BARZANİ REFERANDUMUNDA ÇOK GECİKİLDİ
Ahmet Rauf Akay

BARZANİ REFERANDUMUNDA ÇOK GECİKİLDİ

 

MGK, Barzani referandumunu görüşmek için toplandı. Meclis  tezkere için toplanıyor.

Barzani, bağımsızlık referandumuna gideceğini aylar önce açıklamıştı. Daha işin başında tepki gösterip Barzani'yi kararından vazgeçirecek adımlar atmak mümkünken aylarca beklenmesini doğrusu anlayamıyorum.

Referandum son iki gün yapılan hamlelerle mi durdurulacak?

Kerkük'ün referanduma dahil edilmesine bile sert bir tepki gösterilemedi.

Maalesef dış politikada hep olayların peşinden sürükleniyoruz. Atılan adımlar da stratejik bir hesaplama yok. Üç beş varil petrol için Irak Merkezi Yönetimi atlanarak Barzani yönetimi ile antlaşmalar akdedildi.

Bölgesel yönetimi devletleştirecek imkanlar Türkiye tarafından sunuldu.

Gidişatın bağımsızlığa doğru olduğu biliniyordu. Hiç bir milliyetçilik özerklikle yetinmez. İktidarın bugünleri düşünerek Irak merkezi yönetimi ile münasebetlerini ona göre tanzim etmesi gerekirdi. Hele Barzani'nin Diyarbakır'a götürülüp konuşturulması çok büyük hataydı. Buna ihtiyaç duymak bölgede Barzani'nin etkisinin T.C. hükümetinin etkisinden fazla olduğunu kabuldür. Barzani'ye yeni bir egemenlik alanı sunmaktır.

Yumurta kapıya dayandıktan sonra alınan tedbir fayda vermez. Zamanı geçtikten sonra yapılan hamleler çoğu zaman faydadan çok zarar verir. Tezkere ve MGK toplantısından çok fazla şey çıkacağını sanmıyorum. Barzani bu kadar angaje olmuşken geri adım atmayacaktır. Keşke iş bu noktaya gelmeden bir kararlılık gösterilseydi.

Başbakan Lozan antlaşması ile 1926 tarihli Ankara Antlaşmasına atıfta bulunarak Irak'ın sınırlarının değişmesi halinde Türkiye'nin tarihi hakları olduğunu hatırlatıyor. Hani Lozan ihanetti?  Kerkük için Özdemir Bey'in bölgede yaptığı faaliyetler bilinse kimse Kerkük satıldı diyebilme cesaretini gösteremezdi. Eminim o zaman Mısırlıoğlu gibi hakikatin değil, saplantılarının peşinde giden bir adamın yazdıkları ciddiye alınmazdı.

Niye tezkere ile MGK toplantısından umutlu değilim, çünkü bir tarafta cılız da olsa kararlılık vurgusu yapılıyor, öbür tarafta AK Parti milletvekillerinin bazıları tam aksi yönde beyanda bulunuyor.

Ardahan milletvekili, "bu Kuzey Irak'ın iç işi bizi ilgilendirmez" dedi. Diyarbakır Milletvekili Ensarioğlu da "Kerkük Barzani'nin olsun" dedi. Bunu diyen vekillere, kimse niye "parti politikasına aykırı beyanlarda bulunuyorsunuz" demedi. Barzani'nin dediğini burada söyleyenlere hiç bir müeyyide uygulamayan bir parti toplum nezdinde inandırıcı olabilir mi?

Kuzey Irak'da okullarda okutulan kitaplarda Türkiye'nin Güneydoğu'su Kürdistan içinde gösteriliyor. Gençler çocuklar bu bilinçle yetiştiriliyor. Biri sizden toprak isteyecek, siz bu onların iç işi diyeceksiniz. Var mı böyle bir mantık?

Türkiye çok sıkıntılı bir durumla karşı karşıya. Öyle bir politika izlenmelidir ki hem kadimden kalan haklarımız korunsun, hem de Kürt kökenli vatandaşlarımız bundan rahatsız olmasın. Onun için kullanılan dil çok önemlidir. Vatandaşa  politikamızın Kürtlere karşı olmadığı,Türkiye'yi de içine alan bir parçalama planına karşı olduğu lisan-ı münasiple anlatılmalıdır.Bahçeli'nin kullandığı dil gibi kantarın topuzu kaçırılırsa, bölgeye ilgisi sempatizanlıktan ibaret olanları da militanlaştırırız.

Pozisyon almakta çok gecikildi,umarım bundan sonra atılan adımlar işe yarar.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500