâyette bulunuyorum biliyor musunuz? Tehlikeli adam Barzani’nin Kuzey Irak’ ta başvurduğu referandum dolayısı ile bazı yazarların, bazı ajanların, bazı radyo ve televizyon kanallarının dilinde hep aynı çirkin ve yanlış bir Türkçe ile söylenen cümleler var. Mesela deniliyor ki “Irak Kürt Bölgesel yönetimini uyarıyoruz.”

Böyle bir cümle olmaz. Bu çok yanlış ve çok zavallı bir cümledir. Zavallı bir dil cücesi, böyle çarpık bir cümle kurmuş. Arkadan gelenler de hiç düşünmeden bu zavallı cümleye yapışmışlardır. Ne demektir Irak Kürt Bölgesel Yönetimi? Meselâ biz, Karadeniz bölgesel yemekleri veya Ege bölgesel oyunları veya Doğu Anadolu bölgesel oyunları diyor muyuz? Demiyoruz neden? Çünkü Türkçe bakımından bunlar, yanlış cümlelerdir.

Türkçemizin güzelliğini bir parçacık bilenler, ağızlarını böyle zıpır cümlelerle açmazlar. Biz Karadeniz yemekleri, Ege oyunları, Doğu Anadolu gelenekleri … deriz.

Ağızlarını, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi diye açanlar, milletimize en az Barzani kadar düşman olan gafillerdir.

Millet hayatımızda, dil ve din, çok önemli iki ana kaynaktır. Millet, dil birliğinden güç alır. Dil bozulursa dille birlikte her şey bozulmaya başlar. Ben, altmış yıldan beri Türkçe üzerinde duruyorum. Görüyorum ki dilimizi bilerek veya bilmeyerek bozanlar, bozmaya çalışanlar, milletimizi de dünden bugünden koparıyorlar.

Bir kelimenin dilimizden atılması veya dilimize kargacık burgacık kelimelerin sokulması yüzünden neler kaybettiğimizi kırk sahifede bile anlatamayız.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1628/turkcemize-kiyanlar-gaflet-ve-ihanet-icindedirler.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Yorumlar

Rüstem Erol
25.10.2017 23:18
Sel ve Sal eklerini dilimize Ecevit'in soktuğunu sanıyorum. Aynı Sayın kelimesini soktuğu gibi. Adama kızıyor, eline geçirse bir kaşık suda boğacak ama nezaket(!) icabı sayın kelimesini kullanıyor ve de gülünç olunuyor. Türkçemizi ise el birliği ile mahvetmeye devam ediyoruz. Hele şimdiki gençlik...

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar