KERKÜK 82, MUSUL 83, YA 18 ADA?

 

Barzani'nin Kerkük'e çökmesini, her parti kendi zaviyesinden değerlendirdi ama her halde en ilginci MHP lideri Bahçeli'nin tepkisiydi. Bahçeli 82 Kerkük,83 Musul dedi. Böylece bu iki ile plaka numarası vererek Türkiye'ye bağlamış oldu. Grupta bulunan vatandaşlar ve tabi kesin inançlı milletvekilleri Bahçeli'yi ayakta alkışladılar. Sefere çıkmadan Musul ve Kerkük bizim olmuştu. Eminim Barzani, Bahçeli'nin -toprak sizin plaka bizim- tasnifine için için sevinmiştir. Önümüzdeki günlerde Bahçeli'den 84 numaralı plakayı da bekliyoruz. Hani malum şu Ege'de Yunan'ın çöktüğü 18 ada için. Musul'a Kerkük'e plaka verip on sekiz adayı ihmal etmek haksızlıktır. Plakaları biz alalım da isterse toprak onların olsun(!) Grup toplantısında vatandaşın çılgınca alkışını görmediniz mi? Vatandaşa plaka yetmeseydi bu kadar alkış olur muydu? Bir topluluk milli vicdanı kaybederse işte böyle kaybettiği coğrafyaların plakası ile teselli bulur ve böyle siyasetçileri -lider-diye alkışlar.

BELEDİYE BAŞKANLARI

AK partide bazı belediye başkanları -istifa baskısıyla- görevlerinden alınıyor. Düzce ve İstanbul'dan sonra en az on Belediye başkanının bu yolla görevden alınacağı konuşuluyor.

CB Erdoğan bir süredir partide bir metal yorgunluğu olduğunu söylüyor. Görevden almaların ardında partiye yeni bir enerji pompalama amacı yatıyor. Bu değişiklikler fayda getirir mi getirmez mi zamanı gelince göreceğiz.

Ancak, demokrasiler kurum ve kurallar rejimidir. Göreve gelmenin de gitmenin de belirlenmiş kuralları vardır. Bu görevden almaların hiçbiri cari hukuk sistemine uymuyor. Kuralsızlık bir devlet için çöküş demektir. Devletin bu kadar -kişiselleştirilmesi- yanlış; bu AK partiye de Türkiye'ye de zarar verir.  Üstelik Türk seçmeni Belediye başkanlarına bakarak oy vermiyor. Partilerin liderlerine bakıyor; hangisini kendine yakın görüyorsa oyunu götürüp ona veriyor. AK partinin oylarında bir düşüş varsa bunu sadece belediye başkanlarına bağlamak kolaycılıktır.

BARZANİ REFERANDUMU

Keşke Barzani'ye daha referandum kararı alındığında tepki gösterilebilseydi, iş bu noktaya gelmezdi. Adeta referandumun olması beklendi. Sonra da cılız tepkilerle yetinildi. Dünyadaki bütün -kendi kaderini tayin -süreçleri bu tip referandumlara dayanır. Bağımsızlık ilan eden gruplar meşrûiyetini -halkın iradesinden-alırlar. Şimdi Barzani'nin elinde ilk fırsatta kullanacağı bir referandum silahı var. Kendi kaderini tayin açısından -halk onayı- tamam. Bundan sonrası şartların olgunlaşmasına bağlı. Böyle uçak seferlerinin durdurulması ile filan bu süreç durmaz. Üstelik Barzani'nin arkasında ABD' var. Suriye-Irak-Libya politikalarında zamanında hatalar yapılmasaydı, bugün bu noktaya gelinmezdi. Barzani'ye Kerkük'ü altın tepsi içinde sadece ABD sunmadı, bizim akıl almaz yanlışlarımız da sundu. Şimdi oturmuş oy kayıplarını Belediye başkanlarını görevden alarak telafi etmeye çalışıyoruz. Suriye politikasını bu belediye başkanları mı oluşturdu? Barzani ile Irak merkezi yönetimini atlayarak Petrol ticareti yapmaya bu belediye başkanları mı karar verdi?  Herkes kendi hatalarını görür, telafi ederse belki bu oy kaybı durdurulur, aksi takdirde hiç beklenmedik sonuçlarla karşılaşılabilir. Unutmayın, tarih toprak kaybedenlerin trajik hikayeleri ile doludur. Millet, belediyelerden çok Musul'a, Kerkük'e, On sekiz adaya bakıyor. Ne belediye başkanlarını görevden alarak ne de Bahçeli gibi plaka vermekle bu iş çözülmez.

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1579/kerkuk-82-musul-83-ya-18-ada.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar