Sadece Teröristle Mücadele Yetmez!

Türkiye PKK üzerinden yürütülen emperyalist bir savaşa karşı varoluş yokoluş mücadelesi veriyor. Çözüm sürecinde bu kadar taviz verilmese belki bu kadar ağır faturalar ödemek zorunda kalmayacaktık. Son olarak Nusaybin’de arka arkaya şehit haberleri  gelmeye başladı. Bunların ciddi bir şekilde sorgulanması gerekiyor. Niçin bu kadar şehit veriyoruz, hangi tedbir eksikliği var, mücadelenin mahiyetinde hangi aksaklıklar var tek tek sorgulanması lazım.

PKK’nın ayaklanma başlatması ile birlikte çözüm süreci tarihe karıştı, artık geriye dönmek mümkün değil. Cumhurbaşkanının kararlı tutumu doğru bir tutum. Bu gibi durumlarda en küçük bir irade zaafı mücadelenin kaybedilmesi, kayıpların yükselmesi anlamına gelir.

Ancak terörle mücadelenin yeni şekli mutlaka ona inanan kadrolarla yürütülmelidir. PKK ile pazarlığa inanan bir kadro, PKK ile savaşı yürütemez. İnsanlar ancak inandıkları politikaları başarıya götürebilirler.

7 Haziran seçimlerinden sonra yeni bir sürece geçilmesine rağmen eski kadrolar muhafaza edildi. PKK’ya göz yuman, güvenlik bürokrasisini çalıştırmayan, operasyon yaptırmayan vali ve kaymakamların çoğu hala iş başında. Çözümü yürüten kadrolarla terör mücadelesini yürütmek çok doğru bir strateji değil. Nitekim, bazı illerde verilen kayıplarda sahada olanlar valileri suçluyor. Özellikle Nusaybin’de verilen şehitler il valisinin tutumuna, meseleyi sadece insan gücüyle çözme ısrarına bağlanıyor.

Bir siyaset ancak ona inanan kadrolarla yürütülür. Hem çözüme hem mücadeleye inanmak akla pek uygun değil. PKK ile mücadeleye dönüldüğüne göre aynı anda kadroların da revize edilmesi gerekirdi. Düne kadar Öcalan’a teşekkür eden valilerle bu iş yürümez. Daha çok can yanar, daha çok üzülmek durumunda kalırız.

Bazı medya organları anketli yalanlarla bölgede HDP’nin oylarının yükseldiğini empoze ederek, güya hükümete mesaj veriyorlar. Verilen mesaj açık, siz vurdukça PKK yükseliyor, öyleyse mücadeleyi bırakın masaya oturun. HDP yükselebilir de düşebilir de, vatan mücadelesi bir partinin alacağı veya kaybedeceği oylara endekslenemez. Kaldı ki benim de birçok gözlemcinin de tahmini HDP’nin baraj altında hatta yüzde 7-8 civarında olduğudur. Bu oy bile HDP’nin çekirdek oyunun iki katıdır. Terörle mücadele edilirken onun siyasi uzantısını zayıflatmak da hedeflenmeli, buna göre stratejiler oluşturulmalıdır. Bu tip yayınların amacı hem hükümetin kararlılığını kırmak, hem de sahada olan askerimizin, polisimizin moralini bozmaktır.

Bütün dünya karşı dursa da bu mücadele sonuna kadar götürülecek, PKK da onun medyadaki uzantıları da cezalarını bulacaklardır. ABD, zamanında  Teksas’ın bağımsızlığını isteyen 5 kişinin üçünü öldürmüş, ikisini de 40 yıl hapis cezası ile cezalandırmıştır. Kimse Türkiye’ye demokrasi, insan hakları adı altında teröre müsamaha talep edemez. Bu ihanet çetelerini affetmek, hayatının baharında toprağa düşen yüzlerce şehidimize ihanettir. Türkiye ağlarken bu tip yayınlar milletin gözyaşları üzerinde dans etmektir. Türkiye her dönem terörle mücadele etti, ama medyadaki uzantılarını hep ihmal etti. Mücadelenin başarısı örgüte moral taşıyan bu unsurların  da etkisiz hale getirilmesine bağlıdır. Sadece teröristle mücadele yetmez!

GAZETEVAHDET

http://www.enpolitik.com/kose-yazisi/154/sadece-teroristle-mucadele-yetmez.html

Sizin Yorumunuz:

*
*

Diğer Yazılar

Diğer Yazılar