HAYDİ BAYRAM YAPALIM

Yiğit Bulut, "Kuzey Irak yakında referandum yapıp bize katılacak" demiş.

Koca danışman böyle dediğine göre "hadi bayram yapalım" demekten başka çare kalmıyor. Bu abuk sabuk sözler Ertuğrul Özkök’ü bile hayrete düşürmüş olmalı ki, "bu çocuk telekinetik bir saldırıya uğramış olabilir mi?" diye soruyor.

Aslında saldırıya uğrayan Yiğit Bulut değil, onların üzerinden vatandaş saldırıya uğruyor.

İpe sapa gelmez yalanlar, psikiyatrinin konusu olacak analizlerle vatandaş iğdiş ediliyor. Kuzey Irak bize katılacak yalanına inanan bir vatandaş Barzani’ye tepki gösterir mi?

Kimse "Kuzey Irak bize katılacaksa, bu referandumun konusu niye bağımsızlık?" diye sormuyor. Kerkük ısrarını merak etmiyor.

Barzani devletinin yaşaması için önce onu ayakta tutacak bir kaynağa ihtiyaç var. Kerkük petrolleri tek başına bu ihtiyacı karşılamaya yeter. Onun  için,  Barzani Türkmen şehri Kerkük’ü de Kürdistan’a dahil etti.

Bir ülkede Cumhurbaşkanının baş danışmanı peşmerge başı diye hafife alınan Barzani kadar bile önünü göremezse o ülke milli menfaatlerini koruyacak bir siyaset üretebilir mi?

Meseleyi vahim hale getiren Yiğit Bulut’un sözleri değil, temsil ettiği makam.

Bir danışman Cumhurbaşkanına rağmen bu açıklamayı yapabilir mi? Üstelik daha dün sn.Cumhurbaşkanı "bir gece ansızın gelebiliriz" mesajı verirken. Bulut’un sözleri bir planın parçası ve rol dağılımının bir sonucu ise bu demektir ki bu referanduma gösterilen tepkilerin tamamı şovdur. Nitekim dün İngiliz yayın kuruluşu BBC muhabiri Mark Lowen de Türkiye’nin tepkilerinin şov olduğunu söylüyordu.

Bulut tipinde aklı evveller önce bir yalan uydurur sonra kendileri de ona mutlak bir hakikat gibi bağlanırlar. Kuzey Irak Kürt bölgesinin Türkiye’ye bağlanması 60’lı yıllarda ABD tarafından Demirel’e teklif edilmişti. Genelkurmay yaptığı değerlendirmelerde, bunun Kürtleri Türkiye’ye bağlamak değil, Türkiye ve Irak Kürtlerinin entegrasyonuna matuf bir hamle olduğunu görmüş, reddetmişti.

Yazık ki TSK,  FETÖ’nün kumpasları sonucu zayıflatıldı. Milli meselelerde hayır diyebilecek özerkliğini yitirdi. Bugün kimse yanlışa yanlış diyemiyor. Oysa hem devletin, hem AK Parti iktidarının hayır diyecek danışmanlara, uzmanlara ihtiyacı var. Uzun süre iktidarda kalmak tek başına ülke yönetmeye yetmiyor. Buna tarih şuuru, milli bilinç kılavuzluk etmiyorsa  duvara çarpmak kaçınılmaz olur.

Sayın Cumhurbaşkanı danışmanlarının, bazı AK Parti milletvekillerinin kendi sözleri ile tezat teşkil eden açıklamalarını görmüyor mu? Emin olun bu tip sözler Cumhurbaşkanının inandırıcılığına da gölge düşürüyor.

Vatandaşın milli tahassüslerinin zirvede olduğu bir dönemde yapılan bu tip açıklamalar iktidarla ilgili şüphe ve tereddütleri beslemekten başka işe yaramıyor. Hem nalına hem mıhına bir siyaset biçimi olmaz. Bir birinin zıddı olan iki politika aynı anda doğru olamaz.

Cumhurbaşkanı bu referandum yanlıştır diyor, Yiğit Bulut doğrudur diyor. Şimdi söyleyin bakalım, vatandaş kime inansın Bulut’a mı,sn Cumhurbaşkanına mı?

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/1547/haydi-bayram-yapalim.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar