İKİSİ DE YANLIŞ... İKİ ALİ

Annem de, babam da namazında niyazında kimselerdi. Babam da rüştiye mezunuydu. Diplomasında bütün dersleri on, bir dersi dokuzdu. Annemin okuması vardı da yazması yoktu. Bütün ömrü boyunca ağlaya ağlaya ve döne döne okuduğu kitap: Hz. Ali ‘nin Kesik Baş Destanı idi.

Eskiden çerçiler, yumurta karşılığında  sokaklarda kitap, boncuk, cıncık satarlardı. Bu alışverişte para yerine yumurta kullanılırdı. Her evin bir bahçesi vardı. Bahçeler bir kümesle güzelleşirdi. Kümeslerde 5-6 tavuk olurdu. Her gün 5-6 yumurta yenilir mi hiç? Toplanan yumurtalarla çerçilerden öte beri alınırdı. Annem, on tavuk yumurtasına, Hz. Ali’nin Kesik Baş Destanı’nı satın almıştı. Onu okuyup okuyup ağlıyordu. Bazen bize gelen misafirler içinde, Kesik Baş Destanı evin havasını gözyaşlarıyla destanlaştırıyordu.

O kitabı okumayanlar için özetliyorum: bir gün, Hz. Ali,  Peygamberimizle otururken yanlarına yuvarlana yuvarlana bir kesik baş gelmiş. Hz. Peygambere demiş ki:"Benim karımı bir dev kaçırdı filan yerde bir kuyunun dibinde yaşıyorlar. Karımı devin elinden kurtarın!’’. Peygamberimiz, Hz. Ali ye demiş ki bu kesik başa yardımcı ol! Hz. Ali atına binmiş. Kesik baş önüne düşmüş. Kuyunun başına gelmişler. Hz. Ali atının terkisindeki ipi kullanarak kuyunun dibine inmeye başlamış. İpin ucu elinde kaldığı halde, ayakları yere değmemiş. Kendini boşluğa bırakmış. Tam 7 gün 7 gece düşmeye devam etmiş. Bu arada Hz. Ali namazlarını katiyen terk etmemiş. Sonunda kuyunun dibine inmiş. Devin başını kılıçla keserek, kesikbaşın karısını kurtarmış. Kadını ve kesikbaşı alarak Hz. Peygamberin yanına götürmüş. Peygamberimiz de dua etmiş. Kesikbaşın gövdesi gelip başıyla birleşmiş… filan falan!

Ben ortaokulda okurken, o kitapta yazılanların baştan sona uydurma olduğunu anneme anlatmaya çalıştım. Yüzü hüzünle gerildi:

Oğlum dedi sen okudukça dinden imandan çıkıyorsun! Tövbe et! Tövbe et! Tövbe et!

Anadolumuz da , sünni camia, Hz. Ali üzerine uydurulmuş böyle safsatalarla dolup taşıyor, gözyaşı döküyor. Alevi topluluğumuzda bazı kimselerde, bazı dedelerde, bazı halk şairleri de, Hz. Ali'yi bir ilah, Allah olarak görüyor, gösteriyorlar. Mesela Pir Sultan Abdal diyor ki:

"Binbir adı vardır bir adı Hızır! Her nerde çağırsan orda hazır!

    Ali padişahtır , Muhammed vezir/ bu mülkün sahibi Allah değil mi?"

Size, bir ana-babadan doğan, yiyen içen yatan kalkan, evlenen çoluk çocuk sahibi olan, sonunda 661 yılında bir suikast sonucunda öldürülen ilmin kapısı, Allah’ın Arslanı olan, cennetle müjdelenen, mübarek insan Hz. Ali ‘den bir vecize uzatıyorum. Bunlardan bir teki bile hayatınızı güzelleştirebilir. Okuyun, ezberleyin:

İnanıyorum ki çok, ama çok faydalarını göreceksiniz!

