AK PARTİ ERİYOR MU?
Ahmet Rauf Akay

AK PARTİ ERİYOR MU?

Bu gibi durumlarda karamsar yazılar yazmak doğru değil ama hiç bir şey iyi gitmiyor.  Yaşadığımız sorunların büyük kısmının -yanlış politikalardan-kaynaklandığını bir türlü kabul etmiyoruz. Böyle olunca da haklı uyarılar dikkate alınmıyor,kimse ayranım ekşi demiyor.

Allah aşkına, şu Suriye politikasının neresi doğruydu?  Esat gitsin ne olursa olsun anlayışı Türkiye'yi tehdit eden aktörlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bir hükümet, merkezi otorite dağılınca yerini  başka otoritelerin alacağını görmez mi?

Barzani olayında da aynı hata yapıldı,üç beş milyar dolarlık petrol için hedefi Türkiye'den toprak koparmak olan Barzani'ye destek verildi. Irak yönetimi atlanarak antlaşmalar yapıldı. Şimdi toplum Barzani referandumuna tepki gösterince göstermelik  kısıtlamalar getiriliyor. Bir İran'ın izlediği politikaya bakın,bir de bizim izlediğimiz politikaya bakın. Tarihi derinlik,akıl, strateji namına hiç bir şey göremezsiniz. Ben yaptım oldu zihniyetiyle siyaset yapılıyor.

FETÖ davalarında izlenen yol da aynı. Yıllarca Diyarbakır cezaevindeki işkencelerin PKK'ya nasıl militan  kazandırdığını konuştuk. Onuru,kişiliği ile oynanan soluğu dağda aldı. Şimdi aynı hata FETÖ davalarında yapılıyor.Kinle,nefretle hareket edilerek sempatizanlar militanlaştırılıyor,devlete yeni düşmanlar kazandırılıyor. Hem Allah'la aldattılar diyip hem de Allah'ın adı ile aldananları aldatanlarla aynı kefeye koymak büyük  haksızlıklara neden oluyor. Örgütle cemaati ayırıp bu hain yapıya dini hassasiyetlerle gidenleri,devleti ele geçirmek isteyenlerle aynı kefeye koymamak lazım. Allah,peygamber diyerek bu yapıya gidenleri cezalandırırsanız diğer cemaatler,tarikatlar da kriminal hale gelir. Zaten -dinle- kavgalı olan bazı grupların istediği de budur.

Ayrıca bugün FETÖ'nün beli kırılmıştır.Kimse yeni darbe olacak Türküleri ile milleti aldatmasın. OHAL için hiç bir haklı gerekçe kalmamıştır. İki de bir uzatılması otoriterleşme,millete ayar verme,korku unsuru ile toplumu yönetme olarak algılanmaktadır. AK parti o kuruluş yıllarındaki özgürlükçü,kucaklayıcı,barışçı çizgisini korusaydı,  Meral Akşener'in kuracağı partiden bu kadar korkar mıydı?  O çizgi korunsa yeni bir partiye ihtiyaç da olmazdı. Kavgacı bir siyaset en çok onu yapanlara zarar verir. Bırakın dışarıyı bugün AK parti kendini var eden insanlarla bile kavgalı. Davutoğlu ile kavgalı,Gül ile kavgalı,Arınç ile kavgalı,belediye başkanları ile kavgalı.Bahçeli Davutoğlu'na vuruyor,bir tek AK partili çıkıp eski Başbakanını savunmuyor. Bahçeli için Davutoğlu'nu feda etmek  ikide bir dillendirilen vefa ve dava ile ne kadar bağdaşıyor?   Belediye başkaları böyle refüze edileceklerine bir daha ki seçimde aday edilmeselerdi daha iyi olmaz mıydı? Onları değiştirerek AK partideki erimeyi durdurmak mümkün değil. Meseleye adam değiştirmek zaviyesinden bakmak  da doğru değil. AK parti politika değiştirdi,kaybetmeye başladı. Üstelik bu adamların hepsi -gönüllü gidiyoruz deseler de-kırgın ve üzgün olarak gidiyorlar.Ayrıca bu tarz bir görevden alma hukukla da bağdaşmaz.Yasalara uyulmayacaksa o yasalar niye var?

AK parti son yıllarda lideri öv, geriye kalan herkese söv noktasına geldi.Liderin etrafını yalakalar doldurdu. Davası olanlar gitti,çıkarı olanlar kaldı. Bir erime varsa sebebi biraz da budur!

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500