AZINLIK EĞİTİMİ VE BEKLENTİLERİMİZ
Özcan Ali Osman

AZINLIK EĞİTİMİ VE BEKLENTİLERİMİZ

 

Yunanistan’da yaşayan biz Batı Trakya Türk Azınlığı’nın en önemli sorunlarından biri eğitim olmak üzere ilk sırada yerini almaya devam ediyor. Halbuki 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması’nın 37-44. maddeler Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların statüsünü belirlemekte, 45. madde ise söz konusu maddelerde yer alan hükümlerin Batı Trakya’daki Müslüman Azınlık için de geçerli olduğunu açıkça ifade etmektedir.

Ancak ne yazık ki Yunanistan devleti bu güne kadar Lozan Antlaşması’nda yer alan bu hükümlülüklerini yerine getirmediğini hep birlikte müşahede ediyoruz. Özellikle son yıllarda Azınlık Eğitimi’ne en büyük darbeyi vuran ise, çeşitli gerekçelerle kapatılan azınlık okullarımız oldu. Bu noktada yapmış olduğum kısa bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. 2010 yılından bu güne kadar 60’ın üzerinde Azınlık ilkokulunun kapandığını, bu yıl itibariyle de toplamda 136 Azınlık ilkokulunun eğitime devam ettiğini fakat ne yazık ki; bu yıl da üç Azınlık ilkokulunun kapandığını ve bu sayının 133’e düştüğünü öğrenmiş bulunmaktayım.

Azınlık Eğitimi üzerinden izlenen bu sistematik devlet politikasının uzun vadede Azınlık üyesi genç nesillerin zorunlu olarak Yunan devlet okullarını tercih etmelerine yönelik olduğunu düşünüyorum. Bunun en açık göstergesi, son yıllarda Batı Trakya’daki azınlık okullarında faaliyet gösteren Frangudaki programının sadece Yunanca müfredat programının desteklenmiş olması, ve Türkçe kitaplarla ilgili olarak da öğretmenlerimize tek bir kez bile Türkçe seminerlerin yapılmamış olmasıdır. Bu duruma bir örnek daha vermek gerekirse, azınlık çocuklarımız için çift dilli anaokullarının açılmasına izin verilmemesi de gösterilebilir.

Bu da bizlere şunu gösteriyor ki; kapatılan azınlık ilkokullarıyla birlikte, Batı Trakya Türk Azınlığı’ndaki öğrenci velileri ve aileleri zor durumda bırakılıp, Yunan devlet okullarına yönlendirilmek istenmesi. Bu noktada başta eğitim camialarımız olmak üzere, azınlık milletvekillerimiz ve azınlığın diğer sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi ve gereken tepkiyi yasalar çerçevesinde ivedililikle ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa gelecek adına genç nesillerimizi ve bundan sonra gelecek yeni nesillerimiz adına çok şey kaybetmiş oluruz. Edindiğim bilgiler doğrultusunda şu anda Azınlık ilkokullarında 7000 azınlık öğrencisi olması gerekirken, bu rakamın 5000 civarında olduğunu söyleyebilirim. Geriye kalan yaklaşık 2000 Azınlık ilkokulu öğrencisinin ise devlet okullarında eğitimlerine devam ediyorlar. Umarım önümüzdeki yıllarda devlet ilkokullarına giden Azınlık üyesi gençlerin sayısı, Azınlık ilkokullarına giden öğrenci sayısını geçmez. Bu önemli detayı tüm azınlık yetkililerin ve azınlık halkının göz önünde bulundurması gerekir.

Son yıllarda Azınlık eğitimi, adeta kanayan bir yara gibi kan kaybetmeye devam ediyor. Hepimizin umudu odur ki; Yunanistan devleti ve bizleri yöneten iktidarlar bir an evvel bu yanlışı görür ve azınlığın bu en önemli sorununa ışık tutacak adımlar atarlar. Zira Lozan Antlaşması’nın hükümlerini yerine getiren Türkiye devleti, bu hakları Rum Azınlığa fazlasıyla sağladığını hep birlikte görüyoruz. Bizler de Batı Trakya Türk Azınlığı olarak aynı düsturu ülkemiz Yunanistan devletinden bekliyor ve bunun en tabii hakkımız olduğunu bir kez daha bizleri yöneten siyasi erke hatırlatıyoruz. Bu yanlıştan ne kadar çabuk dönülürse hem ülkemiz için daha hayırlara vesile olacağını düşünüyor, hem de ülkemize İnsan Hakları’na saygı ve hoşgörü anlamında uluslararası kamuoyu nezdinde daha büyük prestij kazandırmış olacaktır.

Unutulmamalıdır ki; Biz Batı Trakya Türk Azınlığı’nın her ferdi her zaman vatanına, ülkesine sahip çıkmış, hiç bir şekilde şiddete başvurmamış sadakat ve sükunet içinde hareket ederek, uysal bir azınlık profili çizmiş ve bunu böyle devam ettirdiğini hep birlikte görüyoruz. Bizler aynı anlayışı büyük bir sabırsızlıkla ülkemizden de beklemeye devam ediyoruz. Bu beklentimizin antlaşmalarla garanti altına alınmış olmasının ötesinde, birer Yunan vatandaşı olarak da en tabii hakkımız olduğunu düşünüyorum.

Son olarak 2017-2018 yeni eğitim ve öğretim yılının ülkemiz Yunanistan ve Batı Trakya Türk Azınlığı’na hayırlı olmasını temenni ediyorum.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500