  1. Cahiller, ilim sahiplerine düşman olurlar.
  2. Dört şeyin azı da çoktur. Bunlar: Ateş, düşmanlık, hastalık, fakirliktir.
  3. İyilik ettiğin kişinin şerrinden sakın!
  4. Bilgisiz yaşayan ölüdür. İlim sahipleri diridirler.
  5. Mızrak yarası iyileşir, dil yarası onulmaz.
  6. İnsanların babası- annesi birdir.
  7. Şehvetin kölesi, parayla satın alınmış köleden aşağıdır.
  8. Mal vermekle azalır, ilim öğretmekle çoğalır.
  9. Riyakarın alameti üçtür: Yalnız , tenha yerde ibadet edecek olsa tembellik eder. İnsanlar arasında, rağbetle ibadet eder. Eğer bir kimse, yaptığı amellerden dolayı bunu övse, o iyilik ve ibadetlerini artırır, yerecek olsa o amellerini azaltır.
  10.  Kendini bilen, Rabbini bilir.
  11. İnsanlar uykudadırlar.
  12. Şeref ,soy sop üstünlüğü ile değil, ahlak güzelliğiyledir.
  13. İyilik, hür insanı köle eder.
  14. Dünya hayatı, bir rüya gibidir!
  15. Edepsiz kimseler ululuk bulmaz.
  16. Hükümdarların vefası olmaz.
  17. Ben, konuşan Kuran’ım.
  18. İlim bir noktadır. Onu cahiller çoğalttı.
  19. İlim bir kilittir. Onun anahtarı sorudur!
  20. Kişi, bilmediği şeyin düşmanıdır.
  21. Kişinin horluğu açgözlülükte, ululuğu kanaattedir.
  22. Yaramazlara yakınlık zarar getirir.
  23. Akıllı düşman, cahil dosttan hayırlıdır.
  24. Sevdiğini görmek, göze cila verir.
  25. Allah , herkesin rızkına kefildir.
  26. Allah’ı bilmek, ona idrakten aciz olduğunu anlamaktır.
  27. Her kavuşmanın sonunda ayrılık vardır.
  28. Söyleyene bakma, söylenene bak!
  29. Her yaranın ilacı var fakat, kötü huyun ilacı yoktur.
  30. Bana bir harf öğretenin kölesi olurum.
  31. Kalabalık arasında öğüt vermek, azarlamaktır.
  32. Zenginlik gurbette vatan, yoksulluk vatanda gurbettir.
  33. Kıskanç kimse, günahsız olana öfkelenir.
  34. İslam dan daha üstün şeref yoktur.
  35. Haramdan kaçınmaktan daha güzel sığınak yoktur.
  36. Cehaletten daha dermansız dert yoktur.
  37. Akıl kıtlığından daha şifasız bir  hastalık olmaz.
  38. Akıl tamam olduğu vakit , söz azalır.
  39. Gıybeti dinleyen, gıybet edenlerden biridir.
  40. Şakası çok olan kimse, küçümsenmekten, kendisine kin bağlanmasından kurtulamaz.
  41. Kıskanç kimse, günahsız olana öfkelenir.
  42. Açgözlünün utanması olmaz.
  43. Azgınlık, insanı helake sürükler.
  44. Allah’ın takdiri indiğinde, kulun tedbiri boşa gider.
  45. İyilik, kötü edenin dilini keser.
  46. Şeref, fazilet ve edepledir ; soy- sopla değil!
  47. Edebin en iyisi, güzel ahlaktır.
  48. Fakirliğin en büyüğü ahmaklıktır.
  49. Zenginliğin en üstünü akıldır.
  50. Fakir olduğunuzda, Allah için sadaka vererek ticaret edin.
  51. Ahmağın kalbi dilindedir.
  52. Düşmanına galip geldiğin zaman, galibiyet nimetinin şükrü olarak onu affet.
  53. Yüce kişinin aç kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun.
  54. Kardeşin, dostun zahmet vaktinde sana yardım edendir.
  55. Kardeşin soy bakımından yakın olanın değil, sıkıntı sırasında yardımcı olandır.
  56. Borcu ödemek, dinin gereklerindendir.
  57. İnsanın edebi, altından daha değerlidir.
  58. Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi, başarısını men eder.
  59. Faziletlere yükselmek zor rezaletlere düşmek kolaydır.
  60. Günah işlemekte ısrar etmek, günahların en büyüğüdür.
  61. Ahmakla dost olmaktan sakın, çünkü sana fayda vermek isterken zarar verir.
  62. İlim, ancak imanla mamur olur.
  63. Malın bereketi, zekatı ödemektir.
  64. Kişinin Allah korkusundan ağlaması, gözlerinin  nurudur.
  65. İnsanın belası, lisanındadır.
  66. Kişinin alçak gönüllülüğü, onu yükseltir.
  67. Akıllının zenginliği ilimde, cahilin zenginliği malındadır.

                                                                                                      

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1567/ikisi-de-yanlis-iki-ali.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar