AŞKOLSUN MANİSA!
Kerime Yıldız

AŞKOLSUN MANİSA!

Şehzâdeler şehri Manisa’da bir güzel gece yaşadık. Şiirlerle, türkülerle Türk dünyasına selâm gönderdik; gelen selâmları başımızın gözümüzün üstüne aldık. Kulaklarımızın pası silindi.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık haftası münâsebetiyle Manisa Dil ve Edebiyat Derneği tarafından Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen Bahtiyar Vahapzâde ve Abdurrahim Karakoç’u anma programı, millî marşlarımızla başladı. Dilimizle değil, yüreğimizle söyledik.

Gecenin fikir babası ve emekçisi, Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı Selçuk Özdağ, açılış konuşmasında, Söğüt Ağabey’in, “Mahşerde birbirimizi türkülerimizle tanıyacağız” sözünü hatırlatarak, “Aşkolsun! Bu gece yahşi olsun, güzel olsun!” temennisinde bulundu. Arkasından söz alan Ak Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, bizi gençlik yıllarımıza götürdü. “Gençken Hazar’ın kıyısında balık yemeği hayâl ederdik. Çok şükür bu hayâl, gerçek oldu. Şimdi Karabağ’da kebap yemeyi hayâl ediyoruz.” dedi.

Aşk olsun Necdet Ünüvar’a! “Gençlere rüya gördürme” geleneğini mîras almış. İstanbul’da Türk Edebiyatı Vakfı’ndaki sohbetlere gittim bir an. Kulaklarımda “Haydar Baba”… Ahmet Kabaklı, teybi açmış, Şehriyar’ın sesinden yapılan kaydı, bize dinletiyor. Allah rahmet eylesin. Bize ne güzel hayâller kurdurdular.

Ganire Paşayeva, her zamanki zarâfeti ve bilgisiyle hepimizi mest etti. Bütün şehidlerimizi saygıyla anarak, savaşın sâdece cephede değil, kültürde de yapıldığını ve kültür cephesinde savaşan şehidlerimizi de hatırlattı. Ona da aşkolsun!

Manisa Vâlisi Hakan Güvençer’e de aşkolsun! Misâfirlerini güle güle ağırladı.

Nihâyet şiirler, türküler başladı. Programın sunucusu Ahmet Yenilmez’in, sanatçıların enfes yorumlarına, “of of of”deyişine yüreğimizle ve alkışlarımızla iştirak ettik. Mihriban’da salon coştu. Kerkük’e selâm vermeden olur mu? “Altın Hızma Mülâyim”i hep bir ağızdan söyledik. Böyle bir gece neyle taçlanır? Elbette “Çırpınırdın Karadeniz”le.

Türkülerde öyle kendimden geçtim ki uyuduğumu zannedenler olmuş. Oysa ben, bir asır geriye gittim. Nuri Paşa’nın Bakü’ye girişine… Kafkas İslâm Ordusu’na… Bakü hemen ele geçirilemeyince şehirdekilerden Nuri Paşa ordusuna gönderilen mektupta ne yazıyordu?

“Türk adını büyüten Çanakkale, Kutülamâre, Galiçya, Romanya’dan sonra Kafkasya gelecek ve Bakû şehri de yiğitlik tâcının bir elmas taşı olacaktır. Al Bakû’yü! Vatanına bir altın armağan yap!”

Seneye Kafkas İslâm Ordusu’nun Bakü’ye girişinin yüzüncü yılı. Çanakkale’yi, Kutülamâre’yi andığımız gibi, bu zaferi de lâyıkıyla hatırlamalıyız. Hatırladıkça kendimize geleceğiz. Boraltan’a yaktımız ağıtlar buluşacak. Evet biz, mahşerde birbirimizi türkülerimizle tanıyacağız ama bizim, bu dünyada birbirimizi hiç kaybetmememiz lâzım.

Azerbaycanlı sanatçılardan Gülbeyaz ve Gülyanak Mehmedova sahneye çağrıldığında yüzümde güller açtı. Bâbür Şah’ın kızlarının isimleri aklıma geldi: Gülrenk, Gülbeden, Gülçehre. Yanımda oturan kızım Gülbün'e baktım.

Hindistan’dan Balkanlara kadar, kızlarına “gül” adını veren bir milletin çocuklarını hangi sınır ayırabilir?

Manisa Dil ve Edebiyet Derneği'ne aşkolsun! "Türk Dili Yılı'nda gerçekten yahşi oldu. Mürüvvete endâze olmaz; en kısa zamanda Rumeli Türküleri için de bir araya gelmeyi diliyoruz. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
MEHMET ERTEM     2017-10-23 ELİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK KERİME HANIM.BENDE EŞİM KIZIM VE OĞLUMLA SALONDAYDIK 6 YAŞINDAKİ OĞLUMUN AZERBAYCAN VE TÜRK BAYRAĞINI BİZLERLE BERABER SALLADIĞI, EZBERE BİLMEDİĞİ ÇIRPINIRDI KARADENİZ ŞARKISINI ARADA KAYNAYARAK SÖYLEMEYE ÇALIŞMASI BENİ DUYGULANDIRDI.MÜKEMEL BİR GECEYDİ.EMEĞİ GEÇEN HERKEZDEN ALLAH RAZI OLSUN.